hoşgeldiniz!
 www.komikparti.org
 for english
 anasayfa
 parti içtüzüğü
 parti programı
 parti yasakları
 seçim bildirgesi
 komplo teorileri
 mesaj panosu
 alinin okulu
 sizden gelenler
 arşiv
 eşek@postası
 üye girişi
 isim
 şifre
   
üye olacağım!
şifremi unuttum
 aktif üyeler
 son katılan
 fwivstiw
 syakamoz
 zwuwpkvitvftngps
 nyasomzh
 avajqjvtfnckozptgj

 Toplam 1407 üye
 en çok yorum yapan
152
116
43
38
32
  bağlantılar!
  www.sinbad.nu
  yusuf küpeli, araştırma ve analizlerini "bilgi denizinde bir yelkenli" olarak tanımladığı sayfasında paylaşıyor.
 
  www.odc-t.ankara.af.mil
  bir gün tekrar açarlarsa türkiyedeki emerikan karargahının sitesini görebilirsiniz.
 
  www.adtdl.army.mil
  abd askeri doktrinleri için yetkiniz varsa tıklayın.
 
  www.bira.gen.tr
  biradarkzine
 
  www.siniroldum.com
  kardeş site..
 
  kullanıcı : misafir (yeni üye ol)

  mesaj panosu!
bende yazacağım!
 ugur tarafından 17.03.2004 11:32:48 tarihinde yazılmıştır.
 akp'li olmasanız, akp'ye oy da vermemiş olsanız ama bir şeklide tek başına iktidar olmuş bu partinin neredeyse tamamıyla sizin arzu ettiğiniz bir değişim çabası içinde olduğunu görseniz sevinirsiniz değil mi? işte ben de seviniyordum doğrusu. bugün ise bu partinin manisa belediye başkan adayının manisalı gençler davasının işkenceci polislerinin avukatı olduğunu okudum (bugünkü hürriyet). eğilimimi akp yönetimine şöyle ifade edeyim: yahu kardeşim o adama o vereceğime bizzat işkenceyi yapan polislere oy veririm daha iyi. yok yoook, niye onlara oy vereyim ki, işkenceci polislerin de patronu olan kişi bugün dyp genel başkanı. oyumu dyp'ye veririm hepsinden iyi. ******************akp'yi protesto ediyorum, eğer akp manisa belediye başkanlığını kazanırsa manisalılara mutlu bir yerel yönetim dönemi diliyorum.


 ugur tarafından 17.03.2004 09:05:11 tarihinde yazılmıştır.
 dünkü gazetelerde genelkurmay başkanı fişleme konusuyla ilgili ne demişti: "komutan benim, kabahat varsa bana aittir." dün genelkurmay'dan yapılan açıklamada ne deniliyor: "formda amacını aşmış istekler, bu konudaki eğitiminde zafiyet olan karargah subaylarının kusurudur." sadece 24 saat ara ile yapılan bu iki açıklama arasındaki fark, türkiye gibi bir ülkenin genelkurmayı için "tamam işte, ikisi hemen hemen aynı şey" diyebileceğimiz kadar az mı sizce? bence normal. ilgi alanı eğitimden politikaya, ekonomik kararlardan televizyon yayınlarına kadar sınırsız olan bir kurumun bu kadar çelişki yaşaması doğaldır. sözkonusu kurum tercihini yapmalı: ya her işi yapmaya çalışmaya devam ederek zaman zaman (giderek daha da sık aralıklarla) böyle olaylar yaşamayı göze almalı, ya personelini her işi yapmasına rağmen kusursuz iş yapan insanlar haline getirecek kadar sıkı sıkıya eğitmeli ya da her işle uğraşmak yerine daha ziyade kendi işiyle ilgilenmeye çalışmalı. hepinize samanlar, sevgiler


 netekim tarafından 13.03.2004 16:18:32 tarihinde yazılmıştır.
 sevgili vatandaşlarım, ciheti askeriyenin fişleme meseleleriyle ilgili yazılan yazıları okudukça yüreğim kabardı, yaşlı kalbim sıkıştı... bizim zamanımızda böyle miydi netekim?... kendine hürriyet denen müsvedde bir meseleyi yazmadan önce; "paşalar ne der?" diye durup düşünür, biraz da kaşınır, sonra bir iyi danışır öyle yazardı... çünkü: bu kaidelere riayet etmezse, kendilerinin nasıl kaşınacaklarını çok iyi bilirlerdi... eee, o zaman tepede oturan kişi erdelhun değildi... netekim bizler o laydan çok dersler çıkarmış idik benim sevgili parisli hemşehrilerim... netekim, patnostaki ilk imam hatip lisesini de 12 eylülden sonra ben açtım. tabii irtica bugünkü kadar gemi azıya almamıştı... gemi azıya almak dedim de aklıma geldi... savarona arızalanmış diyorlar doğru mu?.. bu konu hürriyet gazetesine sorulacak...


 nihat tarafından 11.03.2004 17:32:09 tarihinde yazılmıştır.
 bir süredir bu bombalama veya terör saldırılarının "mantık" dizgesini çözmeye çalışıyordum... sonra, bir anda tepemde bir "ampul" yandı. (tabii bu ampul akp'ninki değil... ) ve her şey, ama her şey, her yer aydınlandı... bu planı kim veya kimler yapmışsa çok iyi hazırlamış!!! işte size müthiş buluşum: bu saldırılar aslında dünyanın "mantık"ına yapılmaktadır... bakalım ve görelim...


 ugur tarafından 11.03.2004 08:42:21 tarihinde yazılmıştır.
 genelkurmayın fişleme olayı üzerine yazmamak olmaz. uzun olursa affedin. (bence) 1980'li yıllara kadar, henüz toplumun çok çok az eğitilebildiği, kimsenin dünyada neler olduğundan haberdar olmadığı ve kiminin doğu, kiminin batı, kiminin sağ, kiminin de sol türküleriyle ıslık çala çala yürümeyi (elle tutulur hiçbir şey yapmamayı) çok önemli bir iş sandığı devirlerde türk ordusu topluma göre kısmen de olsa eğitimli haliyle ileri görüşlü sayılabilirdi. ama yıllar ne kadar da çabuk akıp gidiyor. artık bir ekonomi profesörü ile küçükpazardaki hamalın ekonomiye çözüm tekliflerinin aynı olduğunu görüyoruz. başbakanlar ile taksi şöförleri sorunlara birbirine yakın açılardan bakıyorlar. peki ya tsk? kaymakamlıklara yazı yazarak cinsel gruplardan, internet gruplarına, ku klu klax teşekküllerine kadar her biraraya gelmiş üç dört kişi hakkında bilgi isteyen bir kara kuvvetleri komutanlığı ve bunu doğrulayan genelkurmay sekreterliğinin iç bünyesinin nasıl bir işleyişi olduğuna, işlerin ne kadar sağlıklı yürüdüğüne siz karar verin.


 nihat tarafından 09.03.2004 22:49:22 tarihinde yazılmıştır.
 dün(08.03.2004) mustafa balbay'ın yazısında (cumhuriyet gazetesi) kime ait olduğunu onun da bilmediği bir söz vardı: " aç kalan toplum, önce değerlerini yer..." ne dersiniz?...**uğur kardeşim, görüşlerine aynen katılıyorum. hakkımda yanılmıyorsun.** samanınız bol, ahırınız her daim güneşle dolsun!...


 ugur tarafından 09.03.2004 08:40:10 tarihinde yazılmıştır.
 sevgili nihat, arşivlerin digital ortama açılmasına direnmeyi anlamsız bulduğunu yazmışsın, aynı fikirdeyiz. ama bu işin içinde gizli bir plan olabileceğini de hatırlatarak "doğru bir tavır (aydınlık dergisi gibi değil)" sergilenmesi gereğine de işaret etmişsin. affına sığınarak ben bu ifadeden ne anlamam gerektiğine karar veremediğimi söylemeliyim. yani anlamsız olsa bile sırf ömer dinçer'in inadına buna karşı çıkmak gerektiğini mi düşünüyorsun? "kişisel olarak anlamsız bulduğun" bir tavır, işin içine bu adam girdi diye "doğru bir tavır" haline mi gelecek? galiba başka birşeyler anlatmak istedin, digital ortam ancak bu kadarına izin verdi. çünkü yorumlarından tanıyabildiğim kadarıyla sen, bir konuda hangi fikre sahip olman gerektiğini veya bir olayı nasıl yorumlaman gerektiğini veya neyin doğru olduğuna ilişkin kararlarını başka insanların duruşlarına göre belirleyen biri değilsin. ömer dinçer burada yer aldığına göre ben şurada yer almalıyım, şu adam fenerbahçeyi tuttuğuna göre ben galatasaraylı olmalıyım vb.vb. yerine eşşekler olarak bizler kendi samanlığımızı seçmeliyiz düşüncesindeyim. samanlığınız seyran olsun, sevgili dostlarım.


 nihat tarafından 04.03.2004 19:56:12 tarihinde yazılmıştır.
 aydınlık dergisi ile ilgili yazılan yazıdaki "osmanlı arşivlerinin dijital ortama açılmasına direnmeyi" kişisel olarak çok anlamsız buldum... ama;- yine kişisel deneyimlerimden yola çıkarak söylüyorum- ömer dinçer ve onun kafa yapısındaki insanların attıkları en küçük ve masumane görünen bir adımın bile, aslında çok incelikli hazırlanmış bir plan olduğuna eminim... bunu bazı arkadaşlar psikosomatik bir durum olarak değerlendirebilirler. bu,o durumun gerçekliğini değiştirmez... isteyen gözlerini açıp, doğru bir tavır sergiler(aydınlık gibi değil tabiii...n. ), isteyen aziz nesin gibi: "du bakali n'olcek..." diyerek durur ve n'olcekmiş görür... **samanınız bol, ahırınız temiz, otlaklarınız leziz otlarla dolu olsun! benim sevgili eşşek kardeşlerim...


 ugur tarafından 03.03.2004 11:54:18 tarihinde yazılmıştır.
 aydınlık dergisi elime geçiyor. ilgimi çeken dosyaları okurum. son günlerde elime geçen bir sayısında bir dosya gözüme ilişti, giriş cümlelerini aynen aktarıyorum: "ömer dinçer, osmanlı arşivi'ndeki bütün belgeleri 'şeffaflık' adına dijital ortama koyup, internette yayımlamak istiyor. projeye direnen genel müdür yardımcısı .....ve daire başkanı .......'ın sürgün kararnameleri hazırlandı...." ne olur biri bana bu belgelerin internette yayımlanmasında ne mahzur var anlatsın da bileyim. ne olur biri bana böyle bir girişime karşı çıkan insanları görevden almamak için sadece bir tek sebep söylesin de öğrenmiş olayım. neyse, maksat şeriatçı mı ne olduğu belirsiz bir adama hakaret etmek olsun diye saçma sapan bir yaklaşımla doldurulmuş sayfaları okumadan geçtim gitti. yazan kişinin mesaisine yazık.


 kocaayak tarafından 03.03.2004 10:14:01 tarihinde yazılmıştır.
 bide şu büyük kürdistan hayalleri...hani 1. körfez savaşından sonra amarıkada eğitilen ve türkiye tarafından kırmızı pasaport ile taçlandırılan kürt gruplar...aslında bu kadar bağırdıklarına bakmayın bu amarıkanın ortadoğu planlamasında onların yeri yok.ortadoğunun böyle bir etnik yapıyı kaldırmayacağını bile amarıkalılar onları zaten dışladılar..yani açıkcası kullanıp bir köşeye attırı verdiler gari...koyu islam-açık islam, musevi-filistin sorunu, ırak sorunu, su sorunu, ermeni-azeri sorunu, iran'ın kendini yenileme süreci gibi daha binlerce soru varken kim takar kürt sorununu, sonuçta mermisini amarıka veriyor, mermisiz tüfek rakısız ve rokasız bir balığa benzer...


 kocaayak tarafından 03.03.2004 10:01:54 tarihinde yazılmıştır.
 son dönemde pek basınımıza yansımayan gelişmeler olmaktadır...bunların en önemlileri ise suudi ailelerin-ki büyük bölümü saltanata ait-tüm mal ve para varlıklarını ülke dışına çıkarmaları ve gerek avrupa, gerekse de değişik adalar ve mülkler satın almalarıdır...kıprıs konusuna gelince her yardımın mutlaka hediyesini alan amarıkalılar bu üs-t-konusunda büyük bir baskı yapmışlar ve akepe iktidarı da bunu kabul etmiştir...bu aralar denktaşın başına garip kazalar gelmez umarım...bir de ilgilenen akideşler için bir sorum var...milli mücadele sonunda hilafeti tbmm kararı ile kaldıran türkiye, bu kararı almamış olsa idi ve hilafeti devam ettirse idi-lüksenburg, isveç, ingiltere gibi hem kraliyet, hem de cumhuriyet yönetimleri gibi-türkiye'nin şu anki durumu ne olur du? acaba...ilgilenen arkadaşlardan bi cevap allah rızası için...


 ugur tarafından 03.03.2004 09:11:15 tarihinde yazılmıştır.
 kocayak hoşgeldin. ortadoğu projesi hakkındaki öngörülerine aynen katılıyorum. hatta komplo teorilerini hiç sevmeme rağmen, son birkaç gün içinde ırak'ta hem sünnilere hem de şiilere yönelik şiddet eylemlerinin de bu proje ile bağlantılı olduğunu düşünüyorum. bombalama olaylarının bu proje ile eşzamanlı ortaya çıkmasının insanları bölgede yeni bir düzenleme gerektiğine ikna etmek için çok yararlı olacağı açık. ama kıbrıs olayının bence bununla ilgisi yok. abd'nin ortadoğu'da bir düzenleme için kıbrıs'a ihtiyacı olduğunu sanmıyorum. bölgede yeterince üssü var zaten. bütün dünyanın dikatlerinin odaklandığı bir adada yeni pozisyonlar yaratarak tepki çekmek yerine mevcut üslerini kullanması daha kolay olur. zaten onbinlerce abd askerinin hazır olduğu bölgede illa da bir deniz üssü gerekiyorsa da fiyakalı bir uçak gemisinin bu görevi yerine getirebileceğini düşünüyorum. malum, askeri stratejilerin dayandığı konseptler ada, tepe, mahkum arazi gibi jeolojik oluşumlara bağlı olmaktan giderek uzaklaşıyor.


 kocaayak tarafından 02.03.2004 17:51:03 tarihinde yazılmıştır.
 bu arada son dönemde geç dahi olsa okumakta olduğum "vahidettin, mustafa kemal ve milli mücadele"-turgut özakman- kitabını bu topraklarda yaşayan tüm insanlara şiddetle tavsiye ederim.çünkü tarihimizde bu topraklar üzerinde oynanan tüm oyunların asıl kaynaklarının kimler olduğunu daha net göreceksiniz.kürtler, ermeniler, aşırı islamcılar, yunan, fransız, ingiliz, italyan, alman ve araplar ile ilgili tüm gerçekler.belgeleri ve kanıtları ile...gerçekleri objektif görebilen her insan bu topraklarda ki oyunları daha net ama şekil değiştirmiş olarak devam ettiğini, içimizde de belli güç odakları tarafından nasıl desteklendiklerini göreceklerdir...


 kocaayak tarafından 02.03.2004 17:41:43 tarihinde yazılmıştır.
 amarıkanın yeni dünya düzeni içerisinde gözüken rollerinden biri...gelecek beş yıl içerisinde ortadoğuda globalleştirdikleri yeni dünya düzeni neticesinde iran ve sudiarabistanda yaşanacak iktidar değişikliklerine hazır olun...şimdi bana gülecek olan arkadaşlara bu notu saklamalarını rica etmekten başka elimden bi şey gelmiyor.hele bi şu kıprıs amarıkan desteği ve yardımı ile çözüme kavuşup!amarıkan üsleri açılsında bi görelim...ama gerçekten arabistan yarımadasında ve iranda gerçekleşecek değişikliklere dikkat!!!! çekiyorum...bu arada uzun bir müddettir buralarda değidim, gören, gezen, duyan, okuyan tüm komikpartili arkadaşlara merhaba...


 karakacan tarafından 20.02.2004 09:57:46 tarihinde yazılmıştır.
 bariz ama biraz değil oldukça yoğun olumsuz bir özelliğidir insanımın . soyut düşünme geleneği yoktur,somut olanı algılar . balık belleğinden insan belleğine geçememiş olmasının temel nedenlerinden bir budur . selde,depremde,ekonomide,siyasette.....telef olup olup da,ders almayıp yine telef olması da bundandır . onun derdi,her gün kurtlar sofrasında dişlenmek,ısırılmak,etinden et koparılmak değildir . onu rahatsız eden , bunu birinin/birilerinin zaman zaman ona anımsatmasıdır . kahretsin ! mezgİt tavanın da tadına doyum olmaz ............selam olsun !!! _________________


 nihat tarafından 20.02.2004 00:31:50 tarihinde yazılmıştır.
 komik parti genel merkezine ankara dolayları... bilindiği üzere, 28 mart 2004'te yerel seçimler yapılacaktır. bu seçimlerde partinizden .... ilinde belediye başkanlığına aday olmak istiyorum... gerekli propaganda önerileri aşağıya yazılmıştır. beni destekleyecek ve öneride bulunacak üyelerimizin destek ve önerilerini bekler; art ayağınızın altındaki demiri hürmetle parlatırım... ayrıca, sayın genel başkanım neresini isterse orasını bir güzel şey ederim...tımar ederim...imza: arsız hırsız kesikkulak... *on yıldır onlar yedi sıra bize geldi... *bas mühürü kıçıma, basayım nalları kıçına...


 nihat tarafından 20.02.2004 00:26:35 tarihinde yazılmıştır.
 karakaçan'ın enfes yazısını okuyunca lise yıllarım aklıma geldi... 1978'de bir grev çadırında grevci işçiler yerine grev nöbeti tutmuştum... yaptığımın(mızın) eşşeklik olduğunu sonra anladım... aaaiiiiii,aaaiiiii...hürmetler...


 ugur tarafından 19.02.2004 13:47:49 tarihinde yazılmıştır.
 karakaçan, tema ve anlatım şeklin hoşuma gitti. adeta zihnimde canlandı o dünya. konunun özüne gelince: işim gereği küçük bir adam olarak büyük (baya büyük) patronlarla ilgili çalışıyorum. çok zenginler. kimisi kazım abi gibi hemşehrilerine iş veriyorlar. bence hiç sorun değil, çünkü maaşlarını kendileri ödüyorlar. para kendilerinin, istedikleri gibi dağıtabilirler. kazım abiye gelince: kendisini de tanımam ona referans olan partili hemşehrisini de. peki neden trilyonlarca lira zarar eden kamuda onun ve onun gibi onbinlerce çalışanın maaşını ben ödemek durumundayım? ne zamana kadar ödemeye devam edeceğim? kazım abilerin 'oy'unu satın almak isteyen bir 'parti'li varsa lütfen ona kendisi maaş versin. bence türkiye'de işlerin biraz olsun düzelmeye başlaması için yaşanması gereken pek çok üzücü şeyden biri tam olarak budur. hiçkimse maaşını benim ödeyeceğimi hesap ederek birilerini devlette işe almasın, çiftçiye para dağıtmasın, vb. vb. kardeşim. çünkü kazandığım para kendime ancak yetiyor.


 karakacan tarafından 18.02.2004 22:31:39 tarihinde yazılmıştır.
 siz tanımazsınız kazım abiyi iyi çocuktur .(a'yı yazıldığı gibi < ^ > sız okursanız kazım abi olur ).aslında tanırsınız da...belki hemen çıkaramadınız .çocuk dediysem,evli barklı -allah cümlemizinkini bağışlasın- iki evlat sahibi,senelerdir izmir tekel alkol fabrikasında çalışır bir işçidir . kazım abi köyden geldiğinde çiçeği burnunda bir delikanlı imiş .aylarca iş aramışlar kazım abime,iş yok .pazarcılık,işportacılık yapmış .derken partici bir hemşehrisine rastlamış kazım abi , sayesinde tekel alkol fabrikasına kapağı atmış işçi olarak .gene partici hemşehri sayesinde kısa zamanda bir de şef olmuş...evlilik çoluk çocuk filan derken,mahalle kaavesinde bizim kazım abimiz oldu . alkol fabrikasında çalışıp alkol sayesinde ekmek yemesine rağmen,ağzına alkol sürmez kazım abim .akşam kaaveden çıkınca biz meyhaneye gideriz, o önce camiye,sonra doooğru eve .kaavede muhabbetimiz futbol ve kıbrıs meselesi üzerinedir kazım abimle .siyasete neyim girmez .oysa siyaset sayesinde iş bulmuş, çoluk çocuğa karışmıştır .ama o işe girdikten sonra bitmiştir siyasetin hükmü .kıbrıs meselesi de siyaset değil bir milli davadır . kaavede oyun oynayıp bir yandan da televizyon izlerken haberlerde bazen işçi direnişleri üzerine ahkâm keseriz .gerek toplu sözleşmelerdeki uyuşmazlıklar,gerek özelleştirmeler,gerekse toplu işten çıkarmalar gibi sudan nedenlerle işçiler direnişe geçti mi,diğer işçilere dayanışma çağrısında bulundu mu,bunlar da haber oldu mu....laf kıtlığında dedikodusunu yapar,bir yandan da çift okey atmak için taş çalarız .kazım abim de bir işçi olmasına rağmen çok kızar bu işçi ayaklanmalarına .ona göre bu direnişçi işçiler yattığı yerden para kazanmak isteyen,dahası memleketi batırmak için şer güçlerle işbirliği yapan dinsizlerdir .aynı fikirdeyim. bulmuşsun bir ekmek kapısı,sana ekmek veren eli ısıracağına kıymetini bilsene ! lafı uzattım,esas olaya geleyim .geçen gün kaavede oturuyoruz,bir kısmımız tavla oynuyor,bir kısmımız okey,kimimiz pişti...kimisi lak lak ediyor,kimi can sıkıntısından burnunu karıştırıyor....derken kaavenin kapısı hışımla açıldı,kazım abi daldı içeri ."sizi gidi vicdansızlar sizi,sizi gidi insafsızlar sizi,sizi gidi....." diye sayıp sövmeye başladı .ne olduğunu anlayamadık tabii ."dur yahu,ne oluyor ? hele bir otur,anlat" dediysek de,oturur mu kazım abim ! bir yandan kaave içinde volta atıp bir yandan,araya küfürler de sıkıştırarak baarmaya başladı,anlatıyor güya...efen'im.... bunun çalıştığı fabrika,yani tekel alkol fabrikaları izmir işletmesi özelleştirilmiş...burada çalışanlar istanbul,bolu,bilecik,bandırma,muğla... gibi yerlere tayin edilmiş .bunun üzerine kazım abim ve arkadaşları direnişe geçmişler...diğer sektörlerde,diğer işletme ve fabrikalarda çalışan işçileri direnişe,dayanışmaya çağırmışlar .ama onlar,yani tuzu kuru diğer işçiler bunları bozguncu belleyip aldırmamış bile . kazım abimin tayini bilecik'e çıkmış ! oysa burada kurmuş düzenini . nasıl ,niye gitsin kazım abim ? bir de tekel genel müdürlüğü "18 şubat'ta belirlenen yerlerde iş başı yapmamanız halinde,iş akitleriniz feshedilecektir" diye bir tebligat yapmış mı sana ! ortada direniş mireniş kalmamış . bir de bakmış kazım abim...etrafında kimse yok ! o hızla koşmuş kaaveye,bize fırça atıyor . "ayıp ediyosun kazım abi,vatan toprağının her karışı kutsaldır . ne olur gidip biraz da bilecik'te çalışsan...yattığın yerden ekmek yemek yakışıyo mu sana ? hele hele bozgunculuk hiç yakışmıyo...." demeye kalmadı, "astirinulan bok herifler ! işçi bilinci yok sizde !" diyerek kaave kapısını bir çarparak çıktı ki kazım abim,kapı camları şangur şungur ! işin kötüsü,cam işçileri de grevdeymiş.....bozguncu gomanisler ! cam taktıramıyoruz,bu soğukta camları kırık kaavede okey oynuyoruz , hasta olacaz . sağlık işçileri,doktorlar,hemşireler,hastabakıcılar greve gitmese bari............


 nihat tarafından 16.02.2004 11:15:46 tarihinde yazılmıştır.
 iktidarın star televizyonu'na yaptığı baskını televizyondan(habertürk) canlı seyrettim. bu grubun yayın politikasını, yaptığı şantajları, kendi çalışanlarına yaptığı baskıyı, korsan bir televizyon olarak kurulmasını...vs. unutmadım. unutmayacağım... unutmayacağım bir şey daha var: bu baskını izleyen ama canlı olarak yayınlamayan, iktidarın borazanı olmuş(gerçi, geçmiş iktidarlar döneminde de böyleydi.) kendine "özgür basın "diyenleri de unutmayacağım... samanınız bol zamanınız değerli olsun benim eşşek kardeşlerim...


 ugur tarafından 10.02.2004 08:58:43 tarihinde yazılmıştır.
 sevgili baretta'nın notu üzerine hiç dayanamam yazarım. çünkü itirazım var. kısa kısa değerlendirmelerinize sunayım. bütün olarak okunduğunda işlenen tema kulağa doğru gibi geliyor. ama üzerinde düşündüm ve doğru gibi gelmesinin nedeninin bu konuların çok sık telaffuz edilmesi olduğu sonucuna vardım. bence hatalı yönleri var. ülkeyi yıkmak veya sömürmek isteyen birilerinin olduğu kesin, ama 1 milyon kişilik bir teşkilat olduğu konusunda tereddütlerim var. bu rakam neye dayanıyor bilmiyorum ama ben aksini iddia edemem. osmanlı almanya'ya yamandığı için çökmedi, çökmemek için ona yaslanmıştı, olmadı. nitekim almanya'da aynı dönemde osmanlı ile birlikte çöktü. bu düşünce tarzı, 'bak gördün mü, doktora gitti öldü. demek ki doktor öldürdü' demek gibi birşey. (dikkat: bu bir benzetme. almanya'nın osmanlı'nın doktoru olduğunu anlatan bir cümle değil) "yabancı dil eğitimi ile türk dilinin ve türk kültürünün bittiği" konusunu artık size bırakıyorum. bence birkaç dil bilen bir yazarın güzel bir türkçe eser yaratma şansı, sadece türkçe bilen bir başka yazara göre çok daha fazladır. düşünelim, türkçeden başka dil bilmeyen 10 milyon atatürk genci, dünyaya atatürk'ün ümit ettiği mesajları gerçekten verebilir mi? farkındasınızdır, bizim gerçek sorunumuz fazla ingilizce bilmek ve bu yüzden türkçeyi unutmak değil, kendi dilimizi bile bilmemektir. sevgili baretta, eğitim sistemimiz konusunda yerden göğe kadar haklısın. halkın uyandırılması konusuna gelince: neden 'halkın uyuduğu' gibi bir yargın var? halk (bu kavram nelerden oluşuyorsa) senin veya benim istediğim şekilde hareket etmeyebilir. farklı tepkiler gösterebilir veya sessiz kalabilir. 'benim istediğim veya tahmin ettiğim hareketleri yapmıyor, tepkileri vermiyor. belli ki uyuyor. hadi uyandıralım!" diye düşünmemelisin. herkes kendine iyi baksın


 ali_tarik tarafından 08.02.2004 10:40:26 tarihinde yazılmıştır.
 baretta1 rumuzlu taze üyenin yazdıklarının altına imza atacak onbinlerce kişi var.. bana göre bu durum, üzerinde durulması gereken ilginç sosyo-politik bir hadisedir...
baretta1 rumuzlu üyemize, internet alanımızda yayınlanmış (odc başta olmak üzere) birtakım yazıları incelemesini öneririm.
böylelikle, kimi kime şikayet etmemizi teklif ettiğini daha iyi görmüş olacaktır.
saygılarımla


 nihat tarafından 06.02.2004 23:05:33 tarihinde yazılmıştır.
 sayın ve de sevgili baretta 1'e........*** 1-günaydın efendim... 2-üsküdar'da sabah oldu... [ malum-u aliniz; üsküdar, türkiye'nin bir hayli batısındadır...] 3- yazdıklarınızla rumuz'unuz pek uyuşmadı!... yoksa yanılıyor muyum?...


 baretta1 tarafından 06.02.2004 20:02:06 tarihinde yazılmıştır.
 arkadaşlar sizinde bildiğiniz gibi dünyada türkün türkten başka dostu yoktur.ülkemizde bugün en büyük tehdit ne irticadır, ne komünizmdir ne de ekonomik istikrarsızlıktır.bunlar gelip geçici şeyler. şu anda en büyük tehdit amerika'nın bizi bir sömürge devleti haline getirmesi ve bizim de uyum süreci altında amerika ve ab'ye yamanmamızdır.osmanlı devleti zor durumda kaldığında almanya'ya yamanmış ve parçalanmıştır.biz türküz, atatürk gençliğiyiz.50 yıldır bizi sağcı solcu çatışması ile uyutuyor bu insanlar.ülkemizde en az 800.000 vatan haini ve devletin içinde 200.000den fazla yetki ajanı vardır.bunlar 50 yıldır teşkilatlı bir şekilde çalışmakta ve sevr ile lozan anlaşmalarında yapamadıklarını masaüstünde yapmak istemekte, bizi bölmek istemektedirler ben batılıların ciğerlerini bilirim.onlarda yüzyıllardır haçlı zihniyeti vardır.hep "endülüs'ü (ispanya) geri aldık, buralar (anadolu) hala duruyor" diye düşünürler. milli eğitim bakanlığımız koalisyon hükümeti döneminde anaokullarında yabancı dille eğitimi getirmiş ve güzelim türkçemizi bitirme noktasına getirmiştir.nitekim 2 nesil sonra türkçe tamamen ortadan kalkacaktır.bir milleti yoketmek için yapılması gereken ilk iş o milletinin önce dilini ve sonra da kültürünü yok etmektir.bu strateji bugün birçok askeri okulda psikolojik savaş eğitimi olarak okutulmaktadır.ülkemizde İngilizcenin evrensel bir dil olduğu söylenerek milletimiz kandırılmaktadır.İngilizcenin evrensel bir dil olması ise koca bir yalandır.bugün eski sömürgelerden olan fas ve tunus fransızcayı; libya, lübnan gibi devletler İtalyancayı;eski sovyet ülkeleri ve türki cumhuriyetler rusçayı evrensel bir dil olarak bilmektedir.ve bizde abd tarafından bir sömürge devleti haline getirildiğimiz için İngilizceyi evrensel olarak bilmekteyiz.bu yalanlar kanmayalım.dünyanın gelmiş geçmiş en eski, en zengin ve en köklü dili türkçe'dir.türkiyeden dünyaya beyin göçü yoktur çünkü ülkemizin -başta yök tarafından desteklenen- insanları köreltmeye ve düşünme kabiliyetlerini bitirmeye yönelik, öğrenmeye değil ezberciliğe dayalı bir eğitim sistemi vardır.böyle bir sistemde beyin üretemediğimiz için beyin göçü yoktur, ham beyİn göçü vardır. ve bugün...zaten tek taraflı gümrük birliği anlaşması ile bize yılda 53milyar dolar kazık atan; daha dün medeniyeti ve teknolojiyi bizden gören, ii.dünya savaşında bizden beslenen ab, 40yıldır bir türlü olamadığımız aday adayının adayı olmamız vaadiyle kibris'ı istemektedir.İş kibris'ta bitmeyecektir.bugün kibris'ımızı alan bu insanlar yarın kürt sorunu olduğunu iddia edecek, ondan sonra ermeni soykırımını kabul etmemizi isteyecek ve nihayetinde bizi bölmeye götürecektir. yunan başbakanının şu açıklamasına dikkatinizi çekerim: "bugün bana kibrisimi geri versinler ben üyelikten çekilmeye ve türkiye'nin üye olmasına gözüm kapalı razı olurum." yıllardır gelen hükümetler ab uğruna bizi harcamıştır.bugüne kadar kimse ab'nin yararlarını ve zararlarını açık yüreklilikle anlatamamıştır.ab'ye girmemiz için yapılanlar milletimize viyana kuşatması diye yutturulmakta ve kurtuluş savaşına dönüştürülerek halkımız bir kez daha uyutulmaktadır.dahası satın alınmış basın-yayın kuruluşlarımız da atatürk'ün izinden gideceğine 3 kuruş için vatan hainliği yapmakta ve buna destek vermektedir... artık uyanmalıyız. sesimizi duyurmalı vatanımızı savunmalıyız. dostlarım ben amatör bir tarih araştırmacısıyım.ne sağcıyım, ne solcu ne komünüst ne de irticacıyım.benim fırkam türk milleti fırkasıdır.artık esaretten kurtulmanın ve halkımızı uyandırmanın zamanı gelmiştir.büyük uyaniş gerçekleşmelidir. halkımıza oynanan oyunları anlatmalıyız.bu anlattıklarımın hepsi, yaşanan süreç tarih kitaplarında da vardır.bu harekete destek olmak isteyenler: devlet kurumlarına mail, telefon ve faks yoluyla sesimizi duyurmalıyız.türk milletinin hala burada olduğunu onlara hissettirmeliyiz. tüm bunları yapamıyorsanız bile bu sayfaya yazacağınız her destek mesajı bu ülke uğrunda savaş verenlerin sesi olacak milletimizin uyanışında kanıt olarak sunulacaktır... İşte sesiniz duyurmak için gerekli telefonlar: başbakanlık: telefon:(0.312) 418 46 55 (0.312) 413 76 28 elektronik posta: halkilis@basbakanlik.gov.tr cumhurbaşkanlığı elektronik posta :cumhurbaskanligi@tccb.gov.tr milli eğitim bakanlığı: telefon : 0-312-4191410 genelkurmay başkanlığı: elektronik posta : gnkur@tsk.mil.tr !!!!sesİmİzİ duyuralim!!!! en güzel destek mesajı: ey türk gençlİğİ, birinci vazifen, türk istiklâlini, türk cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir. mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır. bir gün, İstiklâl ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! bu imkân ve şerâit, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir. ey türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; türk İstiklâl ve cumhuriyetini kurtarmaktır! muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!


 ugur tarafından 30.01.2004 16:29:29 tarihinde yazılmıştır.
 yerel seçimlerden sonra, deniz baykal'ın liderliği sarsılacak ve bence çok yüksek ihtimalle de devrilecek. bu durumun deniz baykal açısından büyük bir yıkım olacağını veya ekonomik gücünden, refah düzeyinden birşeyler eksilteceğini elbette ki sanmıyorum. hayatına rahat rahat devam edecek. olan, bizlere olacak. hayalleri yıkmakta usta olan baykal'ın çok büyük katkısıyla merkezi hükümetten sonra yerel yönetimler de akp'ye geçecek. siyasal sol, hazırlıklarını ilk genel seçimlere yetiştirebilmek amacıyla herşeye sıfırdan başlamak zorunda kalacak. çabalar, çabalar...peki siyasal sol bunu yaşarken, sosyal sol (yani vatandaşlar) ne yaşayacak? işte deniz baykal'ın sorunu da zaten bunu anlayamamak veya umursamamak.



sayfalar : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36
 
önceki haberler için arşiv bölümüne bakınız
sitede şu an 68 kişi var | site istatistikleri | komikparti.org 2003-2009
portalconcept v3d by mariachi

  ahiret sualleri!

hangisi daha büyük bir katildir?

saddam
bush
evren
sesini çıkarmayan ben


4988 kişi oyladı.
  yazı dizileri!
eşeğin boynuzu
büyük onursal liderimizin yaşam öyküsü - bölüm : I II III IV V VI
odc bölüm : I II III IV V VI VII VIII
   
  eşek dili!
gladio mu dediniz?

tuna caddesinin türkiye tarihindeki önemi

türkiye hür ve kabul edilmi? masonlar derne?i'nin genel merkezi ankara'da tuna caddesiyle adakale soka?yn kesi?ti?i yerdedir.

önemli amerikan karargahlaryndan tuslog'un binasy, mithatpa?a caddesinde, tuna caddesiyle kesi?ti?i noktadadyr.

özel harp dairesi, 1952 yylynda seferberlik tetkik kurulu adyyla ankara'da tuna caddesinde bulunan bahçe içindeki bir binada kurulmu?tur. ilk komutany dani? karabelen'dir.

kybrys'taki türk mukavemet te?kilaty (tmt) isimli yeralty örgütünün merkezi, 1958'de özel harp dairesi tarafyndan yine tuna caddesinde bulunan kybrys ö?renci yurdunda kurulmu?tur. yani bary? döneminde yurt içinde devletin askerleri, sivil sava? merkezleri kurmu?lardyr.

gördünüz mü gladio'yu?.. sermaye, amerikan güçleri ve yerel özel sava? örgütü.. bir reklam spotu gibi.. üçü bir arada!.. afiyet olsun!..

kybrys için kuruldu?u söylenen tmt'nin yapysy da, türkiye'deki özel harp konusunda ipuçlaryyla doludur.

tmt'nin asyl komutany, özel harp dairesi ba?kany dani? karabelen'dir. kod ady cankurt'tur. kybrys'a gönderilen yerel tmt lideri albay vuru?kan'yn kod ady bozkurt, mucahitlere genel olarak kurt denmektedir.

1960'ly yyllarda türkiye'de ele geçirdi?i ckmp'yi mhp ye dönü?türen "ba?bu?" alparslan türke?'in komandolarynyn genel olarak "bozkurtlar" olarak anylmasy bir tesadüf de?ildir sanyrym.

özel harp dairesi, mücahitlerin e?itimi için tarym bakanly?yndan edindi?i bir araziye özel e?itim kampy kurmu?, burada e?itti?i sivillere askeri kyyafet giydirmi?tir. bu kamplaryn faaliyeti günümüze kadar devam etmi?tir. kamplarda insanlara amerikan ordusundan tercüme "komando" ve "gizli harekat" e?itimi verilmi?tir.

kybrys'ta kurulan özel sava? örgütü tmt'nin lideri vuru?kan'a 12 maddelik özel talimatta "özel harp dairesi'nin onayy alynarak öldürme" yetkisi verilmi?tir.

bu talimatyn 6. maddesinde, "kybrys'ta tmt'ye veya türk toplumuna yönelik; hainlik, casusluk, bozgunculuk faaliyetlerinde bulunanlar liderin ba?kanly?ynda özel bir kurul tarafyndan cezalandyrylacaktyr. ancak, yslah edilmedikleri için ortadan kaldyrylmasy gerekenler olursa, bunun için özel harp dairesinden izin alynacaktyr." denilmektedir.

tmt için bozguncu kime denir? mesela "karde?im biz ?urda rumu türkü birlikte bary? içinde ya?yyoruz.. kimse kary?masyn" diyenler mi?.. yyllardyr birlikte ya?ady?y rumlarla ili?kilerini sürdürenler mi casus olarak nitelenmi?tir?.. yoksa, kybrys'yn ba?ymsyzly?yny isteyenler hain olarak my nitelenmi?tir?.. subjektif kriter nedir?.. tmt, özel harp dairesinin emriyle kaç ki?iyi bu gibi gerekçelerle öldürmü?tür?..

tmt liderine bu talimaty veren özel harp dairesi, türkiye'de "yslah edilmedikleri gerekçesiyle" kaç ki?inin ölüm emrini vermi?tir?

"ba?bu?" alparslan türke?'in davadan döneni vurun!.. ben dönersem beni de vurun!.. sözünün de sebepsiz olmady?y ve sadece içinde bulunduklary örgütün ana kuralyny açyklady?y böylece anla?ylmy? olmaktadyr sanyrym..

kybrys'ta tmt için uygulanan kurallar türkiye için geçerlidir... çünkü tmt, özel harp dairesi'nin yavrusudur.

özel harp dairesi, eski komutanlarynyn da soyledi?i gibi "so?uk sava?" ko?ullarynda ve dönemin ihtiyaçlaryna göre kurulmu?tur. dönemin ihtiyacy, i?gal altyndaki vatan topra?yny korumak de?il, ülke içinde amerikanyn ve yerli temsilcilerinin istemedi?i dü?ünceleri savunanlaryn yok edilmesidir.

özel harp dairesi, bundan dolayy genelkurmayyn inkar etti?i bilinen ve bilinmeyen birçok karanlyk, kanly olayyn teorik planlayycysy durumundadyr. tabii j3'ün kontrolü altynda.

genelkurmay ba?kanly?y, veya turkish general staff kendilerine her ne diyorlarsa alsynlar belgelerini çyksynlar bir televizyon programyna tarty?synlar. hatta ça?yrsynlar biz e?ekler de gelelim.. ülkemizin bir dönemini aydynly?a kavu?turalym. öyle bazy yazarlara yaptyklary gibi savcyly?a ?ikayet edip çekilmekle olmaz bu i?ler.. (adresleri telefonlary biliyorsunuz bir mesaj atyn ya da aldyrtyn i?te nasyl isterseniz)..

konunun etrafyndan dola?arak, psikolojik harp teknikleri kullanarak ve tehditlerle bu i? çözümlenemez.. syky?ynca devlet syrry diye de yan çizilmez.. gelirken, amerikayla yaptyklary gizli anla?malaryny ve gerekçelerini, sonuçlaryny da yanlaryna alsynlar..

mevcudiyetlerinin yegane temeli neymi?, herkes görsün..

yahu, co?tuk gene aldyk aty gittik.. bir de altyncy madde kapsamyna girmeyelim ?imdi!..

yok canym, herhalde içlerinde bir avuç "bizim o?lan" da vardyr..

bunu yazan, her an ekleme çykarma yapma yetkisine sahip bulunan bozguncu ?ahsiyet: e??o?lube?kulak

 ali_tarik     20.01.2006


* öncekiler için arşiv'e bakınız