erkalb tarafından 13.09.2009 13:25:00 tarihinde yazılmıştır. sınıf aidiyeti ile sınıf bilinci arasında kesin bir fark vardır!
manifestodan: -1848 - "avrupa'da bir hayalet dolaşıyor"...
- büyük monarşilerin köşe taşı olan burjuvazi, sonunda, modern sanayinin hükümranlığını ve dünya pazarının kurulmasından itibaren modern temsili devlette kendi siyasal hükümranlığını ele geçirdi. modern devletin yürütme organı, bütün burjuvazinin ortak işlerini idare eden bir komiteden başka birşey değildir.
- proleterya herşeyden önce siyasal üstünlüğü ele geçirmek, ulusun önder sınıfı durumuna yükselmek, kendisi bizzat ulusu oluşturmak zorunda olduğuna göre, bu ölçüde ulusaldır; fakat sözcüğün burjuva anlamında değil.
- her ülkenin proleteryası, elbette, herşeyden önce kendi burjuvazisiyle hesaplaşmalıdır.
- proleterya burjuvaziden bütün sermayeyi derece derece söküp almak, bütün üretim araçlarını devletin, yani egemen sınıf olarak örgütlenmiş proleteryanın elinde merkezileştirmek ve üretken güçler toplamını olabildiğince hızlı arttırmak için siyasal üstünlüğü kullanacaktır.
- proleter hareket, büyük çoğunluğun büyük çoğunluğun çıkarına bilinçli, bağımsız hareketidir.
- geçmişteki bütün mülkiyet ilişkileri, tarihsel koşullardaki değişikliğin sonucu olan tarihsel değişime sürekli tabi olmuşlardır.
örneğin fransız devrimi burjuva mülkiyetinin lehine feodal mülkiyeti ortadan kaldırmıştır.
komünizmin ayırtedici özelliği, genel olarak mükiyetin ortadan kaldırılması değil, burjuva mülkiyetin ortadan kaldırılmasıdır.
- burjuvanın çöküşü ve proleteryanın zaferi eşit derecede kaçınılmazdır.
sınıfları ve sınıf çelişkileri (uzlaşmaz karşıtlıkları) ile birlikte eski burjuva toplumun yerini, her bir kişinin özgür gelişiminin herkesin özgür gelişiminin koşulu olduğu bir birlik alacaktır.
bütün ülkelerİn İşçİlerİ bİrleşİn!
erkalb tarafından 13.09.2009 13:23:37 tarihinde yazılmıştır. 12 eylül paranın saltanatı için halka karşı yapılmış bir darbedir.
seçilmiş hükümetler eliyle yapılamayacak: sermayenin ve emperyalizmin lehine olan işleri darbe ile halletmek için bir dizi ülkede; şartları bilerek-planlı bir şekilde oluşturulup gerçekleştirilmiş insanlık dışı bir girişimdir, girişimler dizisidir. memurları, tetikçileri, zenginleri ve kirli araçları da bellidir...
sermaye sınıfı ve bağımlı olduğu uluslararası sermaye (emperyalizm) kazanmıştır ve işçilerin emekçilerin hayatı, kanı pahasına kazanmaya devam etmektedirler...
halk, işçiler-emekçiler kaybetmiştir, büyük zarar görmüştür, görmeye devam etmektedir...
başta darbeci generalleri olmak üzere tüm sorumluları, uluslararası sermaye, emperyalizm ve kapitalizm sorgulanmalı ve yargılanmalı;
halkın, aklın, insanlık düşüncesi ve bilimin düzeni, kurtuluşumuz sosyalizm ön plana çıkarılmalıdır...
kısacası düzen değişmeli, değişmesi için gerekenler yapılmalıdır yoksa yine büyük felaketler kapıda bekletilmektedir...
bugün türkiye akp eliyle yeni bir dönemece sokulmuştur ve bu dönemeç ile 12 eylül rejiminin-emperyalizmin yeni bir evresi söz konusudur.
12 eylül akp eliyle devam etmektedir.
ülkenin akp eliyle daha bağımlı, paranın saltanatının daha da yoğunlaşacağı, daha gerici ve daha baskıcı bir düzene doğru götürülmek istendiği açıktır.
12 eylül'den hesap sormak için akp'ye karşı çıkılması gerekmektedir.
12 eylül akp eliyle sürüyor.
erkalb tarafından 22.07.2009 20:03:38 tarihinde yazılmıştır. son kez değil, başarana kadar bir kez daha...
erkalb tarafından 22.07.2009 19:59:01 tarihinde yazılmıştır. İş, ekmek ve insanca bir gelecek, piyasacı-sağcı düzenin kandırmacası, solun-sosyalizmin tek amacıdır.
piyasa düzeninde özgürlük, serbest dolaşım sermayenin özgürlüğü-serbestisi, işçi-emekçi sınıfının ise ancak rüyasıdır...
İşi, yeterli parası ve zamanı, sosyal olanakları olmayan insan nasıl tüketebilir, gezebilir ve de kendisini, zihnini - beceri ve bilgisini geliştirip yaşamın tadını alabilir..?
İnsanın insan sırtından geçindiği-servet edindiği, eğitimin ve sağlığın paralı olduğu ve gelirin de eşitsizce dağıldığı, yasaların ve yasal hakların tehlikede olduğu bir düzende özgür, onurlu ve mutlu olmak, insanca ilişkiler kurmak olanaksızdır.
politikada, sağ padişahın, şeyhin, ağanın, patronun yani sömürücülerin; sol işçilerin, emekçilerin, ezilenlerin, herkes için tok, eşit, özgür ve insanca bir yaşam mücadelesi verenlerin ideolojisi, teorisi, paradigmasıdır.
İşçi sınıfından, emekten yana mücadele etmeyenin neye hizmet ettiği ise ortadadır!
İki sınıf var! İşçiler-emekçiler ve sermaye sınıfı.
kimin nasıl ve ne kadar kazanacağı, nasıl bir yaşam süreceği politik sınıf mücadelesiyle belirleniyor.
piyasacılığı, dini ve ırkçılığı kullanan sermaye sınıfı ve emperyalistler, bunlarla çözüme ulaşılabileceği yalanını yıllardır kullanarak insanların hayatıyla, geleceğiyle zalimce oynarken, bu tuzağa düşen emekçiler kendilerinin ve sınıf kardeşlerinin, tüm insanların geleceği ve hayatı pahasına sermaye sınıfının ekmeğine yağ sürmekteler...
elbette herkesin dini, inancı ya da inançsızlığı, felsefesi, etnik kimliği ve kültürü (kaldı ki insanın özellikle bunları seçme şansı yok) bütün toplumun kültürel zenginliğidir ve insanın en temel hakkıdır. bunlar, ekonomik çıkar konusu ve insanları, özellikle de işçi-emekçi sınıfını bölme, insanca yaşama mücadelesinin önünü kesme oyunlarının aracı olamazlar, olmamalıdır.
İnsanlığın, insanca kendi ayakları üzerinde durması düşüncesine ve insan onuruna sahip çıkanlar, sınıfsız toplumu bilenler, isteyenler; gerçek solcular (liberaller, sosyal demokratlar değil) gelin, dünyayı yeniden kurmak için, sosyalizm için birkez daha yola çıkalım; diğerleri imrenip, doğruları görüp gelsinler.
dostlukla,
misafir tarafından 15.07.2009 11:54:24 tarihinde yazılmıştır. mesaj gönderebilmek için üye olmanız gerekmektedir.
misafir tarafından 15.07.2009 11:54:23 tarihinde yazılmıştır. mesaj gönderebilmek için üye olmanız gerekmektedir.
misafir tarafından 15.07.2009 11:54:23 tarihinde yazılmıştır. mesaj gönderebilmek için üye olmanız gerekmektedir.
misafir tarafından 15.07.2009 11:54:23 tarihinde yazılmıştır. mesaj gönderebilmek için üye olmanız gerekmektedir.
misafir tarafından 15.07.2009 11:54:23 tarihinde yazılmıştır. mesaj gönderebilmek için üye olmanız gerekmektedir.
misafir tarafından 15.07.2009 00:59:51 tarihinde yazılmıştır. mesaj gönderebilmek için üye olmanız gerekmektedir.
misafir tarafından 15.07.2009 00:59:51 tarihinde yazılmıştır. mesaj gönderebilmek için üye olmanız gerekmektedir.
misafir tarafından 15.07.2009 00:59:50 tarihinde yazılmıştır. mesaj gönderebilmek için üye olmanız gerekmektedir.
misafir tarafından 15.07.2009 00:59:50 tarihinde yazılmıştır. mesaj gönderebilmek için üye olmanız gerekmektedir.
gultekin52 tarafından 12.07.2009 17:47:02 tarihinde yazılmıştır. vvvvvvvvvvvvvvvvvvvvvvvvvvvvvvv
gultekin52 tarafından 12.07.2009 17:46:57 tarihinde yazılmıştır. vvvvvvvvvv
gultekin52 tarafından 12.07.2009 17:46:38 tarihinde yazılmıştır. adha yarewyryryeryr
gultekin52 tarafından 12.07.2009 17:45:32 tarihinde yazılmıştır. aaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa
misafir tarafından 12.07.2009 17:25:17 tarihinde yazılmıştır. mesaj gönderebilmek için üye olmanız gerekmektedir.
misafir tarafından 12.07.2009 17:25:17 tarihinde yazılmıştır. mesaj gönderebilmek için üye olmanız gerekmektedir.
misafir tarafından 12.07.2009 17:25:16 tarihinde yazılmıştır. mesaj gönderebilmek için üye olmanız gerekmektedir.
misafir tarafından 12.07.2009 17:25:16 tarihinde yazılmıştır. mesaj gönderebilmek için üye olmanız gerekmektedir.
misafir tarafından 12.07.2009 17:25:14 tarihinde yazılmıştır. mesaj gönderebilmek için üye olmanız gerekmektedir.
misafir tarafından 12.07.2009 17:25:14 tarihinde yazılmıştır. mesaj gönderebilmek için üye olmanız gerekmektedir.
omar tarafından 05.05.2009 01:03:16 tarihinde yazılmıştır. bildiğim kadarıyla partiler uzun ömürlü olamazlar;bu siyasetin doğasında vardır.ama bakıyorum bizim parti hala ayakta.bu sayın genel başkanımızın marifetlerinden birisimi acaba?her zaman demişimdir üç ayda bir yeni bir başkan secılsın biliyorum bizim baskan koltuktan kalkamaz oldu:)
eski bir ahır arkadaşınız olarak tekrar rica ediyorum yeni bir başkana ıhtıyacımız var.
yeşİl çayirlarda buluşmak ümİdİyle
saygilarimla
omar
erkalb tarafından 28.12.2008 00:41:44 tarihinde yazılmıştır. bildiğim kadarıyla, siyaset bilimi diye, evrensel, laik hukuk, tarih, ekonomi, felsefe, sosyoloji, antropoloji... gibi bilimlerden-disiplinlerden de faydalanarak, insanların hayatını, bireyin ve toplumun yararına, sonuç olarak ta tüm insanlığın yararına olacak şekilde organize etmek için bir bilim, bir disiplin var. (tabii, bu kimler için, ne kadar kullanılıyor orası malum.) ayrıca bütün bilimlerin de insanlığın ortak yararı için olduğunu unutmamak gerekli.
tabii bu kavramlar öyle oyuncak ta değil; bunlardan bihaber birileri çıkıp kafasına-kendi çıkarına göre bunları değiştirsin, yok saysın. yok böyle bir şey. olursa da böyle çekilmez, bozuk, insanlıktan uzak, sozde bir toplum yaşantısı, bir kaos çıkıyor ortaya...
bir de, bu bilimin genel kabul görmüş iki kavramı var; sağ ve sol diye...
sağ, padişah ya da sermaye(burjuva) sınıfının ya da hakim bir zümrenin (din, ırk...) taraftarlığını ve muhafazakarlığı temsil ediyor; sol ise sosyal-toplumcu ekonomi ve demokrasiye, temel insan haklarına, insanlığın tarihsel kazanımlarına, tok ve insanca yaşama, özgürlüğe sahip çıkanlar için oluşmuş durumda; yine tarihsel olarak. eh, varın siz seçin yerinizi artık.
İnsanca yaşamak için din, felsefi inanç ya da düşünce, dil, ırk ve cinsiyetler olsa olsa alt kimliklerdir. üst kimlik insandır-insanlıktır; bunları redetmek, bastırmak, kavga ve zulüm, insanlık değildir, insanlık dışıdır.. bunları yapanlar suçludur... ve tabii, bu gibi kişi ya da kişiler, bu konularda kötü niyeti ya da bilgisizliği olanlardır. İnsanlığın çıkarı, savaşlardan geçmediği gibi terörden, kavgadan da geçmiyor.
eh bir de dürüstlük çok önemli tabii. İnsan, insanca yaşamak istiyorsa önce kendine sonra da topluma karşı dürüst ve net olacak... İstismardan uzak duracak... İnsanlığın ne olduğunu bilecek, toplumcu olacak; birlikte kurtulacak. “yaşamak, bir ağaç gibi, tek ve hür; ve bir orman gibi kardeşçesine” diyebilecek.
biz kim miyiz? tabiki, emeğiyle geçinen, ezilen, sömürülen, ekmek-yaşam mücadelesi ve insanca bir düzen kurma çabası içinde olanlarız. bilimsel sosyalizm ve onun bilgisi olmadan bir yere varılamayacağını bilenleriz...
ihanetten, bölünmeden yana değil birleştiriciyiz. bölüp, parçalayıp, pazarlayanlardan, satanlardan değiliz. biraz okuyanlar, önyargısız olanlar bunları bilir...
akıl ve kalp diyenleriz... bilgi, sevgi ve çalışma, emek diyenleriz.
sizleri de bekleriz.
türkiye hür ve kabul edilmi? masonlar derne?i'nin genel merkezi ankara'da tuna caddesiyle adakale soka?yn kesi?ti?i yerdedir.
önemli amerikan karargahlaryndan tuslog'un binasy, mithatpa?a caddesinde, tuna caddesiyle kesi?ti?i noktadadyr.
özel harp dairesi, 1952 yylynda seferberlik tetkik kurulu adyyla ankara'da tuna caddesinde bulunan bahçe içindeki bir binada kurulmu?tur. ilk komutany dani? karabelen'dir.
kybrys'taki türk mukavemet te?kilaty (tmt) isimli yeralty örgütünün merkezi, 1958'de özel harp dairesi tarafyndan yine tuna caddesinde bulunan kybrys ö?renci yurdunda kurulmu?tur. yani bary? döneminde yurt içinde devletin askerleri, sivil sava? merkezleri kurmu?lardyr.
gördünüz mü gladio'yu?.. sermaye, amerikan güçleri ve yerel özel sava? örgütü.. bir reklam spotu gibi.. üçü bir arada!.. afiyet olsun!..
kybrys için kuruldu?u söylenen tmt'nin yapysy da, türkiye'deki özel harp konusunda ipuçlaryyla doludur.
tmt'nin asyl komutany, özel harp dairesi ba?kany dani? karabelen'dir. kod ady cankurt'tur.
kybrys'a gönderilen yerel tmt lideri albay vuru?kan'yn kod ady bozkurt,
mucahitlere genel olarak kurt denmektedir.
1960'ly yyllarda türkiye'de ele geçirdi?i ckmp'yi mhp ye dönü?türen "ba?bu?" alparslan türke?'in komandolarynyn genel olarak "bozkurtlar" olarak anylmasy bir tesadüf de?ildir sanyrym.
özel harp dairesi, mücahitlerin e?itimi için tarym bakanly?yndan edindi?i bir araziye özel e?itim kampy kurmu?, burada e?itti?i sivillere askeri kyyafet giydirmi?tir. bu kamplaryn faaliyeti günümüze kadar devam etmi?tir. kamplarda insanlara amerikan ordusundan tercüme "komando" ve "gizli harekat" e?itimi verilmi?tir.
kybrys'ta kurulan özel sava? örgütü tmt'nin lideri vuru?kan'a 12 maddelik özel talimatta "özel harp dairesi'nin onayy alynarak öldürme" yetkisi verilmi?tir.
bu talimatyn 6. maddesinde, "kybrys'ta tmt'ye veya türk toplumuna yönelik; hainlik, casusluk, bozgunculuk faaliyetlerinde bulunanlar liderin ba?kanly?ynda özel bir kurul tarafyndan cezalandyrylacaktyr. ancak, yslah edilmedikleri için ortadan kaldyrylmasy gerekenler olursa, bunun için özel harp dairesinden izin alynacaktyr." denilmektedir.
tmt için bozguncu kime denir? mesela "karde?im biz ?urda rumu türkü birlikte bary? içinde ya?yyoruz.. kimse kary?masyn" diyenler mi?.. yyllardyr birlikte ya?ady?y rumlarla ili?kilerini sürdürenler mi casus olarak nitelenmi?tir?.. yoksa, kybrys'yn ba?ymsyzly?yny isteyenler hain olarak my nitelenmi?tir?.. subjektif kriter nedir?.. tmt, özel harp dairesinin emriyle kaç ki?iyi bu gibi gerekçelerle öldürmü?tür?..
tmt liderine bu talimaty veren özel harp dairesi, türkiye'de "yslah edilmedikleri gerekçesiyle" kaç ki?inin ölüm emrini vermi?tir?
"ba?bu?" alparslan türke?'in davadan döneni vurun!.. ben dönersem beni de vurun!.. sözünün de sebepsiz olmady?y ve sadece içinde bulunduklary örgütün ana kuralyny açyklady?y böylece anla?ylmy? olmaktadyr sanyrym..
kybrys'ta tmt için uygulanan kurallar türkiye için geçerlidir... çünkü tmt, özel harp dairesi'nin yavrusudur.
özel harp dairesi, eski komutanlarynyn da soyledi?i gibi "so?uk sava?" ko?ullarynda ve dönemin ihtiyaçlaryna göre kurulmu?tur. dönemin ihtiyacy, i?gal altyndaki vatan topra?yny korumak de?il, ülke içinde amerikanyn ve yerli temsilcilerinin istemedi?i dü?ünceleri savunanlaryn yok edilmesidir.
özel harp dairesi, bundan dolayy genelkurmayyn inkar etti?i bilinen ve bilinmeyen birçok karanlyk, kanly olayyn teorik planlayycysy durumundadyr. tabii j3'ün kontrolü altynda.
genelkurmay ba?kanly?y, veya turkish general staff kendilerine her ne diyorlarsa alsynlar belgelerini çyksynlar bir televizyon programyna tarty?synlar. hatta ça?yrsynlar biz e?ekler de gelelim.. ülkemizin bir dönemini aydynly?a kavu?turalym. öyle bazy yazarlara yaptyklary gibi savcyly?a ?ikayet edip çekilmekle olmaz bu i?ler.. (adresleri telefonlary biliyorsunuz bir mesaj atyn ya da aldyrtyn i?te nasyl isterseniz)..
konunun etrafyndan dola?arak, psikolojik harp teknikleri kullanarak ve tehditlerle bu i? çözümlenemez.. syky?ynca devlet syrry diye de yan çizilmez.. gelirken, amerikayla yaptyklary gizli anla?malaryny ve gerekçelerini, sonuçlaryny da yanlaryna alsynlar..
mevcudiyetlerinin yegane temeli neymi?, herkes görsün..
yahu, co?tuk gene aldyk aty gittik.. bir de altyncy madde kapsamyna girmeyelim ?imdi!..
yok canym, herhalde içlerinde bir avuç "bizim o?lan" da vardyr..
bunu yazan, her an ekleme çykarma yapma yetkisine sahip bulunan bozguncu ?ahsiyet: e??o?lube?kulak