ali_tarik tarafından 09.04.2003 tarihinde yazılmıştır.
ırakta savaşı mı, saddam'ın baas'tan kurtulma operasyonu mu?
ırak işgali sürecinin ilk aşamasında, dünya kamuoyuna ulaşan bilgiler şu başlıklar altında toplanabilir:
a) 11 eylül'de dünya ticaret merkezini yerle bir ettiği iddia edilen el-kaide örgütü ile ırak yönetimi ve ırakta bulunan bazı islamcı örgütlerin ilişkisi var.
b) ırak'ın gelişmiş silahlari olmasa da, iyi örgütlenmiş, güçlü bir kara ordusu var.
c) ırak ordusunun elinde scud, sam ve saddam füzeleri var.
d) ırak ordusunun elinde kimyasal ve biyolojik silahlar var.
e) ırak'da kimyasal ve biyolojik kitle imha silahlari üreten tesisler var.
f) saddam hüseyin, halkını baskı altında tutan bir diktatördür.
g) saddam hüseyin, ailesi ve çevresindeki yöneticiler, karun kadar zengindir.
h) saddam hüseyin ve baas rejimi, dünyanın en büyük petrol rezervlerine sahip bir ülke olmasına karşın ırak halkını aç ve sefil yaşamaya mahkum etmiştir.
i) ırakta saddam hüseyin ve baas rejimine karşı ciddi bir muhalefet hareketi vardır ancak bu hareketler yönetim tarafından kanlı şekilde bastırılmaktadır.
j) ırakta birçok kişi iz bırakmadan kaybolmaktadır. bunların çoğu öldürülmüştür.
sonuç: saddam hüseyin ve baas rejimi her türlü yolla devrilmeye layıktır.
savaş enformasyonu süreci:
bu süreçte de emerikan fox televizyonu, el-cezire televizyonu, katardaki centcom brifingleri ve emerikan ordusuna sokuşturulmuş yeminli-taraflı gazeteci müsveddeleri ana kaynaklardır. türkiyede fox televizyonunun ve sokuşturulmuşların karşılığı ise haberturk olmuştur. bunun yanında gölbaşında kurulu "asam" savaş izleme merkezi'ndeki kuvvetler ve trt de enformasyon savaşında görevlerinin gereğini yerine getirmişlerdir. (asam ayrı bir inceleme konusu olabilecek önemde bir merkezdir. merak etmeyin yakinda ipliği saman pazarında olacaktır.).. el cezire televizyonu ise özellikle dünya ticaret merkezinin yerle bir edilmesi olayından beri emerikan enformasyon operasyonlarının içinde bulunan, kullanılan medya unsurudur.
saddam hüseyin'in savaş gücü hakkında verilen bilgilerin doğrulanması için iki kaynak kullanıldı. bunlardan fox televizyonunun canlı yayininda ekranda dönüp duran bir siren canlandırması, altında şu yazı: kuveyt'te sirenler çalıyor... hemen ardından ekranı kaplayan gaz maskeli bir surat.. konuşmaya başlıyor: az önce kuveyte yönelik bir füze saldırısı alarmı verildi.. halk sığınakları koşuyor falan filan.. o sırada başka televizyonların yayınlarında ise entarilerinin altından esen rüzgarla testislerini serinleterek yürüyen araplar var... az sonra ıraktan atılan füzelerin, patriotlar tarafından düşürüldüğü(!) müjdeleniyor..
bir başka kesit, centcom'dan yakası kalabalik beyaz bir komutan (general franks) kısa bir konuşma yapıyor, birliklerimiz nasıriyeye doğru ilerliyor, ummkasr alındı, vs... arkasından, herhalde halkla ilişkiler açisindan önemli olduğu için, siyahi bir general çıkıp uydu görüntüsü olduğunu öne sürdüğü fotoğraflarla, bazı askeri hedeflerin nasil çevreye zarar vermeden tahrip edildiğini anlatiyor.. ama nedense el cezire ve diğer televizyonların yayinlarinda da hep sivil yerleşim merkezlerine düşen bombaları, ölen sivilleri, kadınları ve çocukları göstermektedir... sonuç: savaş sürüyor...siz ne derseniz deyin emerika bildiğini okur...
es sahaf sahnede:
ırak enformasyon bakanı es sahaf ve saddam hüseyin, emerikan işgali sirasında gerçekten bir savaş oluyormuş izlenimini vermek için çok uğraştı. düzenli ordularının umm kasrı savunduğu vs.. hatta umm kasr öylesine kullanıldı ki işgalin ilk günlerinde, izleyen insanların beyninde, özel bir yer edindi. olmayan bir savaşın varlığı konusunda umm kasr mühim bir dönüm noktasıydı.. bu, enformasyon savaşının, insanların yanlış yönlendirilmesinde sıkça kullanılan bir yöntemdi.. morali çökertmek için, güçsüz bir noktayı güçlü göstermek.. saddam birliklerinin ve komutanlarının adını vererek onlara dualar ediyor, bağdat'ta nehirde düşen emerikan uçağının pilotları aranıyordu.. tabii bunlar bulunamadı.. çünkü yoktu..
essahaf ve centcom aynı fonda konuşuyor...
es sahaf, ilk günlerde, kendinden emin şekilde konuşurken, emerikan kuvvetlerinin perişan edileceğini, ellerinde esirler bulunduğunu açıklarken, arka fonda sadece saddam hüseyin ve ırak bayrağı bulunuyordu, birkaç gün sonra centcom'da ki brifing salonunun arka fonundaki bulunan ve su damlasından oluşturulmuş dünya haritası, bizim es sahaf'ın akasında beliriveriyordu. sanırız bu harita, bölgedeki tüm kırtasiyecilerde satılıyordu!!..
savaş esirleri:
es sahaf'ın bahsettiği savaş esirlerinin ve birkaç emerikan askerinin cesetlerinin görüntüleri el cezire televizyonunda yayınlandığında, emerika bu görüntülerin uluslararası anlaşmalara aykırı olduğunu ileri sürüp ırakı suçladı.. ama asıl etki, dünyadaki birçok insanın kafasında, bu korkmuş, panik içindeki askerlerin acınası görüntülerinden dolayı ırak'ın olası mazlum imajının zedelenmesi şeklinde oldu.. öyle ya.. ırak da elinden geleni ardına koymuyordu.. savaştı bu..
işgal boyunca ırak'ın bir avuç askeri ve baas milisleri, çok az sayıda emerikan ve ingiliz askeri öldürdüler.. ölenlerin çoğu, yanlışlıkla vurulanlardı.. savaş esirleri konusunda ise komik denecek sayıda yolunu kaybetmis, birliğinden ayrı düşmüş asker, ıraklıların eline düşmüştü.. jessica lynch olayı ise emerikanın yüzüne gözüne bulaştırdığı bir halkla ilişkiler girişimiydi.
sonuçta, emerikanın savaştaki asker kayıpları, bu boyutta bir tatbikatta olabilecek ve makul karşılanabilecek düzeydeydi.
iran-suriye-kuzey kore üçgeni
ırak işgali oyunu, bağdat kapısında sürerken emerikan kaynakları, suriye'nin rusyadan aldığı bazı askeri araç gereci ıraka sevkettiğini ileri sürerek, suriye'yi, kitle imha silahları edinmeye çalıştığı gerekçesiyle de iran'ı sert bir dille suçlayarak yeni hedeflerini deklare etmiş oluyordu. aynı anda, nükleer programı nedeniyle kuzey kore de baskı altına alınmaya çalışılıyordu.
bizim askerler yanıldı mı? geyiği..
ırak işgali başlar başlamaz, türkiyedeki televizyon kanallarının hepsi, birer savaş danışmanı/yorumcusu edindiler.. danışmanlar, emekli generallerdi. bu generaller öyle bir oyuna geldiler ki, sürecin bir yerinde, neredeyse türkiyenin atacağı yanlış(!) adımların sorumlusu olarak gösterileceklerdi.
emekli askerlerden çoğu, körfez savaşı sırasında veya daha önceki bilgilere sahiptiler veya öyle görünüyorlardı.. kendileriyle söyleşen televizyon sunucuları önce dünya basınına yansıyan verileri ve haberleri açıklıyor, sonra askeri danışmandan yorumunu soruyordu.. kimse dersine iyi çalışmadığı ve herşeyi bildiğini sandığı için, yaradana sığınıp sallıyorlardı.. sanırdınız bunların her biri general patton'du..
bizim emekli generaller yanılmadı.. yanıltıldı ve enformasyon operasyonunda kullanıldı.. olmayan bir savaşın yorumunu yaptılar..
en sonuç olarak;
saddam ve yakınları ile es sahaf gibi bazı yöneticilerin ortadan kaybolması sebepsiz değildir. emerikan askerlerinin ırak'ta uydu bir yönetim oluştururken, bir yandan da baas partisi mensupları için sürek avını sürdürmesi, meseleye ilginç bir boyut katmaktadır. operasyonun ilk günlerinde köktendinci terör örgütleri veya iran bağlantılı terör örgütleri başlıklarıyla ortaya çıkan emerikan taktiği, daha sonraki günlerde tam bir baas avına dönüştü.
saddam'ın durumu düşünüldüğünde, baas tabanı ve örgütü ile ilişkisi ve çelişkisi karanlıkta kalmaktadır. bu da bize, karanlıkta tahmin yapmak için güzel bir fırsat tanımaktadır. mesela, saddam aslında baas partisinden kurtulmak istiyor olmasın? kontrol edemediği ve edemeyeceği baas ve şii örgütlerine karşı emerikayla yaptığı anlaşma çerçevesinde bir yandan varolan az sayıdaki askerini geri çekerken, baas partisi militanlarıyla işgal kuvvetlerini karşı karşıya bırakmış, emerikaya, özellikle iran'ı kontrol etmek için güzel bir basamak oluşturmuştur. çünkü iranla bir kez daha emerika adına savaşma gücü yoktur!..
ırak'ta meydana gelen ve sürmekte olan gelişmeler, dış kaynaklı bir ordu ile darbe şeklinde de tanımlanabilir. saddam'ın, bundan sonraki görevi, zaten oradan çıkmaya niyeti olmayan emerikan ordusunun kalıcı olması için bahaneler yaratmasıdır.
iran halkı ve mollalar, şah rıza pehlevi firar ettikten sonra emerikan büyükelçiliğini basıp, görevlileri öldürdükten sonra köpek leşi gibi pencereden fırlatmalarının ve linç etmelerinin bedelini ödüyor..
televizyonları açtığımızda hep karşımıza çıkan piyasalar sözcüğü var ya, işte toplumsal olayların piyasaları da böyle... sırayla bedel ödemek.. şu sıralar emerika, dünya şok ve dehşet, yani terör borsasına haddinden fazla kanlı tahvil sürdü.. bedelini ödemesi zor olacak.. acıtacak..
ali_tarik tarafından 09.04.2003 tarihinde yazılmıştır.
emerikali milituristler!
turkish raki shok guzel sish kebap shok güzel, gene gelecek ben! (tercümesi: çok kebap bi ülke burasi.. walla!..)
2002 yili sonunda fukara dünyaya savas açma yetkisini senatosundan alan emerikan yönetimi, hazirladigi işgal planini da uygulamaya soktu.
türkiye, küresel toprak yerlesimi bakimindan emerikan yönetiminin en önemli lojistik merkezlerinden oldugu için tbmm'den bazi kararlarin çikmasi gerekiyordu.
çok düz bir mantikla emerikanin türkiye üzerinden askeri bir harekat gerçeklestirmesi için herhangi bir izin almasina gerek olmadigini söyleyenler çikabilir. ancak bu olayda, tbmm'den çikacak bir kararla açilacak bir gedikten hareket etmek, genel kamuoyu için gerekliydi. çünkü, gerçeklestirilecek harekat gizli sakli kalabilecek boyutta degildi.
cemre gibi tezkere..
önce birinci-ikinci tezkere süreçleri yaşandi, sonra üçüncü tezkere.. birinci tezkere liman ve üslere düsecekti, ikinci tezkere topraga, üçüncüsü ise havaya..
ikinci tezkerenin, tbmm'den yeterli oyu alamamasi sonucu, irak'da işgal sonrasi dönemde görev yapacak emerikan özel kuvvetleri askerlerinin yasal geçisi, biraz zorlasti. ama zeki emerikan yönetimi, bunun da çözümünü buldu.
emerikan turistik kuvvetler komutanligi
cia ajanlari ve özel kuvvetler türkiye topraklarina turist olarak giris yapmaya basladi. bunlardan bazilari, burada kaldiklari sürede, iddiaya göre türk özel kuvvetlerinden bazi unsurlarla halktan bazi kisilerle yakin ilişki içindeydiler.
emerikan özel kuvvetleri ve cia mensuplarinin irak'a, özellikle kuzey irak'a geçislerinde bir sorun yoktu. ama teçhizat yeterli değildi. bu askeri unsurlar turist olarak geldikleri için gerekli donanimlarindan bazilari eksikti. bunlari da türkiye'de tamamladilar, sonra ver elini irak..
simdi aklimiza gelen bazi sorulari soralim,
bu ülkede satilan bazi mallar üzerinde denetimler var midir?
eger görevli ve görevini deklare ederek türkiyeye giris yapti ise bu emerikalilar, teçhizatlarini neden türkiyeden satin alma yolunu seçtiler?
irakta su anda tasidiklari, kullandiklari silahlari türkiye'den mi edindiler, yoksa gittikleri yerde bu silahlar hazir bekliyor muydu? türkiye'den edindilerse, bu silahlari hangi makam ve hangi anlasma çerçevesinde emerikan turistlerine verdi?
emerikan turist askerleri bu teçhizatla hangi hudut kapisindan irak'a geçti? geçis sirasindaki deklarasyonlari var midir, varsa nedir?
türkiyeye son 6 ayda kaç emerikali turist giris yapti ve bu turist sayisinin önceki yillarla orani nedir?
turistik emerikan kuvvetleri türk turizmine ne ölçüde katkida bulunmustur?
son 6 ayda yabancilara satilan dürbün, çelik yelek, el telsizi sayisinda artis olmus mudur? miktar nedir?
bir turistin çelik yelek, el telsizi, dürbün, biçak vesaire satin almasi, turizm teamüllerine uygun mudur?
birisi çikip da burasi yolgeçen hanidir, diyecek midir?
yoksa biz, bosuna konusuyoruz da ülkemizin bölünmez bütünlügünden sorumlu bir kurulus tarafindan emerikalilara sinirsiz haklar taniyan gizli bir mutabakat belgesi mi imzalandi? (bu mutabakat belgesi lafina da bir açiklik getirelim. mutabakat sözcügü özellikle kullaniliyor açiklamalarda ve basinda.. çünkü mutabakat, anlasma demektir.. anlasma yaptik, anlasma imzaladik demek istemiyorlar bunlari imzalayanlar..)
not: komplomuzla ilgili birtakim belgelerimiz vardir.
ali_tarik tarafından 09.04.2003 tarihinde yazılmıştır.
komplo teorileri üzerine
komplo, sözlükte şoyle geçer: komplo, fransızca complot kelimesinden uyarlanmıştır. okunurken l harfi ince okunur. anlamları:
1- bir kimseye, bir kuruluşa karşı toplu olarak alınan gizli karar, gizli düzen.
2- topluca ve gizlice yürütülen herhangi bir plan.
3- tuzak.
bu tanımlardan da anlaşıldığı gibi bir girişimin komplo olabilmesi için karşı olunan bir kişi ya da kuruluş, resmi veya özel bir hedef olması gerekmektedir. komplo'nun olmazsa olmaz koşullarında biri de -gizli- olmasıdır . e tabii bir de komplo'nun bir grup tarafından topluca yapılması gerekmektedir.
sözlüklerde komplonun olabilmesi için başarılı olması şartı yazılmamış ama bence böyle bir yanı da var. yani gerçekleşmeyen girişim komplo olabilemez.
bence, önce komplo konusunda, onun tanımlanması konusunda kafa yormalıyız. belki arife tarif gerekmez ama, komplo tarif edilmesi gerekecek kadar önemli bir mevzudur. kendisi komplocu olmayan, komployu çözemez. ve komploculuk ile savaş, ancak kontrkomploculukla başarılı olabilir.
türkiye hür ve kabul edilmi? masonlar derne?i'nin genel merkezi ankara'da tuna caddesiyle adakale soka?yn kesi?ti?i yerdedir.
önemli amerikan karargahlaryndan tuslog'un binasy, mithatpa?a caddesinde, tuna caddesiyle kesi?ti?i noktadadyr.
özel harp dairesi, 1952 yylynda seferberlik tetkik kurulu adyyla ankara'da tuna caddesinde bulunan bahçe içindeki bir binada kurulmu?tur. ilk komutany dani? karabelen'dir.
kybrys'taki türk mukavemet te?kilaty (tmt) isimli yeralty örgütünün merkezi, 1958'de özel harp dairesi tarafyndan yine tuna caddesinde bulunan kybrys ö?renci yurdunda kurulmu?tur. yani bary? döneminde yurt içinde devletin askerleri, sivil sava? merkezleri kurmu?lardyr.
gördünüz mü gladio'yu?.. sermaye, amerikan güçleri ve yerel özel sava? örgütü.. bir reklam spotu gibi.. üçü bir arada!.. afiyet olsun!..
kybrys için kuruldu?u söylenen tmt'nin yapysy da, türkiye'deki özel harp konusunda ipuçlaryyla doludur.
tmt'nin asyl komutany, özel harp dairesi ba?kany dani? karabelen'dir. kod ady cankurt'tur.
kybrys'a gönderilen yerel tmt lideri albay vuru?kan'yn kod ady bozkurt,
mucahitlere genel olarak kurt denmektedir.
1960'ly yyllarda türkiye'de ele geçirdi?i ckmp'yi mhp ye dönü?türen "ba?bu?" alparslan türke?'in komandolarynyn genel olarak "bozkurtlar" olarak anylmasy bir tesadüf de?ildir sanyrym.
özel harp dairesi, mücahitlerin e?itimi için tarym bakanly?yndan edindi?i bir araziye özel e?itim kampy kurmu?, burada e?itti?i sivillere askeri kyyafet giydirmi?tir. bu kamplaryn faaliyeti günümüze kadar devam etmi?tir. kamplarda insanlara amerikan ordusundan tercüme "komando" ve "gizli harekat" e?itimi verilmi?tir.
kybrys'ta kurulan özel sava? örgütü tmt'nin lideri vuru?kan'a 12 maddelik özel talimatta "özel harp dairesi'nin onayy alynarak öldürme" yetkisi verilmi?tir.
bu talimatyn 6. maddesinde, "kybrys'ta tmt'ye veya türk toplumuna yönelik; hainlik, casusluk, bozgunculuk faaliyetlerinde bulunanlar liderin ba?kanly?ynda özel bir kurul tarafyndan cezalandyrylacaktyr. ancak, yslah edilmedikleri için ortadan kaldyrylmasy gerekenler olursa, bunun için özel harp dairesinden izin alynacaktyr." denilmektedir.
tmt için bozguncu kime denir? mesela "karde?im biz ?urda rumu türkü birlikte bary? içinde ya?yyoruz.. kimse kary?masyn" diyenler mi?.. yyllardyr birlikte ya?ady?y rumlarla ili?kilerini sürdürenler mi casus olarak nitelenmi?tir?.. yoksa, kybrys'yn ba?ymsyzly?yny isteyenler hain olarak my nitelenmi?tir?.. subjektif kriter nedir?.. tmt, özel harp dairesinin emriyle kaç ki?iyi bu gibi gerekçelerle öldürmü?tür?..
tmt liderine bu talimaty veren özel harp dairesi, türkiye'de "yslah edilmedikleri gerekçesiyle" kaç ki?inin ölüm emrini vermi?tir?
"ba?bu?" alparslan türke?'in davadan döneni vurun!.. ben dönersem beni de vurun!.. sözünün de sebepsiz olmady?y ve sadece içinde bulunduklary örgütün ana kuralyny açyklady?y böylece anla?ylmy? olmaktadyr sanyrym..
kybrys'ta tmt için uygulanan kurallar türkiye için geçerlidir... çünkü tmt, özel harp dairesi'nin yavrusudur.
özel harp dairesi, eski komutanlarynyn da soyledi?i gibi "so?uk sava?" ko?ullarynda ve dönemin ihtiyaçlaryna göre kurulmu?tur. dönemin ihtiyacy, i?gal altyndaki vatan topra?yny korumak de?il, ülke içinde amerikanyn ve yerli temsilcilerinin istemedi?i dü?ünceleri savunanlaryn yok edilmesidir.
özel harp dairesi, bundan dolayy genelkurmayyn inkar etti?i bilinen ve bilinmeyen birçok karanlyk, kanly olayyn teorik planlayycysy durumundadyr. tabii j3'ün kontrolü altynda.
genelkurmay ba?kanly?y, veya turkish general staff kendilerine her ne diyorlarsa alsynlar belgelerini çyksynlar bir televizyon programyna tarty?synlar. hatta ça?yrsynlar biz e?ekler de gelelim.. ülkemizin bir dönemini aydynly?a kavu?turalym. öyle bazy yazarlara yaptyklary gibi savcyly?a ?ikayet edip çekilmekle olmaz bu i?ler.. (adresleri telefonlary biliyorsunuz bir mesaj atyn ya da aldyrtyn i?te nasyl isterseniz)..
konunun etrafyndan dola?arak, psikolojik harp teknikleri kullanarak ve tehditlerle bu i? çözümlenemez.. syky?ynca devlet syrry diye de yan çizilmez.. gelirken, amerikayla yaptyklary gizli anla?malaryny ve gerekçelerini, sonuçlaryny da yanlaryna alsynlar..
mevcudiyetlerinin yegane temeli neymi?, herkes görsün..
yahu, co?tuk gene aldyk aty gittik.. bir de altyncy madde kapsamyna girmeyelim ?imdi!..
yok canym, herhalde içlerinde bir avuç "bizim o?lan" da vardyr..
bunu yazan, her an ekleme çykarma yapma yetkisine sahip bulunan bozguncu ?ahsiyet: e??o?lube?kulak