asik_merkebi tarafından 30.10.2003 01:06:41 tarihinde yazılmıştır. emerikalı komutanıma veda marşı
peterson yolcu, dinmez gözümün yaşı,
görevi bu sefer türklere versin.
gideceğin yere nolur beni de taşı,
sorana, başımın belası dersin.
komutanım bizi unutmayasın,
hizmette kusur etmedik sana.
gelen geçenle selam yollasın,
kirazlıdere'de geçen anısına.
biz size köleyiz uzun yıllardır,
sakın ha bizleri boş bırakmayasın.
hemen gönder birini, iyisi vardır,
türkiye'yi hiç yabana atmayasın.
dişleri sağlam olsun, koparsın,
alıştık bu hayata, naparsın..
birkaç dolar at önümüze,
istersen bizi bile şaaparsın!
fiyatımız ucuzdur, üste para veririz,
sen ıslık çal, biz aportta bekleriz.
sanma günden güne biter, eririz,
biz, emerikaya en sadık köpekleriz.
merkebiyem biraz ağır oldu taş,
bunun üzre düşer mi omuzdan baş?
aşığı aldı mı derinden bir telaş?
ama etmeliyim duygularımı faş.
aşık_merkebi
ekim 2003
ali_tarik tarafından 28.10.2003 10:13:06 tarihinde yazılmıştır. angarali rumuzlu üyemizin temas ettigi hususa ilave yapmak istiyorum.
adı geçen meydanın ismi hiçbir zaman kızılay meydanı olmamıştır. sayın melih gökçek gizlice değiştirmediyse, anılan meydanın ismi hürriyet meydanıdır ve sonuçta, yapılan oylamada, hürriyet meydanında sol'a dönüşler yasaklanmıştır
ama üzülmeyin, sağ'a döndükten sonra u dönüşleri mümkün .. biraz zaman kaybı ve maliyetin artması, biraz da meydanı bıraktığınız gibi bulamamak riskiyle.. orada bulmayı umduklarınızın, bizi hala bekliyor olmalarını umuduyla...
bilmem annatabiliyor muyum?..
merkep tarafından 27.10.2003 15:25:43 tarihinde yazılmıştır. milli kütüphaneden yararlanmak istersek ne yapmalıyız diye merak ettik ve araştırdık.
bir giriş kartı başvurusu yapmakla işe başlanıyor ki bu işlem gerçekten çok kolay. kolay da belirtilen şartlara haiz olmak gerekiyor. giriş kartı alabilmeniz için; üniversite veya yüksekokul öğrencisi yada mezunu olmak veya devlet memuru olmak veya ordu mensubu olmak veya odaya kayıtlı meslek sahibi olmak veya emekli olmak gerekiyor.
orta veya lise mezunu iseniz milli kütüphane gibi bir kaynaktan yararlanılamıyor. bu uygulamayı zaten anlayamamıştık.
bilgi edinme yasası ile ilgilenirken aklımıza geldi yazalım dedik...
angarali tarafından 27.10.2003 10:21:30 tarihinde yazılmıştır. komİk demokrasİ İ. melİh’in ankara daki maskaralıklarına katılanların oranı %75 miş. sen hayatinda hİç kizilaya İnmemİş, neye oy verdİğİnİ bİlmeyen sübyanlar dahİl bİndİrİlmİş kitalari vatandaşin parasiyla beleş taşiyacaksin, kizilayda hafta İçİ İşİ olanlari; çalişanlari dişlamak İçİn cumartesİ gününü seçeceksİn ve yaptiğin uyanikliği kİmse anlamaz sanip ankaralilari salak zannedeceksİn.
günü gelince kim salak kim akıllı göreceksin İ. melİh efendİ
merkep tarafından 27.10.2003 09:52:32 tarihinde yazılmıştır. komikparti üyesi aşık_merkebinin davetiye krizi manisi 27.10.2003 tarihli star gazetesinin 12. sayfasında..
duyurulur...
pire tarafından 26.10.2003 23:00:11 tarihinde yazılmıştır. bu oruç meselelerinin 110 dan öncesi nerededir..nelerdir? ya atlarsak? bu konuda aydınlanmak istiyorum
nasuhi tarafından 26.10.2003 14:06:56 tarihinde yazılmıştır. esselamun aleykum... oruç mes'eleleri**113** dişlerin arasında kalan susam veya buğday danesi gibi pek az bir şeyi yutmak orucu bozmaz. fakat böyle bir şey dışarıdan alınıp yutulsa, orucu bozar. bu halde, tercih edilen görüşe göre, keffaret de gerekir. ancak böyle pek az birşey ağıza alınıp çiğnense oruca zarar vermez. çünkü bu ağız içinde dağılır bir zerre haline gelir. ancak bunun tadı boğaza giderse oruç bozulur.
nohut büyüklüğünden az olup dişler arasında kalan bir şey, ağızdan çıkarılıp sonra yenirse orucu bozar. ancak sahih olan görüşe göre keffaret gerekmez. çünkü böyle bir şeyi yemek, olağan dışı bir iştir.
nasuhi tarafından 26.10.2003 14:04:18 tarihinde yazılmıştır. esselamun aleykum... oruç mes'eleleri**112** dişlerin arasında kalmış olan bir yemek kırıntısı yutulsa, bakılır: eğer az bir şey ise, orucu bozmaz; fakat çok olursa bozar. nohut danesinden küçük olan şey azdır; nohut danesi kadar olan şey de çoktur. bu bir ölçüdür.
nasuhi tarafından 26.10.2003 13:17:53 tarihinde yazılmıştır. esselamun aleykum... oruç mes'eleleri**111** renk veren bir iplik parçasını defalarca ağıza alıp çıkarmak orucu bozmaz. fakat oruçlu olduğunu hatırlayan kimse, ağzına aldığı herhangi bir renkteki ipliğin tükrüğünü yutacak olsa, orucu bozulur.
nasuhi tarafından 26.10.2003 02:41:39 tarihinde yazılmıştır. esselamun aleykum... oruç mes'eleleri**110** yenilmesi kastedilmeyen ve kendisinden kaçınılması mümkün olmayan bir şeyin içeriye gitmesi orucu bozmaz. onun için, ilaç olarak ağrıyan dişe konulan karanfilin tadı tükrükle boğaza kaçarsa, havada dağılan bir duman ve toz-topraktan, öğütülen veya tokmakla döğülen şeylerden kalkan toz, orucu bozmaz. uçan bir sineğin boğaza kaçması da böyledir. fakat dişe ilaç olarak konulan bir nesnenin mesela karanfilin yutulması orucu bozar. yine, oruçlu bulunduğunu hatırladığı halde, kokladığı bir "buhurun=kokunun" dumanı içine gitse veya bir sineği tutup yutsa, orucu bozulur. böyle bozulan bir oruca kaza etmek gerekir...
nihat tarafından 26.10.2003 02:25:48 tarihinde yazılmıştır. 23.10.2003'te yazılıp, gönderilemeyen yazıdır...
emekli bir askerimizden nakildir...ırak dolaylarındaki kafaya çuval veyahut da çuvala kafa geçirmenin esbab-ı mucibesi******* bizim özel kuvvetler malumunuz sitratecik tostumuz emerika tarafından kurulmuş ve de onlar tarafından yönlendirilmekte[pardon] yönetilmektedir. emerikan ve türk ökk'si ırak'ta ortak bir operasyon hazırlarlar, emerikan ökk'sine pentagon'dan gelen emir üzerine yapılması planlanan öperasyon'un ertelendiği bilgisi iletilir. emerikan ökk'si türk tarafına "öperasyonu askıya al" emri verir. bizimkiler; düğmeye basıldığını, öperasyonun artık durdurulamayacağını söyler. emerikan tarafının ısrarlarına kesin ret yanıtı verilir. emerikan tarafı: "öyleyse gelip bir çayınızı içelim, hem de öperasyonun gidişatını değerlendirelim." derler. ve de bizimkilerin harekat merkezine ellerini kollarını sallayarak girerler... daha sonra da herkesin malumu olan esir alma olayı olur. tabii bizimkiler ellerinde çay bardaklarını tuttukları için(en çok da misafirlere saygısızlık yapmamak için...) gafil avlanırlar.... işte ol çuval hadisesinin aslı astarı böyle olmuştur.... imza: adını vermek istemeyen, bir garip(orhan veli değil)...
ali_tarik tarafından 25.10.2003 22:56:57 tarihinde yazılmıştır. uğur'a..
uluslararası ilişkilerin kin, vefa, komşuluk gibi duygusal gerekçelere dayandırılmaması konusunda haklisiniz. benim komşuluk kavramını kullanmam tamamen emerikanın politikalarının önüne set çekmek için söylenmiş bir sözdür.. açarsam; emerikanın globalleşme diye çıktığı yeni dünya egemenliğine karşı durmaktır.. ırak meselesine saddam-emerika ikileminden bakılmasından yana değilim. bana dokunmayan yılan bin yaşasın veya acaba ben de birşey kopartabilir miyim düşüncelerine karşıyım.. türkiyenin durumu, osmanlı imparatorluğunun son döneminden zayıftır. cin olmadan çarpmaya kalkışılmasının sonu hüsrandır.. "türkiyenin alması gereken tavır, işgale uğramış komşu bir ülkenin işgalden kurtulmasına yardım etmektir" şeklinde kurduğum cümle ise tamamen ütopyadır.. kelin merhemi olsa başına sürermiş..
bozeşek'e;
aslında bu tür ikilemler, meselelere sosyo-ekonomik ve sınıfsal açıdan değil de globalleşme(!) sürecinde ortaya çıkan politik geyik ve komplo teoriciliği modasından kaynaklanıyor. konulara nasıl yaklaşacağımızın ve neleri tartışacağımızın bile başkaları tarafından belirlendiği günlerde yaşamamız, gerçekten büyük şans.. ne şansı diyeceksin.. bunlardan kurtulma fırsatımızın olması şansı.. hasta olmasak sağlığımıza kavuşmanın sevincini yaşayabilir miyiz?..
burada zaten öncelikle kendimize çare aramıyor muyuz?..eşşekliğimizden bir ş'yi çıkarmaya çalışmıyor muyuz?.. buralarda bir yerlerde olacaktı.. şeytan aldı götürdü..
ali_tarik tarafından 24.10.2003 13:13:17 tarihinde yazılmıştır. teknik bir rica
üyelerimizin sistemden çıkarken rumuzlarının asılı kalmaması için ilgili butona basmalarını rica ediyorum.. biliyorum, makina kilitlenmesi vb. sorunlar yüzünden benim de başıma geliyor ama, gene de bu konuda bir talepte bulunmayı uygun gördüm.
ugur ve bozeşek'e mesajım olacak.
sizi seven ali tarik
bozesek tarafından 24.10.2003 13:03:40 tarihinde yazılmıştır. sevgili uğur, "ırak halkının, saddam yönetimi döneminde mi yoksa abd işgali döneminde mi daha fazla işgal edilmiş sayılacağına tam karar veremiyorum. " demişsin...
bence rahat ol ve net ol... hiç bir diktatörlük, yabancı işgalden daha kötü değildir... ben açıkça her platformda söylüyorum;
"ırak'ın işgali karşısında açıkça saddam'ın yanındayım..."
şimdi bunu, "saddamcı" olarak yorumlayacaklar için ise herhangi bir yanıt vermeyi düşünmüyorum...
(sevgi/gülücük)
ugur tarafından 24.10.2003 08:54:30 tarihinde yazılmıştır. ali tarık'ın ırak ve türkiye'nin kürt politikası hakkında söylediklerinin neredeyse bütününe katılıyorum. sadece bir iki küçük itirazım var, işgale uğramış bir ülkeye yardım açısından değerlendirirsek: ırak halkının, saddam yönetimi döneminde mi yoksa abd işgali döneminde mi daha fazla işgal edilmiş sayılacağına tam karar veremiyorum. komşumuz 30 küsür yıl saddam'ın işgali altındaydı. şimdi de abd işgali altında. bu karmaşık durumda hangi komşumuzun ne zaman işgal altında bulunduğuna nasıl karar vereceğiz, kimin yanında yer alacağız, nasıl yardıma koşacağız. ikincisi, malumdur ki uluslararası ilişkilerde kin, vefa, komşuluk vb. gerekçelerle hareket edilmez. yani biricik komşum bence şunun işgalinde, yardımına koşayım, veya bu adamlar bana şu yıllarda saldırmışlardı, birgün gelecek onlara göstereceğim düşünceleriyle uluslararası ilişkilerinizi yürütürseniz kendi halkınıza zulmedersiniz. barzani geçen yıllar da türkiye'yi dost görürken bugün artık açıklamaları malumdur. bunda yanlış birşey görmüyorum. kendisi, babasından devraldığı ırak'ta kürt halkının bağımsızlığı mücadelesini birkaç on yılda çok ileri bir noktaya taşımayı başarmış görünüyor. uluslararası ilişkilerde başarının tanımı budur. "barzani çok vefalı adamdı, bilmem hangi ülkeyi asla satmadı, düşmanı olan talabani ile asla ittifak yapmadı, mert adamdı" cümlelerini duysaydım onun halkının beklentilerini gözetmek yerine kendi karakterine göre liderlik yürüttüğünü, dolayısıyla yanlış yaptığını düşünürdüm. uluslararası ilişkilerde bunlar doğal ve doğru olandır. ancak barzani aynı hareketi arkadaşlarına yapıyorsa bu onun adi bir adam olduğunu gösterir. dış politikada ezeli düşmanlıklara kin, ezeli dostlara vefa gibi motiflerle hareket edenlerin ne duruma düşeceği malumdur. diğer konularda neredeyse bütünüyle hemfikiriz.
nihat tarafından 23.10.2003 23:22:25 tarihinde yazılmıştır.
bozesek tarafından 23.10.2003 22:05:37 tarihinde yazılmıştır. öhem... şey.. o teessüflerden biri bana aittir... olsam gene yaparım... aslında yazdıklarına bakılırsa, yani bence.. ve belki de sizce... acı bibere biraz ali_tarik sürmek gerekiyor....
pire tarafından 23.10.2003 21:34:28 tarihinde yazılmıştır. teessüf e burdan teşekkürlerimi iletiyorum..sebebi bende kalsın
ali_tarik tarafından 23.10.2003 19:53:07 tarihinde yazılmıştır. teessüf ve özür
ahiret suallerinin tezkere ile ilgili bölümünde ali tarik'in ağzına biber sürülmeli şeklindeki seçeneği işaretleyen arkadaşlara teessüf ederim. bu şıkkı işaretleyenler emerikan ajanıdır, vatan hainidir, yıkıcı ve bölücüdür.
aynı zamanda, 4 günden fazla süredir ahiret suallerinin çalışmadığını müşahade ediyorum. ziyaretçilerimizden özür dilerim. düzeleceğini umuyorum.
ali_tarik tarafından 23.10.2003 19:48:23 tarihinde yazılmıştır. haberi milliyet internet sayfasında okudum:
içişleri bakanlığı, diyarbakırdaki dehaplı üç belediye başkanı ve zabıta amirleri hakkında görevi ihmal suçundan dava açmış. dayanak da, diyarbakır valiliği sağlık müdürlüğü gıda ve çevre şube müdürlüğünün yaptığı denetimlermiş.
sebep; belediyelerin, açıkta satılan gıda satışına engel olamayışları imiş. dehaplılar, uygulamanın kendilerine özel olduğunu ileri sürüp sızlanıyorlar...
bakanlıkta bu kararı alan işgüzarları kutlarım. ve aşağıdaki konularda da ilgili görevlileri mahkemeye vermeleri konusunda şiddetle ısrar ederim:
1- dünyadaki eroinin yüzde 90'ının bu ülke topraklarından geçtiği göz önüne alınarak tüm narkotik şube müdürleri hakkında,
2- yılda binlerce yurttaşımızın ölümüne sebep olan kazalara engel olamadıkları gerekçesiyle tüm trafik şube müdürleri hakkında,
3- hortumlamaya, kaçakçılığa ve dolandırıcılığa engel olamadıkları gerekçesiyle tüm mali şube, kaçakçılık ve dolandırıcılık şube müdürleri hakkında,
4- pezevenkliğe ve kumara engel olamadıkları gerekçesiyle tüm ahlak masası amirleri hakkinda,
5- hırsızlığa engel olamadıkları gerekçesiyle hırsızlık masası amirleri hakkinda,
6- yurt dışına kaçak çıkışlara engel olamadıkları gerekçesiyle pasaport şube müdürlüğü hakkında,
7- ülkede bulunan ve sayıları onbinleri bulan kaçak işçi ve bedenlerini kiralayan kadınlara engel olamadıkları gerekçesiyle yabancılar şube müdürlüğü hakkında,
8- ilgili tüm daire başkanları, emniyet müdürlüri, emniyet genel müdürü hakkında dava açmalıdır.
dayanak, tüm gazete ve televizyon haberleridir.
listeyi çook uzatmak mümkün. türkiyedeki görevinin, taleplerini dile getirmek isteyen insanları coplattırmaktan ve insanları fişlemekten ibaret olarak görmekte ısrar eden içişleri bakanlığı, kendisine ayna tutmalıdır.
yasaların kendisine verdiği görevleri ve yetkileri kullanmasına kimsenin bir diyeceği olmaz ama böyle üfürükten ve yanlı girişimler, ancak provakasyon olarak nitelenebilir.
başta istanbul valiliği olmak üzere tüm türkiyede ilgili birimler bir araştırma yapsa ve mahkeme yolu öyle açılsa, daha adil olmaz mıydı? ve acaba mahkemeye verilmedik belediye başkanı kalır mıydı?
ali_tarik tarafından 22.10.2003 21:06:18 tarihinde yazılmıştır. uğur rumuzlu üyemizin yazısına yanıttır.
türkiyenin yanı başında meydana gelen gelişmelere kayıtsız kalması doğal olarak talep edilecek bir davranış değil. ancak, bu konuda alınması gereken tavrı da türkiyede sivil asker hiçbir makamın alabilmesi düşünülemez. çünkü bana göre alınması gereken tavır, işgale uğramış bir komşu ülkenin, işgalden kurtulması için yardım etmektir. emerikadaki birçok yetkili ülkelerinin ıraka saldırması planının, 11 eylül saldırısından çok önce planlandığını açıklayıp duruyorlar. ıraka asker gitmemesi halinde, bölgede söz sahibi olma hakkımızı tamamen kaybedeğimiz şeklindekiifadenize değinmek istiyorum. türkiye, pentagonun emirleriyle asker gönderdiği hangi ülkede veya bölgede söz sahibi? bosna'da mı, kore'de mi, somali'de mi, afganistan'da mı?.. ırak'a da emerikayla giderse sahip olabileceği tek şey ölüm ve bir miktar borç paradır, derinleşen ekonomik kriz ve istikrarsızlıktır..
kürt meselesine gelince; türkiye, silahlı mücadeleyi seçen bir kürt örgütüyle, silahlı mücadeleyi seçti yıllar boyu.. 1980 lerin sonlarına gelirken, ilan ettiği olağanüstü hal uygulaması, özel ordu, özel yasa, özel bölge ve özel valilikle aslında silahlı kürt eylemcilerin istediğinden fazlasını yaptı. yaptığı şey, türkiyede kürtlerin yoğun olarak yaşadığı bölgeyi bir tür sömürge statüsünde yasallaştırmaktı.. o günlerde hürriyet ankara temsilcisi olan fatih çekirge'ye telefon açıp, "kürdistan kuruldu, üstelik kuran türkiye cumhuriyeti" demiştim.. hala aynı düşüncedeyim. türkiye bu süreçte 30 binin üzerinde asker sivil vatandaşını kaybettiğini öne sürerek silahlı örgütün liderine idam cezası verdi.. bu süreç, türkiyeyi sürüklediği ekonomik krizlerle emerikanın kucağına iyice yerleştirdi.
sonuç? bugün türkiyeyi yöneten asker sivil atanmışların, ismini kadek olarak değiştiren örgütün silahlı mücadeleyi bırakıp siyasallaşma sürecine girdiğini söylemesinden dolayı ödleri kopuyor.. devletin kadrolu medyası, kadek'in ismini sürekli pkk/kadek olarak boşuna kullanmıyor.. diğer yandan da binlerce cana malolan ve bitirildiği söylenen kadek'in etkisizleştirilmesi için emerikaya ricada bulunuluyor. bu politika komiktir.. bu politika aşağılıktır..
oturduğu coğrafyadaki etnik grupları kucaklayamayan devletlerin başına ne geldiyse, türkiyenin başına da o gelecektir.. ulus olamayan yapılar, ulusal devletlere bölünür.. türkiye kendi kürt nüfusu ile savaşmayı, silahlı örgütle savaşmanın yerine ikame etmeseydi, bugün çok istedikleri "ırakta söz sahibi olmayı" başarırlardı... ama sonuç ne? komşu ülkeden gelecek askerin sözü bile, ırakta birbirine düşman grupları birleştiriveriyor..
gözüm kararıyor, yüreğim yanıyor,
olmasaydı sonumuz böyle...
son söz
kürt partisinin iktidara gelmesi konusunda zihnim açık değil ama şunu takip etmenizi dilerim. türkiyede eyalet ve sistemi üzerinde çalışmalar hızla ilerliyor.. bu sistemi empoze eden ve uygulamada fiilen çalışan emerikalı uzmanların varlığından haberdarım. bu yanıt da mı uzun oldu ne?
ugur tarafından 22.10.2003 12:21:13 tarihinde yazılmıştır. sevgili eşek dostlar, bu ırak'a asker gönderme işi bayağı karıştı. doğrusu ben ilk tezkerenin geçmesini diliyordum. bugün gördüklerimle zamanı geri alsak yine aynı şeyi düşünüyorum. şu an askerimizin gidip gitmemesi konusunda ise kararsızım. gitmeli diyemiyorum bu kesin. o zaman gitmemeli diyebilmeliyim aslında ama onu da diyemiyorum. gitmememiz halinde bölgede söz hakkımızı tamamen kaybedeceğiz. zaten ilk tezkere ile oraya gitmememiz nedeniyle bölgedeki söz hakkımızın çok büyük bir kısmını kaybettik. artık barzani, lafı dolaştırma gereği duymadan türk askeri gelirse konseyden istifa ederim diyebiliyor(hepinizin bildiği gibi bu, konseye bağlı olmayan bir kuzey ırak anlamına geliyor. yani bağımsızlığa çok yakın bir kuzey ırak)eskiden lafı geveliyordu. şimdi, ırak'a gitmeli mi, gitmemeli mi?
ama daha enteresan öngörülerim var. biz neden bölgede etkin olmak istiyoruz; pkk. bence pkk'nın son kırıntıları artık türkiye sınır ötesi harekat yapsa da yapmasa da, ırak'a gitse de gitmese de uzun vadede yok olup gidecek. birkaç yüz kişinin silahlı örgüt kurabildiği bölgede konjonktür bu şekilde devam ederse, pkk bir iki dağa ve yılda birkaç yüzbin dolar da bütçeye hükmeden küçük bir liderlik olarak kalacaktır. özellikle ab reformlarının uygulamalarının gelişmesiyle örgütün altyapı tesisleri niteliğindeki kürt halkı özgürlüğünün kısıtlanması giderek azalacaktır.(gerçi türk kökenli bir vatandaş olarak daha fazla özgürlük için ben de bu reformların uygulanmasını bekliyorum ama neyse başka bir konu.)bu reformlar köklü olarak gerçekleşirse, bugünkü nüfus gelişimi ile kürt kökenli vatandaşlarımızın (bir parti üzerinde uzlaşabilirlerse)10 sene gibi bir zaman sonunda türkiye'de iktidarı seçimlerle ele geçirmesi işten bile değil. (benzer bir pozisyonla bulgaristan'da türklerin partisinin iktidar koalisyonunun ortağı olduğunu hatırlatırım.) hatta son seçimlerde bile, mesela dehap kürt halkından biraz daha oy toplamayı başararak barajı aşsaydı 3 partili bir mecliste çok yüksek ihtimalle iktidara ortak olacaktı. acaba nasıl olurdu?
bu kadar uzun mesajı sonuna kadar okuyan birileri olduysa yorumlarınızı bekliyorum.
bozesek tarafından 21.10.2003 18:49:37 tarihinde yazılmıştır. ehe.. şuna bi tıklayıverin bakalım...
"http://www.savaskarsitlari.org/arsiv.asp?arsivtipid=5&arsivanaid=16541"
merkep tarafından 21.10.2003 10:29:27 tarihinde yazılmıştır. çocuk klasiklerine yasak
*talim ve terbiye kurulu'nun klasiklerin "eğitim ve öğretime uygun
olmadığına ilişkin" kararı özellikle ilköğretim okullarında büyük
şaşkınlık yarattı. yasaklanan kitaplar arasında ömer seyfettin'in falaka
ve kaşağı, yüksel ocaklı 'nın nasrettin hoca, ali aydoğan 'ın keloğlan, r.l. stevenson' un define adası, elenor h. porter'
ın pollyanna, jules verne 'nin aya yolculuk, daniel defoe 'nin robinson crusoe, la fontaine 'in karga ile tilki'si var...
başta asik_merkebi ve nasrettinhoca olmak üzere tüm üyelere duyurulur...
asik_merkebi tarafından 20.10.2003 21:45:05 tarihinde yazılmıştır. hal ve ahval manileri
zirvede varmış gene davetli kriz
bütün yollar birleşirmiş romada
ister eşli ister eşsiz gidiniz
cumhuriyet nasıl olsa komada
sayın sezer gene neyi kaşıyor
dertlerimiz başımızdan aşıyor
merkebi hergün odun taşıyor
cumhur darda, bunlar balo yaşıyor.
maliye bakanı iple bütçe bağlıyor
vatandaşın gözü çeşme ağlıyor
yüzsüzlüğü buna kimler sağlıyor
her görenin yüreğini dağlıyor
gazetelere bakın, cumhur yok sanki
bunların hepsi borsacılarla kanki
karambolde gelen bir tehlike var ki
yerleşecektir ülkeye 65 bin yanki
türkiye hür ve kabul edilmi? masonlar derne?i'nin genel merkezi ankara'da tuna caddesiyle adakale soka?yn kesi?ti?i yerdedir.
önemli amerikan karargahlaryndan tuslog'un binasy, mithatpa?a caddesinde, tuna caddesiyle kesi?ti?i noktadadyr.
özel harp dairesi, 1952 yylynda seferberlik tetkik kurulu adyyla ankara'da tuna caddesinde bulunan bahçe içindeki bir binada kurulmu?tur. ilk komutany dani? karabelen'dir.
kybrys'taki türk mukavemet te?kilaty (tmt) isimli yeralty örgütünün merkezi, 1958'de özel harp dairesi tarafyndan yine tuna caddesinde bulunan kybrys ö?renci yurdunda kurulmu?tur. yani bary? döneminde yurt içinde devletin askerleri, sivil sava? merkezleri kurmu?lardyr.
gördünüz mü gladio'yu?.. sermaye, amerikan güçleri ve yerel özel sava? örgütü.. bir reklam spotu gibi.. üçü bir arada!.. afiyet olsun!..
kybrys için kuruldu?u söylenen tmt'nin yapysy da, türkiye'deki özel harp konusunda ipuçlaryyla doludur.
tmt'nin asyl komutany, özel harp dairesi ba?kany dani? karabelen'dir. kod ady cankurt'tur.
kybrys'a gönderilen yerel tmt lideri albay vuru?kan'yn kod ady bozkurt,
mucahitlere genel olarak kurt denmektedir.
1960'ly yyllarda türkiye'de ele geçirdi?i ckmp'yi mhp ye dönü?türen "ba?bu?" alparslan türke?'in komandolarynyn genel olarak "bozkurtlar" olarak anylmasy bir tesadüf de?ildir sanyrym.
özel harp dairesi, mücahitlerin e?itimi için tarym bakanly?yndan edindi?i bir araziye özel e?itim kampy kurmu?, burada e?itti?i sivillere askeri kyyafet giydirmi?tir. bu kamplaryn faaliyeti günümüze kadar devam etmi?tir. kamplarda insanlara amerikan ordusundan tercüme "komando" ve "gizli harekat" e?itimi verilmi?tir.
kybrys'ta kurulan özel sava? örgütü tmt'nin lideri vuru?kan'a 12 maddelik özel talimatta "özel harp dairesi'nin onayy alynarak öldürme" yetkisi verilmi?tir.
bu talimatyn 6. maddesinde, "kybrys'ta tmt'ye veya türk toplumuna yönelik; hainlik, casusluk, bozgunculuk faaliyetlerinde bulunanlar liderin ba?kanly?ynda özel bir kurul tarafyndan cezalandyrylacaktyr. ancak, yslah edilmedikleri için ortadan kaldyrylmasy gerekenler olursa, bunun için özel harp dairesinden izin alynacaktyr." denilmektedir.
tmt için bozguncu kime denir? mesela "karde?im biz ?urda rumu türkü birlikte bary? içinde ya?yyoruz.. kimse kary?masyn" diyenler mi?.. yyllardyr birlikte ya?ady?y rumlarla ili?kilerini sürdürenler mi casus olarak nitelenmi?tir?.. yoksa, kybrys'yn ba?ymsyzly?yny isteyenler hain olarak my nitelenmi?tir?.. subjektif kriter nedir?.. tmt, özel harp dairesinin emriyle kaç ki?iyi bu gibi gerekçelerle öldürmü?tür?..
tmt liderine bu talimaty veren özel harp dairesi, türkiye'de "yslah edilmedikleri gerekçesiyle" kaç ki?inin ölüm emrini vermi?tir?
"ba?bu?" alparslan türke?'in davadan döneni vurun!.. ben dönersem beni de vurun!.. sözünün de sebepsiz olmady?y ve sadece içinde bulunduklary örgütün ana kuralyny açyklady?y böylece anla?ylmy? olmaktadyr sanyrym..
kybrys'ta tmt için uygulanan kurallar türkiye için geçerlidir... çünkü tmt, özel harp dairesi'nin yavrusudur.
özel harp dairesi, eski komutanlarynyn da soyledi?i gibi "so?uk sava?" ko?ullarynda ve dönemin ihtiyaçlaryna göre kurulmu?tur. dönemin ihtiyacy, i?gal altyndaki vatan topra?yny korumak de?il, ülke içinde amerikanyn ve yerli temsilcilerinin istemedi?i dü?ünceleri savunanlaryn yok edilmesidir.
özel harp dairesi, bundan dolayy genelkurmayyn inkar etti?i bilinen ve bilinmeyen birçok karanlyk, kanly olayyn teorik planlayycysy durumundadyr. tabii j3'ün kontrolü altynda.
genelkurmay ba?kanly?y, veya turkish general staff kendilerine her ne diyorlarsa alsynlar belgelerini çyksynlar bir televizyon programyna tarty?synlar. hatta ça?yrsynlar biz e?ekler de gelelim.. ülkemizin bir dönemini aydynly?a kavu?turalym. öyle bazy yazarlara yaptyklary gibi savcyly?a ?ikayet edip çekilmekle olmaz bu i?ler.. (adresleri telefonlary biliyorsunuz bir mesaj atyn ya da aldyrtyn i?te nasyl isterseniz)..
konunun etrafyndan dola?arak, psikolojik harp teknikleri kullanarak ve tehditlerle bu i? çözümlenemez.. syky?ynca devlet syrry diye de yan çizilmez.. gelirken, amerikayla yaptyklary gizli anla?malaryny ve gerekçelerini, sonuçlaryny da yanlaryna alsynlar..
mevcudiyetlerinin yegane temeli neymi?, herkes görsün..
yahu, co?tuk gene aldyk aty gittik.. bir de altyncy madde kapsamyna girmeyelim ?imdi!..
yok canym, herhalde içlerinde bir avuç "bizim o?lan" da vardyr..
bunu yazan, her an ekleme çykarma yapma yetkisine sahip bulunan bozguncu ?ahsiyet: e??o?lube?kulak