ali_tarik tarafından 12.08.2003 19:19:54 tarihinde yazılmıştır. ben bir daha ileri atılıp birşeyler yazayım.. tabii ortak kavramlar kullanıp, bu kavramlardan aynı şeyleri anlayabilirsek daha iyi olur.. mesela ben, hayata geçemeyen devrim girişimlerini devrimden saymıyorum.. burjuva devrimi kapitalist devrim, bir devrimdir bence ama, uğur'un komünist devrim dediği ekim 1917 olayı, komünistlerin iktidarı ele geçirmesidir... iran'daki humeyni vakası da öyle.. devrim değildirler.. devrim bir süreçtir çünkü.. nitel değişime yol açmalıdır.. sovyetler birliği süreci bir süre için kapitalizmi askıya almış ve dünyada örneği olmayan bir süreçte yol almaya çalışmıştır... çözülüşü, küresel ve diyalektik bir sürecin sonucu olmasına karşın sovyetlerin kendi kusurları ve eksiklikleri gözardı edilmemelidir... iran'da ise kapitalizm korunurken, devletin biçimi ve söylemi üzerinde oligarşik bir yapı kurulmuştur...şah zorlabalığının yerini mollaların zorbalığı almıştır..
devrim için gerekli dinamikleri gözözüne almadan yorum yapmak mümkün değil... cumhuriyet veya türkiye devrimi denilen veya kısaca atatürk devrimleri olarak adlandırılan reformlar ise bence batı ülkelerine yakınlaşmak anlamında tavizlerdir...
ugur tarafından 12.08.2003 17:02:43 tarihinde yazılmıştır. ben devrimlerin insanlara ne kazandırdığına bakarım. şimdi bakalım: rusya'daki komünist devrim insanları ekonomik açıdan geri kalmaya sürüklemiştir. ama eğitim ve altyapı olarak oldukça iyi bir miras bıraktığı söylenebilir. bugün rusya'nın hızlı yükselişinin en önemli güç kaynaklarından biri bence budur. iran devrimi insanları ekonomik açıdan orta bir noktada tutabilmiş, ancak ülke eğitimini ve altyapısını, uluslararası arenadaki imajını bir hayli dejenere etmiştir. buna karşın insanların dinci baskının ne anlama geldiği konusunda hiç bir milletin ulaşamayacağı bir tecrübe düzeyine erişmesine neden olmuştur. şayet gelişmeler böyle devam ederse bu halk köktendinci rejimden kurtulacak, bir daha da kendini ona teslim etmemeye çok dikkat edecektir. ülkemize gelince: devrimimizi kimin ruhuna fatiha okunduğu gibi çok da düzeyli olmayan bir bakış açısından değerlendirmek yerine bunca yıldır bize neler kazandırdığı veya kaybettirdiği parametreleriyle değerlendirmek daha akıllıca olur düşüncesindeyim.
nihat tarafından 10.08.2003 18:42:17 tarihinde yazılmıştır. **ali_tarik'e** mesajınızda: "türkiye cumhuriyeti'nin kuruluşunda ulus'taki eski meclis binasının açılışında atatürk tarafından bir mevlut okutulduğu"nu söylüyorsunuz. doğrudur. atatürk'ün öyle bir fotoğrafı var ve de bu fotoğraf, atatürk fotoğrafının kullanılmasının zorunlu olduğu hallerde ve yerlerde özellikle 'dinci'belediye başkanları veya bürokratların egemen olduğu ortam ve yerlerin vazgeçilmez fotoğrafıdır. ama, atatürk'ün orada okuduğu mevlit türkiye cumhuriyeti'nin ruhuna değil; halifelik kurumunun ruhuna idi. dinciler bunu anladığında iş işten geçmiş, atatürk amacına ulaşmıştı. şimdi ise tersi bir durum söz konusu. yani, bu sefer dinciler 'laiklik ve demokrasi' nutukları ile karşı devrim yapıyorlar. rövanşı vermemenin ve de bu anlayışı tarihe gömmenin yolu: chp milletvekilleri gibi uyumaktan değil, uyanık olmaktan geçiyor. "ilimli islamcılar'la ilimli hıristiyanlar elele vermiş; ilimli yahudiliğin başarısı için dünyaya tezgah kurmuşlar.
nihat tarafından 10.08.2003 18:08:00 tarihinde yazılmıştır. **parti isimleri üzerine..1..** bir sabah düşünürken, aklıma şöyle bir soru takıldı: parti isimlerine baktığımızda nedense, aldıkları isimlerin kelime anlamlarına ters yapılar içeriyor partilerimiz... örneğin: chp yani; cumhuriyet halk partisi(cumhuriyet:ulusun kendi kendisini belirli aralıklarla seçtiği milletvekilleri aracılığı ile yönettiği yönetim biçimi...halk:yaratma veya aynı ülkede yaşayan aynı uyruktan insan topluluğu...): bu parti yöneticilerinin halkın kendi kendisini yönetmesi ile ilgisinin olmadığını; iyi incelenirse, halkın kendi kendisini "delegeler veya tek adam " aracılığı ile yönettiğini zannettiği ortaya çıkar.**partilerimiz ve isimleri sırayla devam edecek...**
ali_tarik tarafından 08.08.2003 19:00:10 tarihinde yazılmıştır. mesaj panosunu neredeyse tek başına hareketlendiren nihat'a eline sağlık diyorum..
ancak;
son mesajında "bize; laik türkiye cumhuriyetine mevlut okutmak düşer" demişsin.. hatırladığım kadarıyla zaten, türkiye cumhuriyetinin kuruluşunda, ulustaki eski meclis binasının önünde bir kuruluş mevludu okunmuştu... ve bu sırada çekilen ellerini açmış atatürk fotoğrafı, "mecburen asıldığı" işyerlerindeki duvarları süsler.. acaba yanılıyor muyum?... yoksa zaten mevlüdünü okutanlar okutmuş mu dediğin cumhuriyetin?... yoksa, okunmuş üflenmiş cumhuriyetin davası olmaz deyip, işimize mi bakalım?
mahsus selam ederim efendim... aslında nanik yapıyorum..
editoryal zırva üreticisi.. komikparti karargahı...ankara...
nihat tarafından 08.08.2003 15:37:33 tarihinde yazılmıştır. bugün yolum kızılay metro istasyonuna düştü. metro istasyonunda bir "şeyh şamil camii" var. aslında tiyatro veya sinema olması gereken yeri camiye çevirmişler ya neyse... bugün günlerden cuma olduğu için bütün metro istasyonu "naylon" halılarla kaplanmış. namaz kılmayan(alevi,sünni,yahudi,ermeni,hıristiyan;inanan, inanmayan) bütün vatandaşların metroyu kullanma hakkı "cebren" gaspedilmiş, bu vatandaşlarımıza ancak bir kişinin geçebileceği dar bir alan bırakılmıştı. tabii orada, namaz kılanların arasında yürümeyi göze alabiliyorsanız... bu yetmezmiş gibi bilmem hangi ademin "aptalca vaazını" dinlemek zorunda kalıyorsunuz. "kasıtlı değiller canııımm." diyen "kasıtsızlara" ithaf olunur...**peki, bize ne mi düşer? tabiiki: "laik" türkiye cumhuriyeti'ne "mevlüt" okutmak; "anadolu republik of ilimli islam" devletine de.....*-+** olmadı mı? o zaman ***++--!!!...
nihat tarafından 07.08.2003 21:11:25 tarihinde yazılmıştır. ***???\\\33++&&&&666...yolsuzluğunuzu şey etsinler...***+++---///..... tbmm yolsuzlukları araştırma komisyonu'nun yorumuna chp milletvekillerinin "yorumu"nu çok tuttum, bırakamıyorum,bırakmak mı istemiyorum?... sahi, bunlar hangi partinin milletvekilleriydi??? yoksa, tayyip'in patlatacağı "bomba" daki milletvekillerinden bazıları da bunlar mı??? beyefendiler bu ifadelerin "kasıtlı kullanıldığını"sanmıyorlar mış!!! geçmiş olsun!... açıklıyorum... komplo teorisi threee::: yaniüç: akp mecliste anayasa'yı değiştirecek güce kavuştuktan sonra; kendilerince"sakıncalı"gördükleri chp milletvekillerinin vekilliklerini birer birer iptal eder... chp milletvekilleri dışarıda kendilerini bekleyen "malum şahıslar" tarafından " enselerinden" tutularak emniyete alınır... anlayana zooorrr... zorrr...zorrr... anlamayana hoooorrrrr.....
nihat tarafından 03.08.2003 17:49:09 tarihinde yazılmıştır. altındağ belediyesi hicret takvimi:24 haziran 2003 salı... i l m i h a l......gusül yapmayı gerektiren haller.....: cünüplük hali: dokunmak, bakmak ve ihtilam(rüyada cinsel ilişkide bulunmak)[efendim!] suretiyle gelen meninin dışarı çıkmasıyla, erginlik çağında olan erkek ve kadının cinsel ilişkide bulunması halinde meni gelmese bile, cünüplük meydana gelir ve gusül yapmak(yıkanmak) farz olur. meni; şehvetle gelen ve tenasül organı yoluyla dışarı çıkan beyaz ve koyu bir sıvıdır.[bak sen!] ihtilam olan veya cinsel ilişkide bulunan kimse, idrar yapmadan veya epeyce yürümeden, yahut da uyumadan yıkanıp da sonra kendisinden meninin kalanı çıkarsa tekrar gusül yapması gerekir.[gördünüz mü?...ben demiştim.] idrar yaptıktan veya epeyce yürüdükten veya uyuduktan sonra yıkandığı takdirde kalan meninin sonradan şehvetsiz olarak çıkmasından dolayı gusül yapması gerekmez. [yaaa, işte böyle! öğrenin de ona göre şey edin! günah işlemeyin!... bana da bunları size yazdığım, sizi bilgilendirdiğim ve de cehennemde yanmaktan kurtardığım için bol bol dua edin! yoksa bu konuyla ilgili de bir ilmihal yazarım okumak zorunda kalırsınız...imza: ailenizin danışmanı ökkeş emminiz...not:güzin hanımla karıştırmayın.]
netekim tarafından 03.08.2003 00:53:51 tarihinde yazılmıştır. merhaba benim sevgili vatandaşlarım... malum kişinin, malum ata binip, malum bir şekilde düşmesi üzerine bu malum yazıyı yazmak farz oldu netekim... bizim malum bir parti başkanımız vardı, hani biz onu dört defa malum yerlerde koruma altına almıştık da o yine de bir yolunu bulup, "goltuğu gapdırmam" diyip, yine oturuyordu şeye... neyeydi?... tabii ki, siz hemen anladınız sevgili akşehirli vatandaşlarım ve de o nedenle gülüyorsunuz. neyse. işte bu dokuzuncu, ata binme konusunda çok hünerli idi. biz her seferinde attan indiriyorduk, o yine de biniyordu netekim... bu dokuzuncudan sonra bir hanım kızımız binmişti ata ama o da yarış sonunda diskalifiye edildi... tabii şeye binme konusunda en tecrübeli mahlukat onlardır. yani, bayan oldukları için, şeye... ata yumuşak davranıp hayvanı yumuşatırlar netekim... sonra efendim. sen kendini köroğlu mu sandın?... tabii yaşa katılacak ya, aklınca, yaştan önce ata binip; ben köroğluyum, onlar bolu beyi deyip, mazlumları oynayacak. gördü netekim... eğer at o malum noktaya daha iyi bassaydı!... yandı gülüm keten helva netekim...
nihat tarafından 03.08.2003 00:04:53 tarihinde yazılmıştır. vurulmuşum, dağların kuytuluk bir boğazında/vakitlerden bir sabah namazında/ yatarım, kanlı upuzun... ( a.arif) değerli şairimizi ölüm yıldönömünde( bir arkadaşın anımsatmasıyla ) anıyorum...... hoşçakal cancağızım...
nihat tarafından 02.08.2003 17:34:41 tarihinde yazılmıştır. dikkat dikkat.... 01.08.2003 tarihli akşam gazetesinin 3.sayfasından alınmıştır...
"şans topu imam'a çarptı!!!" muğla ili fethiye ilçesi esenköy camii imamı hüsamettin ergin, "ayet el kürsi" okuyarak oynadığı yözdoksan milyon liralık(vayyy be... demek devlet memuru bir imam bu kadar parayı şans oyunlarına yatırabiliyor.) yüzyirmiyedi kupon şans topu'nda 5+1 bilerek tam seksendokuzmilyarlira ikramiye kazandı... (vayyy beee...) oynadığı kuponları yatırdıktan sonra evden "dua" okuyarak çıkan imam: yatırdığım kuponları alıp, "şehit fethi bey" parkına gittim... 126 kuponu tek tek kontrol ettim... bu sefer de çıkmadı (demek imam müptela olmuş...), "son " kupona "umutsuzca" baktım. bu kez kazanmıştım... tam "beş" kez kontrol ettim... gözlerimden "yaşlar" aktı.(nedense çok duygusal oluyorlar.insan yakarken...neyse siyaset yapmayalım.)yine "dua" okudum... "şükür" namazı kılmak için "camiye" gittim... sonunda "allah" yüzümü "güldürdü"... ..... ne diyelim, yorumlar parantezlerde ve çift tırnaklarda gizli... neyse, şimdi de muğla müftüsü mahmut yeleser sazı eline aldı. bakalım ne söyledi... :'şans topu oynayarak para ödeyen diğer kişiler haklarını helal etmedikçe imamın kazandığı para "dinen" haramdır. tutturamayanlar helal etmeli'..... ..... ..... haydaaa, ne diyor bu yahu?... benim bildiğim kumar kesin haramdır... haaa anladım. benim okuduğum kur'an başka, bunların ki başka...neyse, allahın yüzünü güldürdüğü garibi fazla sıkıntıya sokmayalım.
nihat tarafından 02.08.2003 00:08:52 tarihinde yazılmıştır. altındağ belediyesi "hicret"takviminden faideli bilgiler.....
bilgi dağarcığı
soru: hangisi yapılırsa yanlış olmaz?
a)telefonla arkadaşlarını sürekli rahatsız etmek
b)günde en az iki defa dişlerini fırçalamak
c)arkadaşlarının kitaplarını yırtmak
d)namaz kılarken arkadaşlarını güldürümek
cevap?...!... bilemediniz...neden? çünkü: siz her müminin yaptığı gibi imam hatip lisesine gitmediniz, okuduğunuz alanla ilgisiz bir kurumun başına müdür olarak atanmadınız, cuma günleri cuma'ya gitmediniz, en önemlisi de; son günlerde "at'tan" düşmediniz... işte bunun için, doğru cevabın"namaz kılarken arkadaşını güldürmek" (affedersiniz!)güldürümek olduğunu bilemediniz... hadi bakalııımmm, şimdi dooğru zebani amcanızın önderliğinde nereye gidiyormuşsunuz??? afferim bak, nasıl da biliyorsunuz?...
b)
bozesek tarafından 01.08.2003 21:26:34 tarihinde yazılmıştır. hımır.. burada, eşek dili ile öküz dili arasında bir anlaşmazlık var sanırım... ama biz eşeklerin bir avantajı var. yok bunu övünme olsun diye söylemiyorum. eşeğin en büyük avantajı eşek olduğunu biliyor olmasıdır. bu da doğal bir özelliktir. ama bir öküze bunu anlatamazsınız işte... biz istediğimiz kadar "ayyyraniçmek istiyorum" diye jest yapsak da naifle... şimdi "saçmalamaa" dediğinizi duyar gibiyim. haklısınız... ben de sadece "saçmalamaaa" diye yazsaydım hakaret olurdu...
ali_tarik tarafından 31.07.2003 16:05:09 tarihinde yazılmıştır. internet alanımızı ziyaret eden, muhtemelen yazıları okuyan malum şahıs, üye olmak ve panoya yazmak yerine, rumuzuma özel mesaj göndermeyi sürdürüyor. kendisine buradan cevap vermek zorundayım çünkü başka türlü cevabımı göremez. tavsiyem, birkaç saniyesini ayırıp, eğer ziyarete ve yoruma devam edecekse üye olmaktır.. böylece görüşlerinden hepimiz yararlanırız..
ziyaretçimizin mesajı şöyle (alttaki üçüncü ve dördüncü mesajlardaki konu)
kimden misafir (bu kişi, internet alanımızın üyesi olan mesafir rumuzlu kişi değildir)
mesaj çok nezih yazıyorsun da, geçenlerdeyazdığın ıraki ve yar...ki başlığın da dediklerimi destekliyor gibime geldi. ayrıca "neler dediklerini ve sizin neler dediğinizi yazsanız, insanlar daha iyi anlar. ya da onların anlayacağına olan inancınızı kaybettiyseniz" diyorum... bunu demek varken, kendi zekanızca (!) "onları onların lafıyla vurdum" diyorsanız diyecek lafım yok. ama o kadarcık yazınıza bakınca lafı sizin onlara söylediğiniz sonucu çıkıyor ki;
not: gazeteye bakınız yazmak gerekiyor. ben yanlış anladığımdan değil. sadece sizin bildiğiniz birşeyi herkesin bilip duyması gerekiyormuş gibi bir havanız var. ondan yazıldı. herşeyi siz bilebilirsiniz, ama halka da bir şans lütfetmek gerekiyor...
tarih 31.07.2003 13:24:14
mesaj bu..
cevap da şu:
birinci husus: şu sözünüzde haklısınız: ..sizin bildiğiniz birşeyi herkesin bilip duyması gerekiyormuş gibi bir havanız var... düşündüğümde ve yazılanları incelediğimde bunu görebiliyorum.. bu eksikliği gidermee çalışacağız.. tekrarlarsak uyarmanızı rica ederim.. ..neler dediklerini ve sizin neler dediğinizi yazsanız, insanlar daha iyi anlar... bunda da haklısınız ancak, yukarıdaki konu kadar haklı değilsiniz. internet alanındaki eşek dilinde, mansette ve güncelde yayınladığımız yazı ve resimler bir bütün olarak düşünüldü.. orada muhatapların ne dediklerini yazdık.. açıkcası, arkadaşların tüm yazılarını koymaya gerek görmedik.. "onları kendi lafıyla vurmak.." evet manşet düzenlerken tam olarak yaptığımız buydu.. ama bunun içindeki eksiklikte haklısınız.. sayfaya şöyle bakıp geçen birinin de anlayabileceği şekilde sunulmalıydı.
eleştirileriniz için teşekkür ederiz.
bir rumuz almanız gerekliliğini tekrarlayarak saygılar sunarız.
ali tarik
nihat tarafından 30.07.2003 21:50:21 tarihinde yazılmıştır. son dakika...son dakika...son dakika...
el tayyip attan düştü!!!...???
mesaj panosunun dikkatli izleyicileri uyarılarımızı okumuşlardır... ne diyelim?? büyük geçmiş olsun!... amma ve lakin unutulmaması gereken, önemli bir uyarımız daha var: attan düşmek çok önemli değil; önemli olan, "eşşekten" düşmemek!.. anlayana da anlamayana da...!?*
ali_tarik tarafından 30.07.2003 12:14:53 tarihinde yazılmıştır. hayır yapıyorum.. misafirimizin tepkisi, mansette özkök ve altaylının resimleri altına yazdığımız tavşan boku ve şark cücesi sözlerinden kaynaklanıyor..
misafirimiz onların bu günkü yazılarını okumadığı için, sarfettiğimiz sözlerin aslında onlar tarafından ülkemize karşı sarfedilmiş sözler olduğunu bilmiyor sanırım..
bu dikkatsizliği için özür dilemelidir!
ali_tarik tarafından 30.07.2003 12:11:48 tarihinde yazılmıştır. misafir olarak giren bir ziyaretcinin bana gönderdiği mesajı sizlerle paylaşıyorum:
"ya biriyle mücadele veya karşı çıkmanın tek yolu acaba, "hakaret edip, küçük düşürücü sıfatlar yüklemek" mi? tipik eski sol davranışı sergiliyorsunuz. neler dediklerini ve sizin neler dediğinizi yazsanız, insanlar daha iyi anlar. ya da onların anlayacağına olan inancınızıkaybettiyseniz, çıplak resimlerini yayınlayın olsun bitsin..."
yorum yapmıyorum..
nihat tarafından 29.07.2003 16:43:54 tarihinde yazılmıştır. behey şaşkın ördekler... madem yüzme bilmiyorsunuz veya yüzmek istemiyorsunuz, neden denize"ırak'a" girmek için ısrar ediyorsunuz?.. bakın, bu seferde buşt abinizi oyalamaya kalkarsanız...!!! benden uyarması... anlayana üzüm salkımı...
nihat tarafından 21.07.2003 23:52:27 tarihinde yazılmıştır. türkiya,emerikanya,pkk veyahutta kedek ilişkileri üzerine:::::::::
basınımızdan inciler:1-) "emerikalılar pekekeyi kuzey ırak'tan çıkaracaklar" mışşşşş...
pekiy, "teröristler nerede olsa vuracağız."deyip, elin arabını(bin midir? in midir? yoksam bir acayip cin midir?) afganistan!da, afrika'da bombalayan emerika, nasıl oluyor da terörist ilan ettiği pekeke'yi 1991 yılından beri çekiç midir, çevik midir? her ne haltsa o gücü ile neden bölgeden çıkarmadı???? neden üç aydır çıkarmıyor??? da bizim askerlerin başına çuval geçiriyor???
basınımızdan inciler:2-) " emerika bizden ırak'a asker göndermemizi istedi." behey şaşkınlar, behey kara maça beyleri!!! madem bizim ırak'a girmemizi istiyor neden askerlerimizin ellerini kelepçeledi??? neden onlara taliban giysisi giydirdi??? bence, emerika askerlerimizin başına çuval geçirdikten ve de bu konudaki tepkimizi ölçtükten sonra; şimdi de başımıza "çorap" örmenin yolunu hazırlıyor!!! anlayana zurnanın son deliği, anlamayana? cik cik cik...
bozesek tarafından 21.07.2003 19:36:24 tarihinde yazılmıştır. şimdi efendim, bu ırak'a yeniden asker gönderme hadisesi bi tuhaf... içinizde hatırlayan olacaktır.... ev sakini, musluğu onarmaya kalkar, ingiliz anahtarını alır ve usta edasıyla musluğun altına yatar.. kısa süre sonra etraf su olur.. ve sonra başlar "elmoooor" diye bağırmaya... bir de maymun örneği var. yıllar önce demirel'den duymuştum.. daha doğrusu, demirel'in "embedded" gazetecisi yavuz donat abeyimizin yazısında okumuştum. hikaye şuydu efendim;
maymun, yuttuğu cevizi çıkartmak için kan ter içinde kalır, saatlerce kıvranır.. ceviz malum yerden bir türlü çıkmak bilmez... sonunda zor bela ceviz çıkar... aradan zaman geçer ve maymun'un canı yeniden ceviz ister.. eha.. artık deneyimlidir ama.. cevizi daldan kopartır, önce kıçına sokar, bakar sorun yok sonra yutar... şimdi bu abd çemişlerinin bir yerleri vietnam'da yırtılmıştı zamanında... eh tabi hamburger beyinliler ya... ırak'ı önce arkalarına sokacaklardı sonra yutmaya kalkacaklardı. ee naapıcaz şimdi, abd'nin müshil ilacı mı olucaz yani...
ugur tarafından 17.07.2003 15:39:04 tarihinde yazılmıştır. bence bu çuval geçirme hadisesi abd ile ilişkilerimizi gözden geçirmememiz gerektiğini en güzel şekilde ortaya koydu. ancak bize kendi kendimizi gözden geçirmemiz gereğini de hatırlatması gerekmez mi? kuzey ırak'taki abd'lileri bırakalım. bizim ülkemizde, bizden olan bir sol görüşlü vatandaşı sağcı polis, veya yine bizden olan dinci bir vatandaşı solcu polis, veya hiçbir ideolojisi olmayan bir yetkili zevk için benzer muamelelere layık görmüyor mu? abd'liler bizi bizle başbaşa bırakınca zaten biz benzer kötü muameleyi birbirimize reva görüp de 'ama o da hak etmişti, yok hak etmemişti' tartışmalarıyla yıllar geçirmiyor muyuz? kimi zaman bir eski general, kimi zaman bir eski özel harekatçı abd'lilerin yaptığına benzer şeyleri bizlere karşı işlediği için suçlu bulunulmuyor mu? elbette, 'siz zaten birbirinize böyle muamele ediyorsunuz' diye kimse bize böyle muamele edemez ama biz de biraz daha duyarlı olmalıyız derim ben.
karamel tarafından 17.07.2003 10:28:48 tarihinde yazılmıştır. ahh bir yazabilsek rahat rahat...
karamel tarafından 17.07.2003 10:13:13 tarihinde yazılmıştır. tarafıma ithaf olunan yazının üzerine biraz araştırma yaptım.konuyla ilgili yerde yahudi generaller varmııış.bu bir yana...özel kuvvetlerin çıkarımıza hiçbirşey yapmadığı konusuda pek inandırıcı değil bu adamlar dağlarda binlerce çatışmaya girdiler.mutlaka ki gizli faaliyetlerde var..kuruluş amaçları zaten bu.ama bir çok kahraman özel kuvvetlerdedir ve vatanlarını satmazlar...ben bir şekilde bu kimselerin etkisiz hale getirildiğini düşünüyorum.malum gidişat yüzünden...
sempatizan tarafından 14.07.2003 09:59:42 tarihinde yazılmıştır. görmeyeli epey oldu sayfayı.. eksikler devam ediyor ama neyse.. gelişme de var.. kolay gelsin..
ali_tarik tarafından 11.07.2003 13:39:42 tarihinde yazılmıştır. aşağıdakiler, emekli kurmay albay dr tahir tamer kumkale'nin yazdiği bir yazıdan alınmıştır. karamel'e ithaf olunur. "kıbrıs barış harekatı'nın kazandırdığı klasik-konvansiyonel muharebe tecrübesinin yanında ülkede yaygın olarak sürdürülen anarşi ve terör tehdidine karşı 1968 yılından beri verilen mücadele türk ordusunu gayri nizami harp konusunda dünyanın en tecrübeli tek ordusu haline dönüştürmüştür.
"- kesinlikle korkutulamaz ve sindirilemez.
- esir edilemez. esir olmaktansa ölmeyi tercih eder.
yani sayın karamel, askerlerimizin esir alındığı olayı yalandır. abd ordusu ile türk özel kuvvetleri, bir "tatbikat" yapmışlardır, o kadar.. gelişmeleri izleyin, yakın tarih bunu doğrulayacaktır. bizim bu internet alanında yazdığımız mevzular, yetkililerin mevzuyu kamuoyuna duyurdukları biçim içinde iddialardır. orların dilinde yazılmış yazılardır.. bizim düşündüklerimiz ise odc haberinin damarlarında mevcuttur.
ailenizin gevezesi
türkiye hür ve kabul edilmi? masonlar derne?i'nin genel merkezi ankara'da tuna caddesiyle adakale soka?yn kesi?ti?i yerdedir.
önemli amerikan karargahlaryndan tuslog'un binasy, mithatpa?a caddesinde, tuna caddesiyle kesi?ti?i noktadadyr.
özel harp dairesi, 1952 yylynda seferberlik tetkik kurulu adyyla ankara'da tuna caddesinde bulunan bahçe içindeki bir binada kurulmu?tur. ilk komutany dani? karabelen'dir.
kybrys'taki türk mukavemet te?kilaty (tmt) isimli yeralty örgütünün merkezi, 1958'de özel harp dairesi tarafyndan yine tuna caddesinde bulunan kybrys ö?renci yurdunda kurulmu?tur. yani bary? döneminde yurt içinde devletin askerleri, sivil sava? merkezleri kurmu?lardyr.
gördünüz mü gladio'yu?.. sermaye, amerikan güçleri ve yerel özel sava? örgütü.. bir reklam spotu gibi.. üçü bir arada!.. afiyet olsun!..
kybrys için kuruldu?u söylenen tmt'nin yapysy da, türkiye'deki özel harp konusunda ipuçlaryyla doludur.
tmt'nin asyl komutany, özel harp dairesi ba?kany dani? karabelen'dir. kod ady cankurt'tur.
kybrys'a gönderilen yerel tmt lideri albay vuru?kan'yn kod ady bozkurt,
mucahitlere genel olarak kurt denmektedir.
1960'ly yyllarda türkiye'de ele geçirdi?i ckmp'yi mhp ye dönü?türen "ba?bu?" alparslan türke?'in komandolarynyn genel olarak "bozkurtlar" olarak anylmasy bir tesadüf de?ildir sanyrym.
özel harp dairesi, mücahitlerin e?itimi için tarym bakanly?yndan edindi?i bir araziye özel e?itim kampy kurmu?, burada e?itti?i sivillere askeri kyyafet giydirmi?tir. bu kamplaryn faaliyeti günümüze kadar devam etmi?tir. kamplarda insanlara amerikan ordusundan tercüme "komando" ve "gizli harekat" e?itimi verilmi?tir.
kybrys'ta kurulan özel sava? örgütü tmt'nin lideri vuru?kan'a 12 maddelik özel talimatta "özel harp dairesi'nin onayy alynarak öldürme" yetkisi verilmi?tir.
bu talimatyn 6. maddesinde, "kybrys'ta tmt'ye veya türk toplumuna yönelik; hainlik, casusluk, bozgunculuk faaliyetlerinde bulunanlar liderin ba?kanly?ynda özel bir kurul tarafyndan cezalandyrylacaktyr. ancak, yslah edilmedikleri için ortadan kaldyrylmasy gerekenler olursa, bunun için özel harp dairesinden izin alynacaktyr." denilmektedir.
tmt için bozguncu kime denir? mesela "karde?im biz ?urda rumu türkü birlikte bary? içinde ya?yyoruz.. kimse kary?masyn" diyenler mi?.. yyllardyr birlikte ya?ady?y rumlarla ili?kilerini sürdürenler mi casus olarak nitelenmi?tir?.. yoksa, kybrys'yn ba?ymsyzly?yny isteyenler hain olarak my nitelenmi?tir?.. subjektif kriter nedir?.. tmt, özel harp dairesinin emriyle kaç ki?iyi bu gibi gerekçelerle öldürmü?tür?..
tmt liderine bu talimaty veren özel harp dairesi, türkiye'de "yslah edilmedikleri gerekçesiyle" kaç ki?inin ölüm emrini vermi?tir?
"ba?bu?" alparslan türke?'in davadan döneni vurun!.. ben dönersem beni de vurun!.. sözünün de sebepsiz olmady?y ve sadece içinde bulunduklary örgütün ana kuralyny açyklady?y böylece anla?ylmy? olmaktadyr sanyrym..
kybrys'ta tmt için uygulanan kurallar türkiye için geçerlidir... çünkü tmt, özel harp dairesi'nin yavrusudur.
özel harp dairesi, eski komutanlarynyn da soyledi?i gibi "so?uk sava?" ko?ullarynda ve dönemin ihtiyaçlaryna göre kurulmu?tur. dönemin ihtiyacy, i?gal altyndaki vatan topra?yny korumak de?il, ülke içinde amerikanyn ve yerli temsilcilerinin istemedi?i dü?ünceleri savunanlaryn yok edilmesidir.
özel harp dairesi, bundan dolayy genelkurmayyn inkar etti?i bilinen ve bilinmeyen birçok karanlyk, kanly olayyn teorik planlayycysy durumundadyr. tabii j3'ün kontrolü altynda.
genelkurmay ba?kanly?y, veya turkish general staff kendilerine her ne diyorlarsa alsynlar belgelerini çyksynlar bir televizyon programyna tarty?synlar. hatta ça?yrsynlar biz e?ekler de gelelim.. ülkemizin bir dönemini aydynly?a kavu?turalym. öyle bazy yazarlara yaptyklary gibi savcyly?a ?ikayet edip çekilmekle olmaz bu i?ler.. (adresleri telefonlary biliyorsunuz bir mesaj atyn ya da aldyrtyn i?te nasyl isterseniz)..
konunun etrafyndan dola?arak, psikolojik harp teknikleri kullanarak ve tehditlerle bu i? çözümlenemez.. syky?ynca devlet syrry diye de yan çizilmez.. gelirken, amerikayla yaptyklary gizli anla?malaryny ve gerekçelerini, sonuçlaryny da yanlaryna alsynlar..
mevcudiyetlerinin yegane temeli neymi?, herkes görsün..
yahu, co?tuk gene aldyk aty gittik.. bir de altyncy madde kapsamyna girmeyelim ?imdi!..
yok canym, herhalde içlerinde bir avuç "bizim o?lan" da vardyr..
bunu yazan, her an ekleme çykarma yapma yetkisine sahip bulunan bozguncu ?ahsiyet: e??o?lube?kulak