hoşgeldiniz!
 www.komikparti.org
 for english
 anasayfa
 parti içtüzüğü
 parti programı
 parti yasakları
 seçim bildirgesi
 komplo teorileri
 mesaj panosu
 alinin okulu
 sizden gelenler
 arşiv
 eşek@postası
 üye girişi
 isim
 şifre
   
üye olacağım!
şifremi unuttum
 aktif üyeler
 son katılan
 fffff
 fwivstiw
 syakamoz
 zwuwpkvitvftngps
 nyasomzh

 Toplam 1408 üye
 en çok yorum yapan
152
116
43
38
32
  bağlantılar!
  www.sinbad.nu
  yusuf küpeli, araştırma ve analizlerini "bilgi denizinde bir yelkenli" olarak tanımladığı sayfasında paylaşıyor.
 
  www.odc-t.ankara.af.mil
  bir gün tekrar açarlarsa türkiyedeki emerikan karargahının sitesini görebilirsiniz.
 
  www.adtdl.army.mil
  abd askeri doktrinleri için yetkiniz varsa tıklayın.
 
  www.bira.gen.tr
  biradarkzine
 
  www.siniroldum.com
  kardeş site..
 
  kullanıcı : misafir (yeni üye ol)

  mesaj panosu!
bende yazacağım!
 ali_tarik tarafından 05.04.2004 11:07:12 tarihinde yazılmıştır.
 ve neden azeri ve arap film seslendirmeleri bizim ülkemizde alay konusudur?.. neden sesine alıştığımız bir emerikali oyuncunun azeri seslendirmesi bize garip gelir? hı?


 yorgunesek tarafından 05.04.2004 10:56:51 tarihinde yazılmıştır.
 ben de neden acaba diye size sormak istiyorum nihat. neden bizde ve bizim gibi ülkelerde filmler kendi dilimizde yeniden seslendirilerek yayınlanır da önde gidenler de daha çok alt yazılı ya da sadece orijinal seslendirmeyle...


 nihat tarafından 01.04.2004 23:09:13 tarihinde yazılmıştır.
 sevgili yorguneşek, gerçekten güzel bir konuya değinmişsin. türkçe karakterleri yok sayan, bu dilde yazan/okuyan milyonlarca insanı görmezden gelen emerika ve avrupa; "kürtçe" isimler konusunda nasıl da ısrarcı olmuştu!.. alfabenize "w","x" gibi harfleri de koyun diye bastırmıştı anımsadınız mı?.. neden acaba???


 yorgunesek tarafından 01.04.2004 18:18:07 tarihinde yazılmıştır.
 sitede gezerken dikkatimi çeken biraz da kafamı kurcalayan bir sorun. yanlış bakıyor da olabilirim. elbette emerikanları başrolde göreceğiz. kullanıcı ismi alırken bile türkçe karakter kullanamıyoruz değil mi? bilgiyi kullanan değil üreten olduğumuz zaman figüran olmak zorunda kalmayız diye düşünüyorum


 ali_tarik tarafından 31.03.2004 20:15:58 tarihinde yazılmıştır.
 sandık başında karakol kurmuşlar!
seçimler geldi geçti.. aklımda bir şey kaldı. dikkatinizi çekmemiştir belki diye yazıyorum.
seçim günü oy verme süresi dolmaya yakın radyoda şöyle bir haber geçti. "polis, oy vermeye gelen ve aranmakta olan yüzlerce kişiyi gözaltına aldı" ..
geçtiğimiz yıllarda sanırım 2000 yılıydı sayım yapılmıştı.. o gün de haberlerde "sayım sırasında haklarında arama emri olan yüzlerce kişi yakalandı" ibaresiyle karşılaşmıştım.
haklarında arama emri olan kişileri yakalamak tabii ki polisin görevi.. ama vatandaşlık görevlerini yerine getirdiği gün evlerinde bekleyen veya sandık başına giden insanları yakalamak nasıl bir başarıdır anlamadım..
olur böyle vakalar, türk polisi yakalar (!)...


 nihat tarafından 29.03.2004 21:09:49 tarihinde yazılmıştır.
 sevgili kosa... benim de anlatmak istediğim tam olarak bunlardı. çözüm diye dayatılan şeyin arkasından korkarım ki, iki halkı ara sıra birbirine düşürüp; çeşitli yollardan sömürülmelerini hissettirmemek gibi bir durum ortaya çıkacak... sana da garip gelmiyor mu? 1974'te ne oldu da türkiye adaya asker çıkardı?.. orada iki ayrı halk ve devlet olduğunu bildiğimiz halde; neden türk(müslüman demiyorum çünkü, o vurgu çok ayrı bir tartışma konusu...n.) tarafı tanınmıyor ve yıllardır ağır bir baskı altında tutuluyor?.. ab kıbrıs'la birlik çalışmalarını yürütürken, türk tarafını neden yok saydı ve şimdi neden "acele çözüm" diye diretiyor?.. rum tarafına kesin üye olacağı bildirilmişken, türk tarafı ile yapılan görüşmelerin, iki halkın da çıkarına sonuçlanacak bir "barış" anlaşması olacağına emin misin?..*** benim çok yakın bir arkadaşım kıbrıslı ve 1993 yılında kuzey kıbrıs'a gidip bizzat gördüm. türkiye'ye bakışlarının çok olumsuz olduğunu biliyorum ve bu konuda çok haklılar... ben sade "düşünen" bir insan olarak gördüğüm çelişkileri ortaya koymaya çalışıyorum... sana dünya görüşümü kısaca açıklarsam daha iyi anlaşılırım... ben: müslüman değilim, hıristiyan değilim, yahudi, budist..vesair inançlardan hiç birine inanmıyorum... ateist'te değilim... türk kökenliyim ama, türkçü değilim... alevi kökenliyim ama, alevici değilim... sosyalist bir geçmişim var ama, marksist-leninist.. değilim. bilime inanmıyorum... o zaman ben neyim?... ben; " insan " olmaya çalışıyorum, ben; " bilme" ye çalışıyorum, ben; sevmeye ve sevilmeye çalışıyorum... kısaca; değişmeyen tek şey'in değişim olduğuna inanmıyorum. değişmeyen tek şey'in [şimdilik..n.] değişim olduğunu b i l i y o r u m...*** "gerçek" yasakların altına gizlenmiştir. o'nu arayana, bulana, öğrenene ve öğretene ne mutlu!..


 kosa tarafından 29.03.2004 16:46:49 tarihinde yazılmıştır.
 (nihat)sanırım ingilizleri eklemeyi unutmuşum o yazıda elbeteki adada ingilizlerinde kalmasını onaylamıyorum benım demek ıstedığım aslında kıbrıs halkının ısteğidir kendinde araştırırsan kıbrıs halkı ne türkiyenin nede yunanıstanın egemenlığını istiyor hatta ayrısma sureclerıne bakalım ıstersenız 1950 lerde kıbrısta sadece ıngılız üsleri vardı ve o donemde kıbrıs komınıst partısı akel yavaş yavaş güçlenmeye başlamıstı(akelin kurucularının yarısı adadaki müslüman kıbrıslılardır)ve ciddi bir şekilde adadaki ingilizlerin gitmesini istiyordu eylemler hat safhaya ulaşmıstı ıstersenız maılınze resımlerı ve o doneme aıt kıbrıs ta cıkan dergileride gönderebilirim.ingilizlerin son cıkar yolu adadaki 2 toplumu bir şekilde birbirine düşman edip adadaki kalıcılığını devam etirmekti.o dönemde kıbrıs ingiliz mahkemelerinde başsavcı olan denktaş miliyetci kimliği ile tanındığı için buna müsahit biriydi 4 kişi ki denktaş bu 4 kişinin içinde en yetkisiz olanı tmt (türk mukavemet teşkilatı) kurma çalışmalarına başladılar aynı sürecte rumlar içindede eoka kurulmaya başlanmıştı bu örgütler ne kadar birbirlerini öldürdüler diye lanse edilsede gercekte eoka türk ten cok rum tmt de rum dan cok türk öldürmüştür ki denktaş bunu anılarında itiraf etmiştir.birde şu acıdan bakmak lazım kıbrısta demınde yazdığım gibi sosyalistler ciddi anlamda güçlenmişlerdi ortak girdikleri en son secimde kıbrıs kominist partisi akel %60 lara varan oy almıştı yunanistan ve türkiyenin dipinde sosyalist bir rejimin kurulması iki ülke içinde iyi olmazdı ki o dönemde yunanıstan iç savaşı bitmiş ve faşist cunta iktidara oturmuştu.2 ülkeninde silahlandırmaları ve ingiliterenin kışkırtmaları ile kıbrıs 2 ye bölündü.


 kosa tarafından 29.03.2004 16:36:23 tarihinde yazılmıştır.
 28 mart secimlerinin arkasından türkiyede birçok yeri akp nin kazanması aslında ülkede dinciler artıyor lafının göstergesi değildir bilindiği gibi akp'nin izlediği neoliberal politikalar şu anda sürecin iyi işlediğini belirtiyor onun dışında arkasındakı medya desteği akp^nin bir artı sı daha ama şu anda devletin elinde olan herşeyi özelleştiren akp devletin elinde birşey kalmayayınca ne yapmayı düşünüyor acaba.şu sekilde düşünelim şu anda devamlı eldeki tekeli,arsaları,taşınmazları satarak devlete ciddi anlamda para girdisi sağlıyor ama saten sattığı seylerde delete girdi sağlayan üretim yapan tesisler şu anda bu tesislerden gelen para devleti kısa bir süreliğine rahatlatır ama daha sonra elde birşey kalmayınca satacak seylerıde olmayınca para girdisini nasıl sağlanacak vergi deniyor fakat türkiye gibi bir ülkede verginin düzenli olarak toplanması imkansız kaldıkı örnek aldıkları amerika bile şu anda türkiyeden daha fazla kişiye devlette izdihdam yaratıyor...bu noktada türk solundaki bireylerin akp nın karsısına bir müdafa hattı oluşturmaları gerekıyor bu mudafa hattı ıcın su anda en guvenılır adres ne kadar tam olarak onaylamasamda gelecek acısından ıyı gorduğüm demokratık gucbırlığı...


 ugur tarafından 26.03.2004 09:28:56 tarihinde yazılmıştır.
 sevgili ali tarık ve nihat ikinize de teşekkürler. "ey halkım tanı bunları!" hitabım ahmed arif'e atıftı, kısa kesmek zorunda kalmıştım. nihat'ın notuyla daha da netleşti. konunun ali tarık'ın "patriot" filmindeki "subayların öldürülmemesi" hatırlatması ile örtüştüğünü de görmüş ama yine uzatamamıştım. herkese aydınlık, güneşli samanlar


 nihat tarafından 25.03.2004 22:08:32 tarihinde yazılmıştır.
 iki konuda bir daha yazmak hasıl oldu... 1- boşbakan paralı askerlik için gençlere askerlik şubelerine dilekçe vermeleri çağrısında bulundu... bunu ben yapsam, askeri savcılar hemen " halkı isyana teşvik veya halkı askerlikten soğutmaya çalışmaktan veyahutta; halkı askeri makamlara karşı dilekçeli kalkışmaya kışkırtmaktan " dava açar, beni sürüm sürüm süründürürlerdi... 2- erhan göksel'in seçim anketini seyrettim. tarhan erdem'i ve anket sonuçlarını yerden yere vurdu sonra da kendi anket sonuçlarını açıkladı... eh onun anketinin de tarhan erdem'inkinden pek bir farkı yoktu. hatta onun anketinde akp daha fazla oy alacak görünüyordu. üstelik izmir' de akp'li oluyordu... acaba diyorum... emerika akp'nin suyunu ısıttı da... iyice zirveye çıkarıp... tepe üstü yere mi çakmak istiyor?.. sahi; 2.başkan emerika'da neyin pazarlığını yaptı acep?..


 ali_tarik tarafından 25.03.2004 19:54:37 tarihinde yazılmıştır.
 tck'na "milli ve manevi değerleri zayıflatmak, halkı askerlikten soğutmak" türü suçları niye koyuyorlar biliyor musunuz?
şunun için..
ben şimdi sinirlenip bunlara dersem ki, "türkiye cumhuriyeti kurulduktan sonra kore harbine gençleri gönderdiniz.. sonuç biliniyor.. sonra kıprıs'a çıkartma yaptınız, askeri literatüre geçtiniz.. hatta kendi muhribinizi bağırta bağırta batırdınız.. pkk ile savaş adı altında girdiğiniz içsavaştaki sonuçları, abdullah özalan davası görülürken kendiniz itiraf ettiniz.. kuzey ırakta sanki türkiye için birşey yapıyormuş gibi emerikaya hizmet ederken güvendiğiniz dağlara mart karı yağdı en seçkin birliğinizin elemanlarının kafasına çuval geçirildi, "tısss".. üstelik kuzey ırak'daki peşmergelere askeri eğitimi veren sizdiniz... operasyon kariyeriniz budur...
tabii böyle şeyleri yazmamak gerek.. ortada kanun var.. "nizam" var... "intizam" var... siz de yazmayın..


 ali_tarik tarafından 25.03.2004 19:31:49 tarihinde yazılmıştır.
 ugur'un dikkatinden kaçmayan alemdaroglu beyanati yorumuna ek olsun diye anadolu ajansı'nın bir haberini özetleyeyim ve ileri geri biraz konuşayım..
sivas asliye hukuk mahkemesi, cizre'de mayına çarpma sonucu iki bacağını kaybeden uzman çavuş'a ödenen 57 milyar liranın faiziyle geri alınmasına karar vermiş.. kararın ayrıntıları ve neden paranin geri alındığı yazmıyor ama savunma avukatının, "müvekkiline ödenen paranın, iddia edildiği gibi sebepsiz zenginleşmeye yol açmadığını" ileri sürmesi, görevde sakatlanan uzman çavş kazım daşbaş'dan parayı geri almak için hazine avukatının nasıl bir dilekçe yazdığını anlatıyor..
hamas liderinin vurulması ile ilgili eşek dili'ne de yazdığımız gibi, eskiden soylular ordulara komuta ediyordu.. simdi o kadar da soyluluk kalmadığı için sermaye, ücretini ödeyerek ve imtiyaz sağlayarak ordu yönetiyor.. oyak'ın ticari faaliyetlerinin artışıyla yaşadığımız süreç arasında bağlantılar kurulamaz mı?..
zamanında "en büyük asker bizim asker" diye mhp'li tosuncukların omuzunda otobüslere trenlere doldurulan ve iç savaşa gönderilen gençler yaralandığı ve öldüğü zaman "günün gereği" tazminat, şehit maaşı vs. ödüyorlardı.. savaş gündemden düştükten sonra bunlardan yan çizilmeye başlandı..
o zamanlar pkk lideri abdullah öcalan'ın ikamet ettiği dubleks evi gazetelerde yayınlatarak "gerillalar dağda, mağaralarda yaşarken apo lüks içinde" başlıkları attıranlar, orduevlerinde koç yumurtası kebabı yiyorlar, lüks lojmanlarda oturuyorlar, lüks arabalarla geziyorlardı... hangi pkk eyleminden sonra ordu evlerinde eğlenceler iptal edildi?
içsvaşta ölen askerlerin kanları üzerine siyaset geliştirip iktidar ortağı olan mhp, sonunda emerikanın talimatıyla abdullah öcalan'ı affetme başarısını gösterdi..
ırak işgali sürecinde izlemiş olacağınız gibi emerika, abd vatandaşı bile olmayan gençleri savaşa sürüyor.. bunlardan ölenler olduğunda abd vatandaşlığıyla onurlandırıyor(!).
icsavaşta cepheye sürülüp sakat kalınca verilen tazminat sebepsiz zenginleşmeye yol açıyormuş... doğru.. zenginleşmenin sebebi emek sömürüsü, hırsızlık, rüşvet ve ülkesini, insanlık değerlerini satmaktan geçer..
"en büyük asker bizim asker"ler için bilkent cumhuriyetinde yüzlerce dönüm üzerine açılan rehabilitasyon merkezini arada bir ziyaret edip, ruhen veya bedenen sakat bırakılan gençlerin yanaklarını okşayıp timsah gözyaşları dökenler, dönüşte oyak şirketlerinin karlarını hesap ediyorlardır..
ülkemizin menfaatlerinin, incirlikte emerikan askerlerinin varlığına bağlayan fetvacı "kahraman" lara ithaf olunur..


 nihat tarafından 25.03.2004 19:22:43 tarihinde yazılmıştır.
 sayın vektör'e(affedersiniz "rektör demek istemiştim...) söylenecek bir tek sözüm var: önden buyurun!.. (veya rektörüm; izindeyiz!.. iznimiz bitince yanınıza geliriz...) a.arif usta ne de güzel söylemiş: " bunlar engerekler ve çıyanlardır... bunlar, aşımıza ekmeğimize göz koyanlardır..." samanınız bol, otlarınız her dem yeşil olsun benim sevgili eşşek kardeşlerim...


 ugur tarafından 25.03.2004 16:29:05 tarihinde yazılmıştır.
 site sakinlerinden özür diliyorum. sanki önemli birşeymiş gibi kişisel hayatımdan bir parçayı buraya yazmak istemezdim ama dayanamıyorum. üniversitemin rektörü alemdaroğlu, "k.ırak'ta 35 bin şehit verdik, gerekirse 135 bin daha veririz yunanistan'ı da alırız-(ntvmsnbc)" demiş. 1999 yılında asteğmen olarak askere alındım,... ver elini şırnak, oradan da kuzey ırak sınırı. kuzey ırak'a yaklaştıkça, geçtiğimiz her kademede birileri aramızdan üst emirlerle çekilerek çok ileri noktalara gitmeden alıkonuluyordu. en son noktaya kadar gelenlerimiz arasında, (yani herhangi birileri tarafından "tamam yeter, daha ilerisi senin için tehlikeli" denilmeyenlerimiz arasında) babası emekli albay olan bir çocuk da vardı, babasının rütbesini de dile getirip "işte biz böyleyiz. vatan için...." türü konuşurdu. ne zaman ki türkiye sınırının son noktasına, yarısı türkiye'de, yarısı kuzey ırak'ta kalan berkur tepe ileri üs bölgesine gideceğimiz belli oldu, o çocuk da bir üst emirle aramızdan çekildi. "geçici görev" ile şırnak'a döndü. geçici görevi askerliğinin sonuna kadar sürdü. ****************************bunlar "elit"lerdir ey halkım, tanı bunları. 35 bin şehit içinde ne kendilerinin ne de yakınlarının kanı yoktur. dağlara terini dökerken de, mayına rastlamamak için taştan taşa sekerek ilerlerken yanında onlardan kimseyi göremezsin. bütün geceyi ve günleri karlar altında pusuda geçirdiginde seninle mevzini paylaşmazlar. ama kanın ve canın üzerine sonsuz söz hakları vardır. neden böyledir, nasıl olmuştur, ne zamana kadar devam eder kimseler bilmez.


 nihat tarafından 24.03.2004 23:16:40 tarihinde yazılmıştır.
 kosa'ya..... doğrusunu isterseniz, ayrıntılı yazınızı hasretle bekliyorum!.. "ulusların kendi kaderlerini tayin hakkı!?.." konusunda bir iki söz de ben söyleyeceğim... kıbrıs konusunda da "materyal" toplamanızı tavsiye ederim... kıbrıs'ta yunanistan ve türkiye'nin "eli"ni çekmesini yazmışsınız, sahi, oradaki üç adet ingiliz üssünden haberiniz var mı?... ingilizler de kıbrıst'an şeylerini; üslerini çeksinler mi?... sevgili dostum, sloganlar iyi gaz verir ama, direksiyonu yolun kıvrımlarına uygun kullanmazsanız; yoldan çıkarsınız. samanınız bol olsun...


 kosa tarafından 24.03.2004 13:55:21 tarihinde yazılmıştır.
  türkiye kıbrıstan elini çek. kıbrıs halkı artık birleşmek istiyor yunanistan ve türkiyenın egemenliğinden kurtulup kendi ülkelerinde yaşamak istiyorlar bu noktada devrimcilerin görevi leninin 'ulusların kaderini tayin etme hakkını' iyi analiz etmek lazım. bu konu ile dah aayrıntılı bir yazı yazacağım ama materyal topluyorum


 kosa tarafından 24.03.2004 13:34:55 tarihinde yazılmıştır.
  bush(t) ankaraya gelecek(mi)? başkan olduğu günden beri dünyanın başında bela olan petrol manyağı bush, 26 haziranda ankara'ya geleceğini açıkladı.önce afganistan'da ardından ırak'ta binlerce masumun ölümüne neden olan bu katil ampul tayyip'le ikili görüşmeler için ankaraya gelecekmiş.28 haziranda ise : berlusconi, blair gibi haydutların katılaçağı ve yeni cinayetlerin planlanacağı nato toplantısı için istanbul'a gelecekmiş yeri gelmişken nato'nun da ne menem bi şey olduğuna değinelim. 1952'de dünyanın bütün emperyalist devletleri tarafından kurulan nato, bugün gangster çetesi olarak varlığını sürdürüyor.çete reisi abd'nin ve onun gangsterlerini 3.dünya ülkelerini işgallerin, cinayetlerine, sömürülerine gözlerini kapıyor. ırak işgalinde olduğu gibi. en ufak bir olumsuz görüşünü açıkladığında ise çete reisi tarafından salanmıyor bile. nato'nun ne kadar anlamsız, işlesiz olduğunu gözlerimizle görmedik mi? istanbul'daki nato zirvesi ise, beyinsiz bush(t) ve şahinleri açısından ayrı bir önem taşıyor.geçtiğimiz yıl tam da bu zamanlarda, işgale ortak edemedikleri avrupa devletlerini bu sefer istanbulda ikna etmeye çalışacaklar. yani nato, işgali ^meşrulaştırmak^ için bulunmaz nimet. bütün devletlerin onayıyla ^meşrudur^ damgasını bir yerlerine yapıştıracak olan bush(t), hem savaş karşıtlarının sesini kesecek hem de seçim öncesi avantaj sağlayacak (mı). işte tam da bu sebeblerden bush(t)'un ankara ve istanbul seyahatlari bizim için çok önemli. bizler, bu katillerin binlerce masumu öldürdüğünü ve bunun asla meşru olamayacağını biliyoruz. işte, bush(t)'un kıçına tekmeyi basmak, katilleri durdurmak için süper bir fırsat. 27 haziranda ankara'da 28-29 haziranda istanbula dünyanın dört bir köşesinden akacağız.


 ugur tarafından 24.03.2004 10:59:52 tarihinde yazılmıştır.
 şeyh yasin'in liderliği, rolü vb. konularında kafamda birşeyler var ama önemli değil, bu adamla ilgili beynimde en fazla yer kaplayan düşünce şu: 13 yaşında boynundan alt bölümü tümüyle felç olmuş, sadece kafasını hareket ettirebilen bir çocuk, nasıl olur da bu yoğun savaş coğrafyasında bir örgüt kurar, geliştirir ve bölgenin en büyük ikinci örgüt haline getirebilir? tek ayağı aksak insanların bile dilendiği, hafif özürlü insanların bile 'devlet bize iş versin çünkü birşey yapamıyoruz' diye şikayet ettiği (ve haklı da oldukları) bir dünyada bu adam nasıl başarmış? ben buna hayret ediyorum sevgili eşşek dostlarım. umarım dökülmesine neden olduğu onca kandan sonra tanrısı onu ümit ettiği gibi karşılar. öteki dünyada " '..birini öldürmek, bütün kainatı öldürmek gibidir..' ayetini hiç mi okumadın be adam!" derlerse vah şeyh yasin'in haline.


 ugur tarafından 23.03.2004 15:43:03 tarihinde yazılmıştır.
 "temizlenerek organik tarıma açılması planlanan suriye sınırındaki mayınlı alanların haritalarının kaybolduğu ortaya çıkmış.haritaların kaybolması üzerine mayın temizliği için 3 uzman uluslararası firmayla anlaşmaya varılmış-ntvmsnbc" hiçbir zaman böyle bir harita olmadığına bile bahse girebilirim. sizce kafadan mı atıyorum? hayır, sadece risk alıyorum. konu suriye sınırı değil de ırak sınırı olsaydı herhangi bir mayın haritası olmadığını bizzat bildiğimi rahatlıkla yazabilirdim. ama suriye sınırı bana biraz yabancı. ırak sınırında bir yıl dolaştım (vatan borcumun ödeme veznesini oraya açmışlar). arazi -askeri tabirle- "kirlidir". ama harita falan hak getire. gerçi kirli bölgeler bilinir. mesela: evil deresi hem mayın hem de bubi tuzakları olan bir yerdir. altın tepe, harababil tepe, tuzlu su mevki, berkur tepenin etrafı, düğün dağı ve grokomar tepe (gerçi bu tepe ırak tarafında kalır) ırak sınırının 20 kilometrelik bir bölgesinde (14:9-15:3 numaralı sınır taşları arasında kalan bölge) benim bildiğim kirli bölgelerden bazıları. neyse; şimdi içimden "ordumuzun bunları temizleyecek askeri yeteneği yok mudur ki bu millet istihkam subaylarına ayrı, uluslararası şirketlere ayrı para öder" yazacağım ama içimden gelmiyor. mayın temizliği için ankara'daki sıcak karargahlardan çıkacak bir emrin bütün cefasını, bütün tehlikesini zavallı ana kuzusu çocukların çekeceğini o kadar yakından biliyorum ki! bir askerimin dağ geçitlerinde yorgunluktan yerlere yıkılıp da "mayıııın, mayın, yok mu. bir mayına bassam da artık kurtulsam" diye bağırışı kulaklarımda halen o kadar taze ki!


 nihat tarafından 22.03.2004 22:47:22 tarihinde yazılmıştır.
 amerİkan elçİlİğİnde akp nereye gİdİyor toplantisi abd büyükelçisi eric edelman, geçtiğimiz hafta perşembe günü önde gelen araştırma şirketlerinin üst düzey yöneticileri ve siyaset bilimcilerden oluşan 7 kişiyi çağırarak ``akp nereye gidiyor`` sorusuna yanıt aradı. 2.5 saatlik toplantıda tayyip erdoğan`ın yükselişinin nereye kadar süreceği ve bunun ne tür gelişmelere yol açabileceği konuşuldu. elçilikte gizli zirve... 15 dakikalık bir kokteylle başlayan yemekli toplantı 2.5 saat sürdü. toplantıda abd tarafında büyükelçi eric edelman`ın yanısıra elçilik siyasi İşler müsteşarı john kunstadner, müsteşar robert deutsch, basın ve halkla İlişkiler müsteşarı james moore ve 4 kişi daha bulundu. akp`ye yakınlığı ile bilinen anar araştırma şirketinden ayrılanların kurduğu pollmark araştırma şirketinin de temsil edildiği toplantıda, açıkladığı anketle büyük yankı yaratan tarhan erdem bulunmadı. kısa bir giriş konuşması yapan abd büyükelçisi eric edelman, daha önceki seçimlerden farklı olarak bu yıl gazetelerde çok fazla anket yayınlanmadığını, bu nedenle seçimler ve seçimlerden sonraki durumu doğrudan araştırmacılar ve siyaset bilimcilerle konuşmak istediğini söyledi. edelman ilk bölümde "bu seçimden ne sonuç çıkar" diye sordu. akp ve chp üzerinde yoğunlaşan edelman, masadakilerden bekledikleri oy oranlarını öğrenmek istediğini belirtti. İkinci bölümde edelman iki kritik soru sordu: 1) akp söylenildiği gibi % 50`nin üzerinde oy alırsa ne olur? bunun siyasi etkileri nasıl olur? bu ne tür gelişmelere yol açar? 2) akp bu düzeyde oy alırsa, değişir mi? siyasi ve ekonomik politikalarında herhangi bir değişiklik olur mu? edelman araştırmacılardan verebiliyorlarsa, ellerindeki araştırma sonuçlarını istedi. konuşmacılar oranlar vererek akp`nin hızlı yükselişinin sürdüğünü aktardılar. katılımcıların ortak görüşü akp`nin uzun süre iktidarda kalacağı ve kendisini riske atacak ekstrem çıkışlardan çekineceği yönünde oldu. chp`nin durumunun da konuşulduğu toplantıda, katılımcılar, chp`de bir lider değişimi olabileceğini, kemal derviş`in bu açıdan dikkat çekici bir isim olduğunu belirttiler. cem uzan`ın da gündeme geldiği toplantıda, araştırmacılar genç parti`nin oy kaybı yaşadığını aktardılar. özellikle akp üzerine analizlerin yoğun olarak yapıldığı konuşmalar, abd büyükelçiliği üst düzey yetkilileri tarafından dikkatle dinlenerek not edildi.


 nihat tarafından 19.03.2004 06:40:19 tarihinde yazılmıştır.
 **komplo teorisi** emerika türkiye'de bütün amacına ulaşmıştır. merkezde bir islam devleti,güneyde bir kürt devleti kuzeyde rum devleti,kuzeydoğuda bir parça ermenistan'a devredilmiş, trakya yunanistan'a bırakılmıştır... 2004 ekim ayında yapılan erken genel seçimlerde akp %78.4 oranında oy alarak; 550 milletvekilliğinin 513'ünü kazanmış, geri kalan milletvekiliğini de dehap kazanmıştır. yukarıdaki süreç bu olayla başlamış ve türkiye adım adım parçalanmıştır. türk ordusu: 2005'in ilk aylarında bir darbe teşebbüsünde bulunmuş, orduda büyük çaplı bir temizlik yapılarak, ordunun islamileştirilmesi sağlanmış, her sokakta bir cami projesiyle bütün sokaklarda ikibin kişi kapasiteli camiler yapılmıştır... çıkarılan yeni bir yasayla iktidara ters bütün profösörler emekli edilmiş, cumhurbaşkanlığı makamına rte seçilmiş, ülkede sistem değiştirilerek: başkanlık sistemi yerleştirilmiştir...*** hayırlı ve uğurlu olsun benim sevgili, müslüman eşşek kardeşlerim... eşşekliğinize doymayın emi benim sevgili sol ve sosyal demokrat katır kardeşlerim...


 nasuhi tarafından 18.03.2004 22:28:20 tarihinde yazılmıştır.
 esselamun aleykum... büyük üstad, prof.dr.süleyman ateş beyefendinin 20.03.2004 perşembe günlü vatan gazetesinde yazdığı yazının son bölümünü bana da bu meselede sual gönderen müminlere cevab olarak yazıyorum...***kur'an'a göre adetli kadın neyi yapamaz?***"yalnızca orayı yıkardı": hz. ayşe diyor ki: " ben ve peygamber ikimiz de cünüpken aynı kaptan (su alıp) yıkanırdık. ben adet halindeyken göbeğimle diz kapağım arasını kapatmamı emreder ve o şekilde benimle münasebette bulunurdu. i'tikafa girdiği zaman (mescidinden) başını uzatırdı, adetli olduğum halde onun başını yıkardım" (buhari, hayd,5). " ben adetliyken su içtiğim kabı peygamber (s.a.v.)'e uzatırdım, o da alır, benim ağzımı vurduğum yere ağzını koyup su içerdi. adetliyken yediğim tikeyi, peygamber(s.a.v.)'e verirdim, o da alır, benim ağzımı vurduğum yerden yerdi" (müslim, hayd, bab3, hadis: 14). " ben adetliyken allah'ın resulü ile beraber aynı kaftan içinde yatardık. eğer benden, kendisine bir şey bulaşmış olursa yalnız o bulaşan yerini yıkardı. şayet elbisesine bir şey bulaşırsa yalnız orayı yıkar ve o elbise içinde namaz kılardı" (ebu davud,nikah 46, taharet, 106; nesa'i , taharet 178, hayd 11; darimi, vudu' , 105; et-tefsiru'l-hadis, 7/338-340; el-cevahi,r fi tefsiri'l-kur'an, 1/200-201). *********************************** selametle kalın pek muhterem merkeb kullar...


 nihat tarafından 18.03.2004 00:58:29 tarihinde yazılmıştır.
 sevgili uğur, sanırım akp ve onun liderleri ile ilgili yazdığım yazıları daha iyi anlamaya başladın... akp zihniyeti eğer gerçekten demokrat veya bu düzenin kokuşmuş yanlarını değiştirmek gibi bir işe kalkışma yöneliminde olsaydı; 1994 yılında belediye seçimlerini kazandıklarında "sol" la işbirliği yapardı. ama onlar, işbirliği yerine ezmeye çalıştılar... ezdiler de...


 kosa tarafından 17.03.2004 13:42:23 tarihinde yazılmıştır.
 26 ve 27 haziranda sayın bush(t) ankaraya geliyor elimizden geldiğince iyi ağarlayalım


 kosa tarafından 17.03.2004 13:35:55 tarihinde yazılmıştır.
 ispanyada sosyalistlerin secimi kazanması dünyadaki antikapitalist harekete güç katacaktır.hatırlanacağı gibi ispanya eski başbakanı halkının yopğun protestolarına karşı savaş kararını onaylamıs ve ırakı işgal etmeye en az amerika ve ingilitere kadar istekli davranmıştı.gecen günlerde patlayan trenlerin sucunuda ondan kaynaklı eta ya yüklemeye calışmış hatta basını arayıp eta nın bu eylemı yaptığını söylemişti.çünkü el kaide nin olduğunu itiraf etse savaşa katılmakla yanlış yaptığını tüm halkına duyuracak ve secımlere 1-0 yenik başlayacaktı ama ispanya halkı aznarın söylediklerine inanmayıp secimlerde kendi gelecekleri için oy verdi.İspanyadaki zaferin tüm dünyadaki savaş karşıtı yükseltebileceğine inanmak gerekir ama inanmak yetmez birşey yapmalı



sayfalar : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36
 
önceki haberler için arşiv bölümüne bakınız
sitede şu an 71 kişi var | site istatistikleri | komikparti.org 2003-2009
portalconcept v3d by mariachi

  ahiret sualleri!

hangisi daha büyük bir katildir?

saddam
bush
evren
sesini çıkarmayan ben


4991 kişi oyladı.
  yazı dizileri!
eşeğin boynuzu
büyük onursal liderimizin yaşam öyküsü - bölüm : I II III IV V VI
odc bölüm : I II III IV V VI VII VIII
   
  eşek dili!
gladio mu dediniz?

tuna caddesinin türkiye tarihindeki önemi

türkiye hür ve kabul edilmi? masonlar derne?i'nin genel merkezi ankara'da tuna caddesiyle adakale soka?yn kesi?ti?i yerdedir.

önemli amerikan karargahlaryndan tuslog'un binasy, mithatpa?a caddesinde, tuna caddesiyle kesi?ti?i noktadadyr.

özel harp dairesi, 1952 yylynda seferberlik tetkik kurulu adyyla ankara'da tuna caddesinde bulunan bahçe içindeki bir binada kurulmu?tur. ilk komutany dani? karabelen'dir.

kybrys'taki türk mukavemet te?kilaty (tmt) isimli yeralty örgütünün merkezi, 1958'de özel harp dairesi tarafyndan yine tuna caddesinde bulunan kybrys ö?renci yurdunda kurulmu?tur. yani bary? döneminde yurt içinde devletin askerleri, sivil sava? merkezleri kurmu?lardyr.

gördünüz mü gladio'yu?.. sermaye, amerikan güçleri ve yerel özel sava? örgütü.. bir reklam spotu gibi.. üçü bir arada!.. afiyet olsun!..

kybrys için kuruldu?u söylenen tmt'nin yapysy da, türkiye'deki özel harp konusunda ipuçlaryyla doludur.

tmt'nin asyl komutany, özel harp dairesi ba?kany dani? karabelen'dir. kod ady cankurt'tur. kybrys'a gönderilen yerel tmt lideri albay vuru?kan'yn kod ady bozkurt, mucahitlere genel olarak kurt denmektedir.

1960'ly yyllarda türkiye'de ele geçirdi?i ckmp'yi mhp ye dönü?türen "ba?bu?" alparslan türke?'in komandolarynyn genel olarak "bozkurtlar" olarak anylmasy bir tesadüf de?ildir sanyrym.

özel harp dairesi, mücahitlerin e?itimi için tarym bakanly?yndan edindi?i bir araziye özel e?itim kampy kurmu?, burada e?itti?i sivillere askeri kyyafet giydirmi?tir. bu kamplaryn faaliyeti günümüze kadar devam etmi?tir. kamplarda insanlara amerikan ordusundan tercüme "komando" ve "gizli harekat" e?itimi verilmi?tir.

kybrys'ta kurulan özel sava? örgütü tmt'nin lideri vuru?kan'a 12 maddelik özel talimatta "özel harp dairesi'nin onayy alynarak öldürme" yetkisi verilmi?tir.

bu talimatyn 6. maddesinde, "kybrys'ta tmt'ye veya türk toplumuna yönelik; hainlik, casusluk, bozgunculuk faaliyetlerinde bulunanlar liderin ba?kanly?ynda özel bir kurul tarafyndan cezalandyrylacaktyr. ancak, yslah edilmedikleri için ortadan kaldyrylmasy gerekenler olursa, bunun için özel harp dairesinden izin alynacaktyr." denilmektedir.

tmt için bozguncu kime denir? mesela "karde?im biz ?urda rumu türkü birlikte bary? içinde ya?yyoruz.. kimse kary?masyn" diyenler mi?.. yyllardyr birlikte ya?ady?y rumlarla ili?kilerini sürdürenler mi casus olarak nitelenmi?tir?.. yoksa, kybrys'yn ba?ymsyzly?yny isteyenler hain olarak my nitelenmi?tir?.. subjektif kriter nedir?.. tmt, özel harp dairesinin emriyle kaç ki?iyi bu gibi gerekçelerle öldürmü?tür?..

tmt liderine bu talimaty veren özel harp dairesi, türkiye'de "yslah edilmedikleri gerekçesiyle" kaç ki?inin ölüm emrini vermi?tir?

"ba?bu?" alparslan türke?'in davadan döneni vurun!.. ben dönersem beni de vurun!.. sözünün de sebepsiz olmady?y ve sadece içinde bulunduklary örgütün ana kuralyny açyklady?y böylece anla?ylmy? olmaktadyr sanyrym..

kybrys'ta tmt için uygulanan kurallar türkiye için geçerlidir... çünkü tmt, özel harp dairesi'nin yavrusudur.

özel harp dairesi, eski komutanlarynyn da soyledi?i gibi "so?uk sava?" ko?ullarynda ve dönemin ihtiyaçlaryna göre kurulmu?tur. dönemin ihtiyacy, i?gal altyndaki vatan topra?yny korumak de?il, ülke içinde amerikanyn ve yerli temsilcilerinin istemedi?i dü?ünceleri savunanlaryn yok edilmesidir.

özel harp dairesi, bundan dolayy genelkurmayyn inkar etti?i bilinen ve bilinmeyen birçok karanlyk, kanly olayyn teorik planlayycysy durumundadyr. tabii j3'ün kontrolü altynda.

genelkurmay ba?kanly?y, veya turkish general staff kendilerine her ne diyorlarsa alsynlar belgelerini çyksynlar bir televizyon programyna tarty?synlar. hatta ça?yrsynlar biz e?ekler de gelelim.. ülkemizin bir dönemini aydynly?a kavu?turalym. öyle bazy yazarlara yaptyklary gibi savcyly?a ?ikayet edip çekilmekle olmaz bu i?ler.. (adresleri telefonlary biliyorsunuz bir mesaj atyn ya da aldyrtyn i?te nasyl isterseniz)..

konunun etrafyndan dola?arak, psikolojik harp teknikleri kullanarak ve tehditlerle bu i? çözümlenemez.. syky?ynca devlet syrry diye de yan çizilmez.. gelirken, amerikayla yaptyklary gizli anla?malaryny ve gerekçelerini, sonuçlaryny da yanlaryna alsynlar..

mevcudiyetlerinin yegane temeli neymi?, herkes görsün..

yahu, co?tuk gene aldyk aty gittik.. bir de altyncy madde kapsamyna girmeyelim ?imdi!..

yok canym, herhalde içlerinde bir avuç "bizim o?lan" da vardyr..

bunu yazan, her an ekleme çykarma yapma yetkisine sahip bulunan bozguncu ?ahsiyet: e??o?lube?kulak

 ali_tarik     20.01.2006


* öncekiler için arşiv'e bakınız