hoşgeldiniz!
 www.komikparti.org
 for english
 anasayfa
 parti içtüzüğü
 parti programı
 parti yasakları
 seçim bildirgesi
 komplo teorileri
 mesaj panosu
 alinin okulu
 sizden gelenler
 arşiv
 eşek@postası
 üye girişi
 isim
 şifre
   
üye olacağım!
şifremi unuttum
 aktif üyeler
 son katılan
 fwivstiw
 syakamoz
 zwuwpkvitvftngps
 nyasomzh
 avajqjvtfnckozptgj

 Toplam 1407 üye
 en çok yorum yapan
152
116
43
38
32
  bağlantılar!
  www.sinbad.nu
  yusuf küpeli, araştırma ve analizlerini "bilgi denizinde bir yelkenli" olarak tanımladığı sayfasında paylaşıyor.
 
  www.odc-t.ankara.af.mil
  bir gün tekrar açarlarsa türkiyedeki emerikan karargahının sitesini görebilirsiniz.
 
  www.adtdl.army.mil
  abd askeri doktrinleri için yetkiniz varsa tıklayın.
 
  www.bira.gen.tr
  biradarkzine
 
  www.siniroldum.com
  kardeş site..
 
  kullanıcı : misafir (yeni üye ol)

  mesaj panosu!
bende yazacağım!
 ugur tarafından 09.03.2005 09:52:31 tarihinde yazılmıştır.
 sevegili kocaayak, sözlerin serap gibi, susamy? adam su zanneder. ama maalesef türkiye'de durum böyle de?il. en azyndan türkiye'de türk olmak veya türkiyeli olmak konusunda senin söyledi?in dü?üncenin yaygyn olmady?yny dü?ünüyorum. tabi nedenlerini anlatmak için master veya doktora tezi kaleme almak gerekir. bu konuda halk ve devlet mekanizmasy diye iki ana unsur oldu?unu dü?ünüyorum. bu iki unsur da senin gibi dü?ünmeyi zorla?tyrycy niteliklere sahip. 1) halkymyzyn (hepimiz dahil) ülkeyi bir kimlik olarak kabul edebilme yetene?i zayyf. zira kabile, a?iret, hem?ehri sistemine aklymyz daha fazla yatyyor. bu yüzden yozgatlylar, sivaslylar, malatyalylar, karadenizliler hep yakyn semtlerde oturuyorlar. ileti?im ve birliktelik duygumuz köyümüzün ötesine eri?ecek güçte de?il. nerede kaldy ki etnik unsurlar ülke kimli?ini bünyesinde hissetsin. 2) devletimiz de vatanda?lary tarafyndan sahiplenilen bir devlet olabilmek için neredeyse hiç çaba sarfetmiyor. 'devlet' kavramy bizim için negatif ça?ry?ymlarla dolu. bu yüzden batynyn "police station" dedi?ine biz 'karakol' diyoruz. baty 'kamusal alan'dan 'vatanda?yn ya?ady?y alan'y anlyyor, biz 'devletin ya?ady?y alan'y anlyyoruz. böyle bir mekanizmanyn egemen oldu?u co?rafyanyn, üzerinde ya?ayan insanlar tarafyndan "benim ülkem" olarak algylanmasy, yani ülke adynyn bir kimlik haline gelebilmesi elbette ki çok zor. vatanda?yna "sen benim için varsyn, gerek gördü?ümde...." tavryny gösteren bir siyasal mekanizmanyn synyrlary, ülke olarak insanlarymyza az ?ey ifade ediyor. bu yüzden hakkynda bir?eyler bilmek istedi?imiz insanlara "memleket neresi, neresinden?" sorusunu mutlaka soruyoruz. "türkiye'liyim demek ne demek ki?" bütün bunlardan sonra ülkemizi bizim için de?erli kylan tek ?eyin kaldy?yny görüyoruz: tarih ve geleneksellik. tabi bu unsurlar yeterli de?il, giderek a?ynyyor. bu ülkede iktidaryn ve ona yakyn çevrelerin gelecek yerine durmadan geçmi?e atyfta bulunmalary da belki bundandyr. kim hükümet olursa olsun, iktidar mekanizmasynyn türkiye'de halka sunaca?y bugüne ait pek bir?eyi yok. ?anly geçmi?imiz o yüzden daha bir de?er kazanyyor. yüzyyllar ötesinden gelen azametimiz, ?anymyz üçüncü bin yyla yürüyor. kendinize iyi bakyn,


 kocaayak tarafından 08.03.2005 03:13:22 tarihinde yazılmıştır.
 ugur karde?im, bizler bu topraklarda yüzyyllardyr bary? içerisinde ya?ayan veya ya?amaya çaly?an de?i?ik kültürlerin sentezi olan bir halklar bütünüyüz.adymyz "türk" ve bu topraklarda kendi toprak bütünlü?ümüzde tek bir isimle anylmaly ve anymsatylmalyyyz.oda "türklük bilinci ve türk olabilmek".çerkez'inden, rum'una, göçmeninden, kürdüne ve daha sayamady?ym onlarca, belki yüzlerce farkly kültürü bir arada bary? içerisinde ya?amak ve algylamak zorundayyz.benim hazmedemedi?im tek ?ey türklük bilinci yerine bu topraklarda ya?atylmak istenilen laz'lyk, kürt'lük, rum'luk...ve hatta alevi'lik, ?ii'lik, sünni'lik...bizleri ka?ymasynlar...bu ülke ve insanlary onlardan daha duyarly ve güçlü...sadece gücünü gösterece?i zamany bekliyor...


 yorgun tarafından 07.03.2005 13:40:00 tarihinde yazılmıştır.
 bazen bir karikatür sayfalar dolusu yazy ile anlatabileceklerimizi çok daha çarpycy bir ?ekilde anlatmamyzy ya da anlayabilmemizi sa?lar. bazen da kyssadan hisse hikayeler-örnekler. emperyalizmin lokomotif sektörü medya ile ilgili 20 yyl öncesinden bir örnek ve bir ara?tyrma sonucu 20 yyldan bu yana nelerin de?i?medi?ini çarpycy bir ?ekilde ortaya koyuyor. örnek brezilya’dan; yapylan bir ara?tyrmada brezilya köylülerinin daha çok foto?raflardan bildikleri michael jackson’a, 1984 yylynda kendi ülkelerinin ba?kanlyk seçimine katylan adaylara oldu?undan çok daha a?ina olduklary belirlenmi?. üstelik brezilya medyasy kendi yerel kültürüne özgü kahramanlara, yabancy kaynakly olanlara göre çok daha fazla yer verirken. birde kendi ya da kom?ularynyn haberlerini uluslararasy (abd a?yrlykly elbette) haber ajanslary aracyly ile alan ülkelerin halini dü?ünün. örnek mi; banglade? basyn enstitüsü 1982 yylynda bir ara?tyrma yapmy?. hindistan, banglade?, pakistan ve nepal'de yayynlanan belli ba?ly gazetelerde yer alan haberler taranmy?. sonuç: toplam haberlerin yüzde 20'si ulusal ajanslardan, yüzde 80'i ap, upi, reuter ve afp kaynakly. ayny ara?tyrmaya göre, ayny bölgede yer alan ülkeler birbirleri ile ilgili haberleri de kendi ajanslary de?il, uluslararasy ajanslar aracyly ile almy?lar. di?er yandan örne?in nepal'de yayynlanan gazetelerde banglade?'le ilgili haberlerin orany binde 5, pakistan'la ilgili haberler binde 9 oranynda yer alyrken, birle?ik amerika ile ilgili haberler yüzde 10'a yakyn, baty avrupa ile ilgili haberler yüzde 20'nin, orta do?u ile ilgili haberler de tüm haberler içinde yüzde 21'in üzerinde bir oranla yayynlanmy?. gerçi bunda ?a?yracak bir ?ey yok. uluslararasy ajanslar kendi ülkeleri dy?yna gönderdikleri her 100 habere kar?ylyk o ülkelerden en fazla 20 haber alyyor. aldyklary haberler de "haber de?eri ta?yma" ölçütüne göre bir süzgeçten geçiyor. kendilerinden gerice ülkelere giden haberlerde haber de?eri olumlu geli?meleri, onlardan aldyklary haberlerde haber de?eri ise "olumsuz"luklary içeriyor. ne biçim ibreyse. yoruma da gerek yok de?il mi, o zamandan bugüne bakynca. geriler geriye do?ru, ileriler de kendi rotalarynda hiç ?a?madan ilerliyor.


 ali_tarik tarafından 03.03.2005 06:25:42 tarihinde yazılmıştır.
 kestigim icin ozur dilerim..
internet alanimizin iki hafta ustuste ugradigi saldirilardan dolayi yayinimizda meydana gelen aksakliktan dolayi ozur dileriz.
sunucumuzun daha fazla yipranmamasi icin baska bir yere yuvalanmis bulunuyoruz. buraya yerlesme sorunlarini halletmeye çalisiyoruz.
burda da olmazsa, abd kerimdir..
esek postasi kapalidir. site guncellemesi kapalidir.
saldirganlari, gecici de olsa bizi susturabildikleri icin kutluyoruz.. aferim.. (bir daha tekrarlanirsa bazi tedbirleri uygulamaya koyacagiz ve bu "sanal" olmayacak.
not:
ugur haklisin.


 ugur tarafından 03.03.2005 06:07:27 tarihinde yazılmıştır.
 bakyrköy'de malum in?aat nedeniyle bir çökme oldu. olayyn abuk sabuklu?unu geçiyorum. temele dü?en vatanda?lardan bir kadyny hastaneye kaldyrmy?lar. kadyn peri?an halde kameralara konu?uyor. yaraly, üstü ba?y peri?an, yaka paça zor kurtulmu?; bu karga?ada bazy le? kargalary da çantasyny çalmy?lar. kadynyn ne dedi?ini belki izleyenler olmu?tur: "bari kimli?imi geri getirseler"... ?u memleketteki 'devlet' mekanizmasynyn ne kadar mide bulandyrycy oldu?unu görebiliyor musunuz? vatanda? o durumda bile 'kimli?i'ne üzülüyor. zira kimli?ini çykarmak için devletin kapysyna gitti?inde ya?ayaca?y zorluklar malum. ne diyeyim, yuh olsun hepimize...


 ugur tarafından 02.03.2005 10:17:57 tarihinde yazılmıştır.
 sevgili kocaayak, "aslinda bence kürt sorunu yok, kasinmadikça bu insanlar topraklarinda sessiz ve sakin yasamaktalar." yazmy?syn. nasyl böyle dü?ünebiliyorsun. türkiye'de devletimizin a?ary yasakçyly?y ve baskycy tutumu sayesinde bir 'türk sorunu' oldu?u bile söylenebilir. ben bir türk olarak ki?isel/kültürel özgürlü?üme fazla müdahale edildi?ini dü?ünürken, kürtlerin bu müdaheleyi çok daha a?yr bir ?ekilde hissetmemesi mümkün mü? hem adamlaryn sessiz ve sakin ya?adyklary falan da yok. "kürt teali" cemiyetinden, ?eyh said isyanyna ve kuzey yrak'taki yarym yüzyyllyk ba?ymsyzlyk çabasyna kadar her?ey kürtlerin sessiz sakin ya?amadyklaryny, ba?ymsyzlyk için u?ra?tyklaryny gösteriyor. ka?yyan olmaz my, elbet bulunur. ama olayyn asly, türkiye'de bir devlet mekanizmasy sorunu var ve bunu en fazla hisseden etnik grublaryn ba?ynda da kürtler geliyor. 'kürt sorunu' vardyr ve bence özeti budur. kendinize iyi bakyn,


 kocaayak tarafından 22.02.2005 10:42:02 tarihinde yazılmıştır.
 yüzyıllardır sergilenen bir oyunun son perdesini izliyoruz.kürtler...fransızlar, italyanlar, ingilizler ne zaman çıkarları doğrultusunda bir senaryo hazırlasalar piyon olarak kürtleri kullanmakta.aslında bence kürt sorunu yok, kaşınmadıkça bu insanlar topraklarında sessiz ve sakin yaşamaktalar.şimdi abd yeni keşfettiği bu toplumu saman altından desteklemekte, gaz vermekte ve ırakta bir tampon bölge oluşturmak için kullanmakta.amaç bölge dengelerini kendi lehine çevirmek.bu gazı alan kürtler ise yavaş yavaş bir balon misali şişmekte.ama fazla şişen balonlar atmosfere hızla çıkıp patlarlar.bence ülkemiz topraklarında yaşayan kürtler bu durumdan en fazla rahatsızlığı hisseden ve yaşayanlar durumunda.bölgede kurulacak bir kürt devletinin uzun vadeli ve kalıcı olamayacağının farkındalar.bu abd nin senelerdir ortadoğu planlarında olan bir hamlesi.yayılımcı politikalarının ufacık bir parçası.daha sırada iran, suriye gibi abd yayılım politikalarında sözde terörü engellemek için yapacağı terör hareketlerinin bir parçası.akıllı kürtlerin bu oyuna gelmeyeceğini zannediyorum.bu oyuna gelenlerin ise geçmiş tarihi dikkatle okumalarını öneriyorum.kulaktan dolma bilgilerle değil tarihte kayda geçenler le değerlendirildiğinde kürtler üzerinde ve bereketli anadolu topraklarında oynanan oyunlar ve sonuçları ortaya her zaman çıkacaktır.oyuna gelmeyin...


 ali_tarik tarafından 16.02.2005 17:03:53 tarihinde yazılmıştır.
 peki bu kadar "kürt devleti" tartışmasının arasında "kürtler" ne olacak? yazık değil mi onlara?
egemenler/devletler, çıkar çelişkilerindeki uzlaşma eğiliminden dolayı bir şekilde anlaşacaklardır.
eşeklerin, kumar masasındaki marka olmaktan kurtulması lazım.


 blue tarafından 15.02.2005 11:32:31 tarihinde yazılmıştır.
 merhaba arkadaşlar kuzey ırak derin bir konu ama kendimce burada bir kurt devletin kurulması bölge açısında hiçde yabana atlımayacek bir tehlikenin dogması demektir. burada hiçte yabana atılmayacak kültür inanç daha doğrusu yaşama bakış acıları farklı gurupların biraraya gelmesi ister feredesyon ister cumhuriyet ister ne derseniz diyin bu insan ları bir araya getirmak cok zor ki kaldıki bir arada yasamaları dahada zor bu durumda da her zaman bu topraklarda çeşitli boşluklar olacak tır bu boşlukları ise baskaları i legal örgütler dolduracaktır bu da tıpkı afganitan da ve afrıkanın çeşitli ülkelerinde olduğu gibi kendi ni şucu bucu diye nitelendiren aslında ne olduğunu ve neye hizmet ettiğini kendileri dahi bilmeye guruplar yerlerini alacak tır ki ( afganistanm bugün eroin ve haşhaş üretiminde 1 numara ) yarı bu bolukta sınırımızda böyle bir şeyin olması asla kabululenilmez ki bunda asıl zarar görecekler bu gün çığırtkan lık yapan devlet kurmak sevdasında olan kurt grupları olacak alardır ama türkİye de bunun etkisini istemesede yasayacaktır. güvenlik konularına daha titiz olmalı ve strateji ye önem vermeli ha türkiyede ki kürt halkı bunun bilincinde bugün belli bir noktaya gelen ler ellerinde ki ninetin farkında lar ve bunu bırakmak hiç bir akıllı insan yapacagı bırşey değil digerleride bırkaç yabancı güç tarafından finansal edilen kişi ve gurup tarafında maşa olarak kullanılar insanlarki herşeyin farkına iş işten geçtikten sonra varıyorlar ama bunlar her zaman oldu ve olacaklar


 cihat_temel tarafından 14.02.2005 19:20:19 tarihinde yazılmıştır.
 merhaba bu konu yillardir tartişilir durur.yok kuzey irakta kürt devletİ kurulursa bİzİm güvenlİğİmİz tehlİkeye gİrermİş,yok türkİyenİn parçalanmasina sebep olurmuş.ben dİyarbakirli ve kürdüm.ama güzel ülkem türkİyemİ herşeyden çok sevİyor ve gölgesİnde doğduğum ayyildizli bayrağimin gölgesİnde ölmeyİ herşeye tercİh ederİm.güney doğuda benİm gİbİ düşünenelerİn sayisi aksİ düşüncelİlerİn sayisindan katbe kat fazla.aslinda vatansever İnsanlar olarak kuzaey irakta kurulacak herhangİ bİr kürt devletİnden korkmaya gerek yok.akli başinda her kürt böyle aptalca kurulmuşl bİr devlette yaşamak İstemez.türkİye çok güçlü bİr ülke ve o ufacik kürdİstan denen hayalİ devletten zerre kadar endİşe duymasina gerek yok.kürt,türk,laz,çerkez,abhaz demden atalarimiz bİrlİkte düşmana karşi savaşti.yüzyillardir bu coğrafyada kardeşçe yaşayan halklar bİrbİrİne düşürülerek ülkemİz zayiflatilmaya çalişiliyor.ben şahsen kurulabİlecek her hangİ bİr kürt devletİnde yaşamayi birakin onlara taraf olmayi bİle gözüme getİrmİyorum.önemlİ olan kardeşlİkle ve kan dükerek kurduğumuz cennet vatanimizi el bİrlİğİ İle geleceğe taşiyip dosta düşmana gücümüzü göstermektİr.gerİsİ angarya. parmaklar tetİkte ufukta gözler bu bayrak bİzİmdİr bu vatan bİzİm çelİkten bİr sİper sinirda asker bu bayrak bİzİmddİr bu vatan bİzİn


 nihat tarafından 10.02.2005 23:44:55 tarihinde yazılmıştır.
 ilginç ve de bilginç bir yazı..... aynen alıyorum...*******soru :** kemal derviş, dsp lideri ecevit tarafından türkiye'ye ilk davet edildiğinde kimin evinde kalmıştı ? en yakın ilişki içinde olduğu kişi kimdi ? **yanıt :** asaf savaş akat !.. **soru :** başka ? **yanıt :** hurşit güneş... **soru:** asaf savaş akat, hangi üniversitenin eski rektörlerindendir ? halen hangi üniversitenin mütevelli heyeti üyesidir? ve şu anda da orada öğretim üyesidir ? **yanıt :** bilgi üniversitesi... **soru :** asaf savaş akat hangi gazetede yazmaktadır? **yanıt :** vatan gazetesi.. **soru :** vatan gazetesi sahibi kimdir ? **yanıt :** serdar mutlu... **soru :** serdar mutlu hangi üniversitenin mütevelli heyeti üyesidir ? **yanıt :** bilgi üniversitesi... **soru :** mustafa sarıgül hangi üniversitenin mütevelli heyeti üyesidir ? **yanıt :** bilgi üniversitesi... **soru :** bilgi üniversitesi mütevelli heyeti başkanı oğuz özerdem, başka hangi "sivil" toplum örgütünün (!) yönetiminde görevlidir ? **yanıt :** açik toplum enstitüsü... **soru :** açık toplum enstitüsü'nün arkasında kim vardır ? **yanıt :** george soros **soru :** soros türkiye'ye geldiğinde hangi üniversitede konferans vermişti ? **yanıt :** bilgi üniversitesi **soru :** sorosun desteklediği ve bağlantılı olduğu ünivesite hangi üniversitedir? **yanıt :** bilgi üniversitesi **soru :** george soros ve açık toplum üniversitesi türkiye'de nereye maddi destek sağlar? **yanıt :** bilgi universitesi, sabancı üniversitesi, tesev. **soru :** george soros ve açık toplum universitesi başka nereye yardım sağlar? **yanıt :** kadın derneklerine (uçan süpürge,kadın girişimciler derneği, kadın yurttaş ağı gibi), sözde demokrasi derneklerine. **soru :** tesev (türkiye ve ekonomik ve sosyal etudler vakfı) yurtdışında başka hangi kurumlarla ilişki içindedir? **yanıt :** cfr (council on foreign relations), bilderberg ve trilateral komisyon. **soru :** nerden biliyorsunuz cfr ilişkisini? **yanıt :** çünkü cfr uyeleri 2003 temmuz ayında tesev'e gelip, mgk'nin tsk etkisinden arındırılması ve mgk ile tsk'nın zayıflatılması için tesev'de toplantı yapmışlardır. **soru :** kimle? **yanıt :** tesev başkanı can peker, cengiz çandar ve diğer amerikancı başka vakıf üyeleriyle. **soru :** sonra ne olmuştur? **yanıt :** mgk etkisizleştirilmiş ve tsk'ya karşı bir psikolojik savaş zinciri başlamıştır. **soru :** siz paranoyak mısınız? **yanıt :** hayır, gazeteleri ve çıkan kitapları takip ediyorum. **soru :** bilderberg ve cfr nereye bağlıdır? **yanıt :** amerikan national security council'a, ya da abd derin devletine. tüm cia ve istihbarat örgütleri yoneticileri cfr üyesidir. **soru :** yok canım, abarttınız! **yanıt :** sadece soruları yanıtlıyorum. **soru :** peki sorosla bağlantılı başka vakıflar var mıdır? **yanıt :** neden olmasın. democracy project isimli sivil demokrasi projesinin finansörü national endowment for democracy (ned), ki demokrasilerin içindeki bir truva atıdır, bu ilişkileri ve projeleri finansal olarak desteklemektedir. **soru :** aklım karıştı, şu tesev'in insan haklari raporunu ve liberal düsünce topluluğunun yaptığı tsk aleyhindeki anketi de ned finanse etmemiş miydi? **yanıt :** evet. tam üstüne bastınız. tsk aleyhindeki her hareketin finansörü ned'dir, kendi demokrasilerine göre tsk işlerini bozuyor ya! liberal düşünce topluluğu ve tesev tamamen amerikan vakıfları gibi çalışmaktadır ve soros vakfi ve açik toplum enstitüsü vakfi ile ilişkilidir. **soru :** sorosun açik toplum enstitusü, tüsiad, tüsev, açev, uluslarası basın derneği vb. sivil örümcek kuruluşlarını da desteklemiyor mu? **yanıt :** evet. bu kadar da değil. tablo çok daha büyük. türkiye içinde ned'in ve soros'un artık devlet içinde devlet olduğunu söyleyebiliriz. **soru :** yani mustafa sarigül amerikan vakıfları ve istihbarat yapılanmaları tarafından mı destekleniyor? **yanıt :** bravo, bilgi üniversitesi de bu eylemler için merkez üniversite. **soru :** mustafa sarıgül, şişli belediye başkanı seçildikten sonra eski şişli belediye başkanı (ve tabii yine bilgi üniversitesi mütevelli heyeti üyesi !) kanun kaçağı gülay (atığ) aslıtürk zamanında yapılan bilgi üniversitesi ile ilgili usulsüzlüklerin üzerine gitmiş midir ? ** yanıt :** ??? gitmiştir canım, niye gitmesin !.. **soru :** hurşit güneş'in öncülerinden olduğu yeniden chp hareketi kemal derviş'i ve mustafa sarıgül'ü destekliyor mu ? **yanıt :** buna şüphe var mı? **soru :** yeniden chp hareketi'nin çıkardığı derginin adı nedir ? **yanıt :** açilim... **soru :** taner berksoy, serhat güvenç, erol katırcıoğlu, ayhan kaya, şule kut, pınar uyan, boğaç erozan gibi açilim dergisi yazı kurulu üyeleri hangi üniversitede öğretim üyesidirler? **yanıt :** bilgi üniversitesi... **soru :** bilgi üniversitesi aslinda bir amerikan üniversitesi mi acaba? **yanıt :** günaydin!


 ugur tarafından 07.02.2005 11:59:48 tarihinde yazılmıştır.
 sevgili efkarlı çocuk, "coca-cola geçen hafta tımes gazetesine geçen ayların tüm gelirini ve gelecek ayların kar marjlarının bir kısmını israil donanmasına devrettiğini açıkladı" diye yazmışsın. israil'den başka ülkelerde herhangi bir ekonomik beklentisi olan bir şirket, bu kararı verse de açıklamaz gibime geliyor. şu söylediğin haberin internet adresini yazıver de biz de okuyalım, aydınlanalım.


 efkarli_cocuk tarafından 05.02.2005 14:24:58 tarihinde yazılmıştır.
 sevgili gardaşlar!! son bir kaç haftada ilginç bir haber veya yazıya rastlamadıysanız lütfen sessiz bir şekilde gürültü olmadan ve sırayla dinleyiniz?? bunlar şaka tabi ama antalatacağım konuyu oluşturan meselenei kahramanı coca-cola geöen hafta tımes gazetesine geçen ayların tüm gelirini ve gelecek ayların kar marjlarının bir kısmını israil donanmasına devrettiğini açıkladı. sonra düşündüm bir zamanlar filistin halkını katleden israil oldusu zaman gelir bunu bizede yapar diye. sonra coca-cola almıyorum sizlerden ricam lütfen tanıdıklarınıza ve kendinize bir sorun bir tarafta müslüman bir kavim hemde ezilmiş ve işkence görmüş bir halk, bir tarafta büyük bir firma gidiyor yardımı başka yere yapıyor lütfen sizlerde kaltılmayın bu oyuna... her coca cola alişinizda,her mac donald's'a gİrİşİnİzde, her carefour marketlerİndekİ alişverİşlerİnİzde, her nestle çİkolata yedİğİnİzde yada nescafe yudumladiğinizda, her arİel matİk kullaninişinizda ordaki katliamlara ortak olacağınızı unutmayın. bugün bunları yapanların yarın aynı şeyleri bizlerede yapacaklarınıda unutmayın aynı geçmişte olduğu gibi......... k.i.b. bütün eşşek arkadaşlarıma selamlar ve saygılar küçüklerimim kulaklarından büyüklerimin ayaklarından öperim byyy


 nihat tarafından 03.02.2005 20:19:12 tarihinde yazılmıştır.
 sevgili dostlar... bu konulara biraz farklı bir perspektiften bakalım derim!.. güneydoğu'da veya kuzey ırak'ta bağımsız bir kürt devleti kurulunca: eğer; bölge insanları zenginleşecekse, ağalık veya aşiret ilişkileri çözülecekse, kurulacak devletin parlamentosunda gerçekten halkın temsilcileri yer alacaksa, ağalar, beyler ve paşalar egemenliklerini yitirecekse, sömürü kalkacaksa, kurulacak devlet, bölge dışı yabancı devletlerin bölgedeki kuklası olmayacaksa, varsın kurulsun ... hatta, birlikte mücadele edelim... ama unutmayın!.. o coğrafyada yalnızca kürtler yok. türkler, türkmenler, araplar, dini ayrılıklar..vs.vs. var. nasıl ki pkk yıllarca kan kusturdu türkiye'ye; öyle bir devlet hele güneydoğuyu da içine aldığında malatya'da, maraş'da, erzincan'da..vs. yerlerdeki türkler'de doğaldır ki; kendi gerilla savaşlarına başlayacaklar ve bulundukları bölgelerde özerk devletçikler yaratmak için savaşacaklardır. bu sırada egemen olan kürt devleti yetkilileri de kendi ülkelerini "bölücü türk teröristlerine!?." karşı savunmaya çalışacaklar... peki: bu savaşlardan kim kazançlı çıkacak sizce?.. ve sonuçta ölen de öldüren de toprak anasına kavuştuğunda yapılan veya yapılacak bu kurtuluş mücadelelerinin ne anlamı olmuş olacak?.. şöyle bir anımsayalım: insanlık ve anadolu tarihi boyunca bu coğrafya kimlere yurt olmuş, ne sultanlar, ne padişahlar, ne şahlar, ne krallar, ne milletler görmüş?!.. kısaca; kimler gelmiş? kimler geçmiş???. haydi savaşalım.... haydi, toprak ana acıkmış!.. insan yavrularını bekliyor kucağına; gencecik, taptaze; daha sevdalanmadan, tutmadan bir yavuklunun elini silah tutacak, kurşun sıkacak, kan dökecek; can alacak can vermeden, tüketecek tüketmeden, yok edecek, yakacak, para babalarının iştahını doyuracak: kürt, türk, arap, ermeni, rum, şii, sünni, alevi bilumum insan yavrularını bekliyor!?.. haydi! ne duruyorsunuz?.. çalın savaş tamtamlarınızı, öttürün kıyamet borularınızı..............!...............? ***** silahınız dolu, kurşununuz bol, patriotlarınız daim olsun benim sevgili eşşek kardeşlerim... esen kalın!..


 ugur tarafından 03.02.2005 16:01:50 tarihinde yazılmıştır.
 sevgili kosa, aslında ben kuzey ırak'ta kürt devleti kurulmasından çok rahatsız değilim. kuzey ırak'ta bir kürt devleti kurulsa da, hatta 20 yıl sonra bu devlet diyarbakır'ı istemeye başlasa da; ben bundan rahatsızlık duymam. hatta tarihi yaratmak elimde olsa, kuzey ırak'taki kurulacak bir kürt devletine; türkiye'nin kürt şehirlerini de kendi ellerimle veririm. yalnız belirli bir tarih tespit eder, (mesela 1960) o tarihten sonra batıya göç etmiş bütün kürt kökenli insanların geri dönmesini şart koşar, halen doğu bölgelerinde yaşayan türk kökenli insanların da istemeleri halinde batıya yerleşmelerini sağlardım. benim görüşüm bu. eğer işler o noktaya gelirse; bu iki halkın birarada yaşamasının bir gereği kalmamış demektir. ayrılarak iki devlet olarak temas etmeleri daha sağlıklı bir bölge ortaya çıkarır düşüncesindeyim.


 kosa tarafından 03.02.2005 14:26:36 tarihinde yazılmıştır.
  kıbrıs da da aynı sey söz konusu son dönemde zamanında adayı işgal eden türk ordusu şu anda orada yaşayan kıbrıs halkını resmen ikiye bölmüş durumda. yüzyıllarca birarada yaşayan hatta çoğunluk konumunda olan hristiyan kıbrıs halkı şimdi türk halkına işgalci olarak gösteriliyor. gerci son dönemde bu politikadan vazgecilmeye başlandı ama bu kendiliğinden olması gerekirdi. neyse osmanlı kayıtlarına da bakarsan kıbrıs ta müslümanlar hiç bir dönemde %25 i geçememişlerdir. şu andada durum aynı hatırlarsan gecen yıl bu konuyla ılgili birşey daha yazmıştım kıbrısta sosyalist bir hükümetin olmasını istemeyen türk ve yunan hükümetleri adayı planlı bir şekilde 2 ye bölmüşlerdi....


 kosa tarafından 03.02.2005 14:23:42 tarihinde yazılmıştır.
 sevgili uğur ırak ta bir kürt devletinin kurulması seni niçin bu kadar çok rahatsız ediyor anlayamadım dünyada ülkesi olmayan en büyük azınlık konumundaki bir halkın kendi ülkesinin istemesi gibi hatta senin olmayan topraklarda istemesi bile seni neden bu kadar çok rahatsız etti anlatabilirsen sevinirim....


 efkarli_cocuk tarafından 02.02.2005 12:28:05 tarihinde yazılmıştır.
 sevgili saygılı vede çok kıymetli komikparti konukları ***(sevgili eşşek seven ve eşşek yiyen misafirleri diye başlamak daha doğru olabilirdi belki neyse görüşürüz ??? )*** . belki farkında değilsiniz fakat beni bu en muhterem partinin başkanı seçtiğiniz için sizlere ayrı ayrı kızdığımı ifade etmekten onur gurur duyduğumu ifade ederim. ifadelerim sadece sözcüklerle sınırlı değil bu cümlelerim üstüne iyi bir tatlı olarak gözyaşlarımı sizlere takdim ederim .... hişşşt oğlum burdaki arkadaşlara 1,5 porsiyon tatlı getir biraz tuzlu olsun


 ugur tarafından 31.01.2005 15:35:34 tarihinde yazılmıştır.
 tezkerenin reddedildiği günlerde bir yere şöyle yazmışım: "türkiye ırak'ta mutlaka var olmalıydı. birinci tezkereye "hayır" diyen ama iki hafta sonraki ikinci tezkereye "evet" diyen 50-60 akp milletvekilini miyopluklarından ötürü kınıyorum. "evet" veya "hayır" oyu bir fikirdir, saygı duyuyorum. ama 15 gün içinde bir "evet" bir "hayır" demek kaypaklıktır. maalesef, türkiye ırak'ta olamadı. türkiye iki tezkere arasındaki 15 gün içinde kuzey ırak'taki etkinliğine veda etmiş gibi görünüyor. kürtler ise bu 15 günde, kürt devletine ulaşmak konusunda ancak 15 yılda alabilecekleri mesafeyi katettiler."***************** bugün biraz daha anlamlı geldi de yazayım dedim.


 merkep tarafından 31.01.2005 13:11:20 tarihinde yazılmıştır.
 kamuoyunun yönlendirilmesi, algı yönetimi, toplum manipülasyonu adına her ne dersen de, bu konuyla ilgili kaynakların finans piyasalarının manipülasyonu ile ilgili kaynaklardan daha sınırlı olduğu doğru.. ancak yöntemleri ve uygulama alanları o kadar geniş ve amaçları da o kadar derin ki, bunun adını koymak için birkaç gazeteyi karşılaştırmak bile yeterli oluyor. komikparti internet sayfasında algıladığımız bu yönlendirmelerin bir kısmı yazılı. berlin duvarı ile ilgili yazıları okumuş olduğunu umut ediyorum. (değilse tavsiye ederim.) okuduğumuz “resmi tarih”te örneklerine rastlamak mümkün ama o kadar ileri gitmeye gerek yok. ( avrupa birliği 17 aralık zirvesi bunlardan birisi örneğin. bir süreç yaşatıldı bize. haftalar öncesinden yapılan tahminler, köşe yazıları, haberler bizi 17 aralık tarihine kilitledi. ne kadar bilgilendirildiysek aramızda her birini okumaktan sıkılanlar oldu, ama en geç 16 aralıkta televizyonların karşısına geçtiğimizde üye ülkelerin, ellerinde kendi dillerinde türkiyenin üyeliğine evet dedikleri bir oylama sahnesine tanık olduk. geçerliliği olmayan bir oylama. ertesi ve sonraki günlerde gazete ve televizyonlarda çıkan olumlu haberler. (takip edebildiğim kadarı ile cumhuriyet gazetesi hariç) ve hemen ardından ankara kızılay meydanında kutlamalar. cumartesi günü bizimle işleri bitmişti. (birçoğumuzun da haberlerle) pazar günü öğleden sonraki haber bültenlerinde, avrupa birliğine üye ülkelerin yetkilileri kendi açıklamalarını yaptılar. (herhalde bir anlaşma vardı aralarında, biz iki gün ses çıkarmayacağız, o arada ne yaparsanız yapın diye) türkiyenin üyeliğinin zor olduğu, referanduma gidecekleri vs. gibi haberler yağmaya başladı. yine aynı kanallardan verildi bilgiler ama kim okudu ya da kimin aklında kaldı. sokaktan geçen insana işin aslını anlatsan (ki yaptım) “e iyi de gazetelerde günlerce senin dediklerinin aksini yazdılar” ya da “e kutlamalar yaptık, bir sürü balon vardı” diyecek. ya da tezkere muamması. insanları ayağa kaldırdılar. protesto edildi, meclis önünde oylama sırasında ve öncesinde gösteriler düzenlendi. yine kilitlendik. oylama sonucu tezkere reddedildi. gerisini takip edenler neredeyse emerikayı küstürdüğümüz yönündeki haberleri okudukça pişman olacaktı.. sonra ne oldu. 1 eylül 2004’de adı tezkere olmayan tezkere resmi gazetede yayınlandı. (istediklerini almak böyle bir onaya gerek olmadığını biliyoruz da onun sebebini de araştırmak lazım) örnek iki olayın da ayrıntıları geniş. ama en çarpıcı numuneler olduğu için anlattım. üstümüzde oynanan oyunların sonu yok. her an sorgulamak, sürekli tartmak ve takip etmek gerekiyor. onun dışında, bireysel olarak, kaynağı çok çeşitli bu yönlendirmelere karşı bir refleks oluşturduğunda, aydınlanmanın yanında bir miktar da paranoyak oluyorsun doğal olarak. mesajında yazdığın kaynaklardaki alıntılar çok çarpıcı, keşke üzerimizde nasıl çalıştıklarını daha iyi tahlil edebilmek için daha çok okuyabilsek. diğer taraftan da gerçek bilgiye daha zor yollardan ulaştığımız için çok önemli refleksler oluşturmuyor muyuz? şüphe etmek, teyit etmek, farklı kaynaklardan araştırmak, keşfetmek, soru sormak… araba kullanmak için herkesin bir araba tamircisi kadar bilgilenmesi gerekmiyor. ama bir takım temel bilgilere ihtiyaç var. günceli yorumlarken de (asıl olarak ne denmek istendiğini anlamak için) elindeki bilgiyi bir takım temel aşamalardan geçirmen gerekiyor.. ben bahsettiğin kaynaklardan haberdar olmadığım halde, aynı sonuca ulaşabiliyorum. ne kadarını doğru anlayabiliyorum o tartışmaya açık tabii. okumak ta lazım, düşünmek te…


 yorgun tarafından 28.01.2005 20:58:22 tarihinde yazılmıştır.
 sevgili merkep, internette gezinirken en sık uğradığım yerlerden birisi İrfan erdoğan hocanın sayfası. tam da size yazacakken aklıma geldi. kısa bir alıntıyı aktarmak istiyorum, bu arada noam chomsky'nin türkçe'ye çevrilen çok sayıda eserinde andığınız konuların örneklerini görmek mümkün. "halkla ilişkilerde pazarlama guruları denen kişilerin göğe çıkarıldığı türkiye’de bilinmeyen stuart ewen’e göre (1997), halkla ilişkilerin iki genel tanımı vardir: günluk hayatta “pr” (halkla ilişkiler) kavramını “imal edilmiş gerçeği” tanımlamak için kullanırız. halkla ilişkiler mesleği açısından, pr, halkı gerçek olarak görmeye teşvik eden mental çevreler inşa etmeye çalışan pratiktir. amaç insanların dunyayı algılama yollarını ve dünyada insanların nasıl davranacaklarını etkilemektir. halkla ilişkilerde gerçek (truth) büyuk ölçüde “izleyiciye satılacak” olarak tanımlanır. bu satmada halkla ilişkilerle sunulan gerçekler (facts) gerçek olarak kabul edilen, fakat gerçek olmayan enformasyonlara (factoids) dönüştürülür. ----------------- bir amerikan fenomeni olan halkla ilişkiler 20. yüzyılda hem gelişmeci hem de gerici fikirleri saygıdeger yapmak içın kullanıldı. halkla ilişkilerin modern uzantısı spin liderleri, kurumları, politikaları ve imajları halkın olumlu olarak göreceği imajlara dönüştürme sürecidir. bunun çalışması için olayları yayacak gazetecilerden, imaj maniplasyonu yapan grafik tasarımcılarına kadar birçok kişinin ortak çalışması gerekmektedir. spin, kamu ilişkisinin (public discourse) kamu maniplasyonuna dönüştürülmesidir. bu dönüştürme noktasında, spin ve kitle iletişım araçları güç ve gerçeğin öne sürüldüğü (assert) araçlar oldu. dolayısıyla, halkla ilişkiler özlüce, günümüzde imaj paketleme ve dağıtma yoluyla kamunun davranışını etkilemeye yönelik örgütlü girişimdir. halkla ilişkiler organizasyon içi ve dışındaki insanların bilinçlerini ve davranışlarını mental çevreler inşa ederek yönetmeye çalışan bir kitle manipulasyon biçimidir.2 halkla ilişkiler, dolayısıyla, kamu oyunu etkileme ve yönlendirme aracı, yolu ve yöntemidir. halkla ilişkiler kendisi için bir iletişim aracı, algıları değiştirmek için tasarlanmış bir endüstri, gerçeği yeniden şekillendirme, consent rıza imal eden bir endüstri olmuştur. dikkatlice örgutlenmiş bir arkadaşlik gurubu tarafından yönetilir. öyle ki sadece kendi arkadaşları onu çalışırken gözlemleyebilir (dowie, 1995:2-4). sturart ewen’ in belirttigi gibi, farkli tarihsel dönemlerde halkla ilişkiler farklı şeyler anlamına gelmiştir. ondokuzuncu yüyilın sonları ve yirminci yuzyılın ilk başlarında, gerçeğin önde gelen arenası basılı kelimeyken, muckraking gazetecilikle, bir şeyi kamuda açığa vurma anlamına gelen “publicity” bilinçli olarak özel teşebbüş ve devletteki yolsuzluklar\çürüme gibi sosyal hastalıkları aydınlığa çıkartmak için kullanıldı. o yıllarda “ilerici’ olarak nitelenen bazi gazeteciler sosyal ve siyasal reformcu rolünü üslendiler. edward bellamy “looking backward” (1888) yapitında endustrialistlerin yozluklarını ve halkın iyi karakterini göstererek kapitalizme hücum etti. kurduğu utopyan gelecekte toplum sosyal evrim surecinin rasyonel bir sonucu, “kamu oyu” diye çağrılan bir şeyin kolektif el dokuması olacaktı. san francisco evening post gazetesinden henry george 1879’da “ilerleme ve yoksulluk” adlı yapıtında zenginliğin ve imtiyazın dengesiz dagılımından kaynaklanan kötüluk ve yozlaşmayı gosterdi. orta sinıf komu oyunun degişim kaynagi olarak sundu. chicago tribune gazetesinin editörü henry demarest lloyd, atlantic monthly dergisinde basılan “muhteşem tekel hikayesi” yazisında standard oil firmasının ortaya çıkardigi insan yıkıntısının ayrıntısını verdi. kamuya açıklamanın (açiga vurmanın, publicity) büyük bir moral dezenfekte edici olduğunu ilan etti. 4 ida tarbell petrol tekeline karşı çıktı. ------------------------- 3 maniplasyon yönlendirmedir. mental çevre tutumlardan, inanaçlardan, bilgi sanılan bilgilerden, gerçek sanılan gerçekten farkli olan gerçeklerden, yönlendirilmiş seçimsel algılamalardan, seçimsel kaçınma ve yorumlamalardan, zevk sanılanlardan, kısaca bir insanın ben, benİm, bana diye nitelediği psikolojik bütünden oluşan durumu, bireysel kuşülu anlatmak için kullanıldı. " bu aralar manipüle-manipülasyon-manipüle diye tekrarlayıp duruyorum. finans piyasalarında manipülasyonla ilgili sayısız kaynak var ama toplumun manipülasyonu ile ilgili sınırlı. niyeki.


 merkep tarafından 27.01.2005 15:54:51 tarihinde yazılmıştır.
 halkla ilişkiler deyince, kitlelerin manipüle edilmesine gelene kadar aklımda başka zincirler oluşuyor... şöyleki; sivil toplum örgütleri, sendikalar, medya, european security advocacy group, algı yönetimi, provakasyon, terörizm, phoneix.... kısaca iş vietnama kadar gidiyor...


 yorgun tarafından 26.01.2005 18:41:47 tarihinde yazılmıştır.
 arkadaşlar halkla ilişkiler faaliyetleri ile ilgili düşüncelerinizi merak ediyorum. medya manipülasyonundan söz ederken kitleleri manipüle etmek için kullanılan yöntemlerin bir çoğunun sistematik bir şekilde "halkla ilişkiler" adı altında toplandığını söylemek doğru olmaz mı?


 nihat tarafından 13.01.2005 09:55:28 tarihinde yazılmıştır.
 pek muhterem rahmi and koç; "müslümanların da tek bir dini lideri olmalı..." demiş!.. siz ne diyorsunuz?.. şimdi anladınız mı, fettullah tefrikalarını?.. vatikan'da "papa", istanbul'da"hocaefendi"... sizce de uygun değil mi?... neyse, anlayana: bop , anlamayana gop... ***samanınız bop, suyunuz gop olsun benim sevgili eşşek kardeşlerim.***


 nihat tarafından 31.12.2004 17:50:59 tarihinde yazılmıştır.
 tüm dost ve müttefiklerin,sıtratecik ortakların,ilimli islamcilarin,sosyal demokratların,hırrristiyan demokratların,liberal demokratların,yalnız demokratların,yorgun demokratların,radikal demokratların,militan demokratların,demokratların,faşistlerin, sosyalfaşistlerin,gomonistlerin,leninistlerin,maoistlerin,tıroçkistlerin,goşistlerin,anarşistlerin,sosyal istlerin,.....hepinizin ve de komik partici eşşeklerin...*****yeni yıllarını kutlar; yeni yılda da eşşekliklerinize devam etmenizi dilerim.



sayfalar : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36
 
önceki haberler için arşiv bölümüne bakınız
sitede şu an 70 kişi var | site istatistikleri | komikparti.org 2003-2009
portalconcept v3d by mariachi

  ahiret sualleri!

hangisi daha büyük bir katildir?

saddam
bush
evren
sesini çıkarmayan ben


4988 kişi oyladı.
  yazı dizileri!
eşeğin boynuzu
büyük onursal liderimizin yaşam öyküsü - bölüm : I II III IV V VI
odc bölüm : I II III IV V VI VII VIII
   
  eşek dili!
gladio mu dediniz?

tuna caddesinin türkiye tarihindeki önemi

türkiye hür ve kabul edilmi? masonlar derne?i'nin genel merkezi ankara'da tuna caddesiyle adakale soka?yn kesi?ti?i yerdedir.

önemli amerikan karargahlaryndan tuslog'un binasy, mithatpa?a caddesinde, tuna caddesiyle kesi?ti?i noktadadyr.

özel harp dairesi, 1952 yylynda seferberlik tetkik kurulu adyyla ankara'da tuna caddesinde bulunan bahçe içindeki bir binada kurulmu?tur. ilk komutany dani? karabelen'dir.

kybrys'taki türk mukavemet te?kilaty (tmt) isimli yeralty örgütünün merkezi, 1958'de özel harp dairesi tarafyndan yine tuna caddesinde bulunan kybrys ö?renci yurdunda kurulmu?tur. yani bary? döneminde yurt içinde devletin askerleri, sivil sava? merkezleri kurmu?lardyr.

gördünüz mü gladio'yu?.. sermaye, amerikan güçleri ve yerel özel sava? örgütü.. bir reklam spotu gibi.. üçü bir arada!.. afiyet olsun!..

kybrys için kuruldu?u söylenen tmt'nin yapysy da, türkiye'deki özel harp konusunda ipuçlaryyla doludur.

tmt'nin asyl komutany, özel harp dairesi ba?kany dani? karabelen'dir. kod ady cankurt'tur. kybrys'a gönderilen yerel tmt lideri albay vuru?kan'yn kod ady bozkurt, mucahitlere genel olarak kurt denmektedir.

1960'ly yyllarda türkiye'de ele geçirdi?i ckmp'yi mhp ye dönü?türen "ba?bu?" alparslan türke?'in komandolarynyn genel olarak "bozkurtlar" olarak anylmasy bir tesadüf de?ildir sanyrym.

özel harp dairesi, mücahitlerin e?itimi için tarym bakanly?yndan edindi?i bir araziye özel e?itim kampy kurmu?, burada e?itti?i sivillere askeri kyyafet giydirmi?tir. bu kamplaryn faaliyeti günümüze kadar devam etmi?tir. kamplarda insanlara amerikan ordusundan tercüme "komando" ve "gizli harekat" e?itimi verilmi?tir.

kybrys'ta kurulan özel sava? örgütü tmt'nin lideri vuru?kan'a 12 maddelik özel talimatta "özel harp dairesi'nin onayy alynarak öldürme" yetkisi verilmi?tir.

bu talimatyn 6. maddesinde, "kybrys'ta tmt'ye veya türk toplumuna yönelik; hainlik, casusluk, bozgunculuk faaliyetlerinde bulunanlar liderin ba?kanly?ynda özel bir kurul tarafyndan cezalandyrylacaktyr. ancak, yslah edilmedikleri için ortadan kaldyrylmasy gerekenler olursa, bunun için özel harp dairesinden izin alynacaktyr." denilmektedir.

tmt için bozguncu kime denir? mesela "karde?im biz ?urda rumu türkü birlikte bary? içinde ya?yyoruz.. kimse kary?masyn" diyenler mi?.. yyllardyr birlikte ya?ady?y rumlarla ili?kilerini sürdürenler mi casus olarak nitelenmi?tir?.. yoksa, kybrys'yn ba?ymsyzly?yny isteyenler hain olarak my nitelenmi?tir?.. subjektif kriter nedir?.. tmt, özel harp dairesinin emriyle kaç ki?iyi bu gibi gerekçelerle öldürmü?tür?..

tmt liderine bu talimaty veren özel harp dairesi, türkiye'de "yslah edilmedikleri gerekçesiyle" kaç ki?inin ölüm emrini vermi?tir?

"ba?bu?" alparslan türke?'in davadan döneni vurun!.. ben dönersem beni de vurun!.. sözünün de sebepsiz olmady?y ve sadece içinde bulunduklary örgütün ana kuralyny açyklady?y böylece anla?ylmy? olmaktadyr sanyrym..

kybrys'ta tmt için uygulanan kurallar türkiye için geçerlidir... çünkü tmt, özel harp dairesi'nin yavrusudur.

özel harp dairesi, eski komutanlarynyn da soyledi?i gibi "so?uk sava?" ko?ullarynda ve dönemin ihtiyaçlaryna göre kurulmu?tur. dönemin ihtiyacy, i?gal altyndaki vatan topra?yny korumak de?il, ülke içinde amerikanyn ve yerli temsilcilerinin istemedi?i dü?ünceleri savunanlaryn yok edilmesidir.

özel harp dairesi, bundan dolayy genelkurmayyn inkar etti?i bilinen ve bilinmeyen birçok karanlyk, kanly olayyn teorik planlayycysy durumundadyr. tabii j3'ün kontrolü altynda.

genelkurmay ba?kanly?y, veya turkish general staff kendilerine her ne diyorlarsa alsynlar belgelerini çyksynlar bir televizyon programyna tarty?synlar. hatta ça?yrsynlar biz e?ekler de gelelim.. ülkemizin bir dönemini aydynly?a kavu?turalym. öyle bazy yazarlara yaptyklary gibi savcyly?a ?ikayet edip çekilmekle olmaz bu i?ler.. (adresleri telefonlary biliyorsunuz bir mesaj atyn ya da aldyrtyn i?te nasyl isterseniz)..

konunun etrafyndan dola?arak, psikolojik harp teknikleri kullanarak ve tehditlerle bu i? çözümlenemez.. syky?ynca devlet syrry diye de yan çizilmez.. gelirken, amerikayla yaptyklary gizli anla?malaryny ve gerekçelerini, sonuçlaryny da yanlaryna alsynlar..

mevcudiyetlerinin yegane temeli neymi?, herkes görsün..

yahu, co?tuk gene aldyk aty gittik.. bir de altyncy madde kapsamyna girmeyelim ?imdi!..

yok canym, herhalde içlerinde bir avuç "bizim o?lan" da vardyr..

bunu yazan, her an ekleme çykarma yapma yetkisine sahip bulunan bozguncu ?ahsiyet: e??o?lube?kulak

 ali_tarik     20.01.2006


* öncekiler için arşiv'e bakınız