06.01.2005 - kamuoyunu emperyalizmin istediği doğrultuda değil de kendi düşmanına göre yönlendirmeye çalışan aznar, kısa süre sonra yapılan seçimleri kaybetti ve koltuğundan oldu.
yerine, ıraktaki ispanyol askerlerini geri çekmeyi de vaadeden sosyalist parti adayı başbakan oldu.
eta'nın ahı mı tuttu ne?
06.01.2005 - sebati karakurt, her ne kadar bu yazimizla ilgili açıklamasında bize, roportajının gerçek olduğunu söylese de, daha sonraki günlerde aylarda ve bugune kadar, kuzey ıraktaki pkk kampı röportajı dışında ırakta göremedik kendisini.
hürriyet muhabiri karakurt, görevini yerine getirmişe benziyor.
24.12.2004 - ebu_nidal rumuzlu üyemizin yazmış olduğu hakaret içeren yorumunu eleştirisinin ağırlığı yüzünden değil ama iyi düşünülmemiş olduğu için sildik.
kısa yorumu biraz kısaltarak şöyle özetleyebiliriz:
"bunların gücü sadece başörtülü kızlara yeter"
ebu_nidal'e partimizi ve yazılarımızı incelemesini öneririm.
bunları okuduğunda, bizim amblemimizin bir "hayvan" olduğunu görecektir. ustelik tepkimizi kaba hakaretlerle değil araştırarak, gizlenen yüzleri açığa çıkararak göstermemizin de daha doğru olacağını düşünüyorum.
23.12.2004 - erkan abacı toprağa verilirken de, özgür başak üyemizin değindiği yozlaşma kendisini kanıtladı..
sahipsiz erkan abacının cenazesine, bilinen bir tek isim gelmişti: nuri alço! (medyanın yalancısıyım)
havalar nasıl olursa olsun sizin havanız iyi olsun "sivil" toplum örgütleri...
10.12.2004 - beyniye rumuzlu üyemizin cümlesinin baş tarafı eksik mi çıkmış.. şöyle olmalıydı sanarım: "internet haberleri tepkı oluşturabilecek gizli hususların tepkilerinin emilmesinde kullanılmakta mıdır acaba? öyle ki resmen savaşmamız lazım gelen hususlara biraz hayret edip hatta gülüyoruz artık bu nasıl bir durum anlayamıyorum. anla yandan anla ma yana yardım."
üzerinde düşünmeye ve tartışmaya değer bir konu kişisel düşünceme göre.
internet de amaca göre, tepki doğurması gereken konuların sıradanlaştırılmasında kullanılabilir. diğer iletişim kanalları bu amaç için kullanılıyor çünkü. önemli olan iletişim aracının türü değil kullanım biçimi. buradan başka bir soru da çıkabilir.. savaşmamız gereken hususlara neden biraz gülüp geçiyoruz? veya (mesela) internet üzerinde bir konuda tepkimizi yazılı olarak ilettikten sonra kendimizi rahatlamış hissediyoruz? ve sistem içindeki yaşamımıza eskisi gibi devam ediyoruz? (genellemedir)
interneti bilgi ve düşünce paylaşımı platformu olarak anlamakta ve kullanmaya çalışmaktayız. mücadelenin teknik bir parçası olduğu gerçeğini unutmadan ve işlevini abartmadan...
10.12.2004 - yazmayayım diyorum, duramıyorum.
gazeteci geçinen bazı haber hammalları (bu ayrı bir yazı konusu) komikparti internet alanında da bulunan bir linkten, general sutton'un biyografisine ulaşmışlar. burada sutton'un bulundugu görev yerleri ve başlama tarihleri yazılı ama ay olarak ifade ediliyor. bizim hamallar, 21. görev yeri olarak belirtilen odc türkiye komutanlığını okuyup, haberlerine sutton'un 21 ağustos 2004 olarak haberlerine geçirmişler. bu kadar ayrıntıya neden giriyorum? çünkü ben dunyagenelmuduruyum. sutton 22 temmuzda atandı, ağustosta resmen odc-t komutanı oldu, ekim ayı itibariyle de görevi devralması sözkonusuydu.
bazı gazetelerdeki haberlerde peter u. sutton'un türkiye'deki en yüksek rütbeli subayı olduğu ve emerikan savunma işbirliği ofisi'nde görevli olduğu yazılırken, odc isminden ve sutton'un bu karargahın komutanı olduğundan söz edilmemesi de gülünç bir kıvırtma olarak belleklerimize kazındı. hürriyet muhabiri ünsal ergel'in gazetede yayınlanan haberinin son paragrafında odc yerine ods savunma işbirliği ofisi'nin komutanlığını yaptığı yazıldıysa da, muhtemelen daha sonraki baskılarda ve internet sitesinde bu bölüm çıkarıldı. haber milliyet'te 21 ağustos sorunu dışında doğru yayınlandı.
09.12.2004 - izninle ben yanıtlayayım binbir ...
bir uydu, ancak üzerinden geçtiği yeri görüntüler. uyduların yer istasyonları da dünyanın çeşitli yerlerine dağılmıştır. özellikle zamanlamanın önemli olduğu sıcak savaş durumlarında uydudan görüntülerin en çabuk alınabileceği yerlere yer istasyonları kuruluyor. ortadoğuda soğuk savaş döneminde kurulu site 23 (bugünkü bayrak garnizonu) ise sevk ve idare için biçilmiş kaftandı.. zaten intaspacetürk isimli yer istasyonu ile bayrak garnizonu arasında en fazla bir iki kilometre var.
heyecanlı bir yanı yok yani..
ayrıntılı teknik bilgiyi
buraya tıklayarak öğrenebilirsiniz.
16.05.2003 - hangi yorumun gece açikta kalan bir cihetten mi yoksa esekçe düsünen beyinlerden mi geldigi konusunda hiç süphemiz bulunmamaktadir.
her yaziya habere iskembeden yorum olsun diye yorum yazanlarin da, kendilerinin tiye alinmalarina alinmamalari gerekir kanaatindeyim. sevgiler.
13.05.2003 - hos geldin zapata!
12.05.2003 - parti üyelerine önemli rica:
hürriyet abidesi'nin yapilis tarihçesini arastirip, tacindaki 7 çikintinin dini bir anlami olup olmadigi ögrenilip bizlerle paylasilsin.
büyük onursal liderimize sorsak bilir ama böle bir mevzu için kendisini rahatsiz etmeye cüret edemem.
12.05.2003 - ali_tarik ve arkadaslarinin verilemeyecek bir hesabi yoktur. gerektiginde 'kredi' karti ile öder, kimseye 'borçlu' kalmayiz.
bu vesile ile (etmez ya!..) tespih için yirmiyedi emerikan dolari elli emerikan senti fiyat veriyorum. yasasin büyük onursal liderimiz!
12.05.2003 - komikparti yüce mahkemesinden bildirilmistir: desposidos rumuzlu üyemizin, bu güncel altina yazdigi yorum esnasinda yüzonyedi kez kapital harf kullanmak suretiyle kapitalizm propagandasi yaptigi tespit edilmis,
eylemine uyan komikparti yasaklari dokuzuncu madde mucibince her kapital harf için beser dakikadan toplam besyüzseksenbes dakika üç ayak üzerinde durma cezasiyla tecziyesine karar verilmistir.
desposidos rumuzlu üyemizin cezasinin er ya da geç infaz edilceginden kimsenin süphesinin olmamasi gerekir. komikparti adaleti, tecelli edecektir. desposidos rumuzlu üyemizi parti adaletine teslim olmaya çagiriyoruz. yasasin büyük onursal liderimiz ve onun ilkeleri!
pano
yazıları
25.01.2006 12:20:31 - yaaa.. yaaa,
mehmedim ali a?cam kaçmady i?te.. kaçyramadylar, bize ba?y?ladylar..
zaten sevgili sayyn mehmet ali a?ca kendili?inden kaçamazdy, daha önce kaçyranlar kaçyrmadan..
serbest kaldy?y birkaç gün içinde kimlerle ne görü?tü?ü de gerekmedikçe açyklanmayacaktyr..
bu sayyn sevgili ?ahsiyetin nihayetinde bir tetikçi oldu?unu, gladio ve i?leyi?i hakkynda verilen görevle synyrly bir bilgiye ula?abildi?ini unutmamak gerekir... zaten gere?inden fazla bilgiye sahip olsaydy ?imdiye kadar öldürülür veya intihar ettirilirdi..
böyle tetikçileri gündem yapanlar kendilerini kuma gömmeye çaly?anlardyr.
ite itten fazla önem vermemek gerek... kaideleri havalanyyor ve millet itin a?zyna bakyyor..
itin a?zynda ya kan vardyr, ya kemik..
esta?furullah yani sözüm mejlisten dy?ary..
balgat önemli balgat... gerisini buru?tur çöpe at!..
19.01.2006 18:44:34 - u?ur merhaba,
emerikanyn bölge karakolu centcom haritalarynda görüldü?ü gibi tarih cografya kitaplaryyla birlikte yurtta?lyk bilgilerinin de yeniden kaleme alynmasyny gerektirecek planlar syrytyyor.
yanyba?ymyzda olu?makta olan yeni devletle ilgili dü?üncelerine katylyyorum ve bununhesabyny kimlerin, kimlere verece?ini dü?ünüyorum..
mesela diyorum kyrmyzy çizgiler edebiyaty yapanlar, mesela görevlerini açyklarken iç-dy? syralamasy yapanlar duruma ne diyorlar?
yoksa onlaryn çizgileri, abd bayra?yndaki kyrmyzy çizgiler miydi?
ben yykycy bölücü fesat çykarycy bir vatan haini oldu?um için cevabym açyk.. tabii ki onlaryn kyrmyzy çizgileri, dün de, bu gün de, abd bayra?yndaki kyrmyzy çizgilerdi..
son yyllarda, bunlara mavi çizgiler de eklendi ama henüz o kadar açyk söyleyemiyorlar..
17.01.2006 12:07:39 - nihaaattt nihaaaattt..
syrf sen istiyorsun diye sevgilin a?ca ile ilgili bir anket ?eyettim.. site ?eyleri ne der bilmem ama oylansyn bakalym.
barettaaaa barettaaaa...
haklysyn evet.. bir de 29 nisan 2004 tarihli "http://www.komikparti.org/default.asp?id=187" adresindeki yazymyzyn tekrar okunmasy gerekiyor.
derin, özel ve bastyrylmy? selamlarymla.
26.09.2005 10:55:35 - byrock hadisesi hakkynda
uyu?turucu taciri, kontrgerilla ma?asy, haraççy, kokainman abdullah çatly'nyn cenazesinde tabutun bayra?a saryldy?yny hatyrlatyr, iki satyr da olsa yazy yazmaya te?vik etti?i için u?ur'a te?ekkür ederim. (bakynyz 1996 kasym ayy gazeteleri)
"bayraklary bayrak yapan üstündeki kandyr
toprak, u?runda ölen varsa vatandyr" dizelerini "devlet için kur?unu atan da yiyen de ?ereflidir" sözleriyle bir demet halinde sunuyorum.
07.09.2005 11:10:40 - ho? geldin ata kafkas, iyi e?lenceler dilerim sana..
11.08.2005 11:13:22 - ileti?im teknolojisinde çukurova holding-lockheed martin-pertagon-turkish general staff i?birli?inin ürünü intaspace türk firmasynyn 2001 de faaliyete geçmesinin bir devamy olarak nitelemek mümkün bu geli?meleri.. bana pek ?a?yrtycy gelmedi.
telekomdaki geli?meleri mernis ve e devlet faaliyetleriyle ve estirilen güvenlik açy?y rüzgaryyla birle?tirirsek ortaya acyly bir kebap çykyyor.
homeland sacurity-vatansaverlik yasasy, ingiltere'deki anti terör yasalary ile kurulmak istenen küresel fa?izmin türkiye distribütörlügü ve bayilik a?ynyn ta?lary yava? yava? yerine oturuyor..
dedi?in gibi yorgun.. hayyrly, hatta u?urlu olsun..
24.05.2005 04:41:46 - sevgili yorgunun bizlerle payla?ty?y haber, bende ?öyle bir ça?ry?ym husule getirdi:
eskiden bizleri kendimizden kurtarmak için kendilerini görevlendiren birtakym rütbeli zavally piyonlar açyk darbeler yaparlardy.
darbelerin ilk icraaty, radyoevini ve varsa televizyonu tüm haberle?me a?yny ele geçirmekti. yazyly basyn ise zaten "?anly ordumuz tarafyndan kurtaryldyk!" ba?ly?yny atmaya hazyrdy.
radyoevi zaptediliyordu, çünkü ülkeye hakim olmanyn yolu, insanlaryn algylaryny etkileyebilmekten geçiyordu.
son yyllara bakty?ymyzda, birilerinin radyo, televizyon ve yazyly basynyn hemen hemen tümünü ele geçirdi?ini görüyoruz.
internet de sanyldy?y kadar özgür(!) bir alan de?il..
bu durumda haberle?me aygytlarynyn kontrolünün ele geçirilmesiyle ilgili tepkilerimizi nasyl dile getirece?iz?
sistem'in izin verdi?i alanlaryn dy?yna nasyl çykabilece?iz?
aslynda, böyle bir kaygymyz veya talebimiz var my?
bu ne ya, soruya soruyla kar?ylyk vermekle ne yapmy? oldum ben ?imdi?
sevgili ugur; sorgulayan insan modelinin ilginç örneklerini ya?yyoruz her yerde. kocaayak rumuzlu üyemiz sanyrym necmi naz'yn "osmanly'nyn son torunu amerika" isimli kitabyny okumu? ve oradan etkilendi?i bölümü yazmy?.. necmi nas orada, hac meselesini dile getirirken aslynda, padi?ahlaryn pek müslüman olmadyklaryny ima ediyordu.
dipnot:
internet alanymyz güncellenecektir merak buyurmayynyz.
24.04.2005 05:18:54 - selimgur rumuzlu www.komikparti.org internet alanymyzyn üyesine, bir hatyrlatma yapmak istiyorum:
bir taraftan, partimizin üyeleri olamaz. bir ki?iyle synyrlandyrylmy? olan parti üyeli?i onuru da, komikparti resmen kurulduktan sonra yasal prosedür uyarynca seçimle belirlenecektir. (bkz: parti içtüzü?ü)
papalyk ve halifelik konusundaki sorunuza da kendi dü?üncemi ifade ederek cevap vereyim:
dinler, synyfly toplumlarda do?mu?tur ve egemen synyfyn gucunu peki?tirir. hyristiyanlyk, bugün emperyalist ülkelerin kendi halklaryny bir arada tutmak için ya?am biçimlerinin bir parçasy durumundadyr. hatta son yyllarda, bu ülkelerin sömürü ve i?gal planlarynda yer alan ülkelerin genelde müslüman ülkeler olmasy sebebiyle, dini faktorler öne çykarylmaktadyr.
müslümanlykta da durum farkly de?ildir. ortaya çyky?yndan kysa süre sonra fetihlere dayaly yayylma politikasy izleyen islamiyetin siyasi mevkii halifelik, osmanlylar tarafyndan bir sava? ganimeti olarak istanbula götürüldükten sonra saltanatyn peki?tirilmesinden ba?ka bir amaç için kullanylmamy?tyr.
papalyk, halifelik vs. gibi unsurlar, sistemin sadece bir parçasydyr ve ulus devlet döneminde asyl tanry sermaye, peygamberleri uluslararasy tekeller, sahabeleri medyadyr.
türkiye cumhuriyeti saltanaty kaldyrmamy? olsaydy ne olurdu? buna belki bir cevap olabilir diye, suudi arabistan'yn durumuna bakmamyz yeter. islamiyetin kyblesinin bulundu?u bu ülke, uzun yyllardyr abd kontrolündedir ve tüm dünyadaki müslümanlar, namaza durduklarynda, kabe-i muazzama ile birlikte, orada bulunan amerikan askeri birliklerine ve kontra ?irketlerine de yüzlerini dönmektedirler.
halifelik anadolu topraklarynda kalsaydy, geli?meler farkly olmazdy. bugün türk askeri birliklerinin içinde in?a edilmi? kilise bulunmaktadyr ve kimse bundan söz etmemektedir.
muhtemelen halifemiz de abd elçili?indeki veya odc deki bir rahipten, gerekli talimatlary alacakty. herkesin gözü, e?eklerin samanlaryndadyr ve kurtulu? için dine imana degil, bilince ve örgütlenmeye ihtiyaç vardyr.
20.12.2004 11:30:53 - turk rumuzlu üyemizin sözünü ettiği röportajdan sonra konuyla ilgili tartışmalar ve tepkiler, yayını yapan hürriyet gazetesi'nde de yayınlandı.
1984 yılından beri değişik yoğunluklarda devam eden savaşla ilgili hemen tüm bilgileri hürriyet gibi gazetelerden aldı insanlar.. turk de bunlardan biri olmalı.. ilginç olan, yazısında yer alan bilgileri ve hamasetin kaynağı olan medyada, dönemsel çıkarlar ve hedefler gereği başka politikalara destek verilen haberler/yazılar çıkınca doğal olarak öfkeleniyor..
pkk politik-askeri bir kürt örgütlenmesi olarak türkiye cumhuriyeti güçleriyle savaşa girdi.. savaş süresince bu ülkenin askerleri de öldürüldü, siviller de öldürüldü, insanlar göç ettirildi vs.. ülke ekonomisi, savaş bütçeleri ile çöktü.. kirli savaş yöntemleri bölgede sürerken, psikolojik savaş medyada yükseldi..
bu dönemin kurbanlarının ezici çoğunluğu,türkiye'deki yoksul insanlardır... savaşı ortaya çıkaran sebepleri iyi tanımlamadan, savaşta ölenlerin neden iki tarafın da yoksul insanları olduğunu, neden çeşitli sebeplerle dağa çıkmak zorunda bırakılan pkklılarla, zaten zorunlu olan askerlik görevini yapmakta olan işçi veya işçi çocuklarının savaştırıldığını, bazı partilerin asker uğurlama ve şehit cenazeleriyle iktidar olduğunu ve iktidar ortağıyken türkiyeye teslim edilen abdullah öcalan'ın idam edilmesine engel olacak yasayı imzaladığını vs. düşünmeden "it, köpek" edebiyatı yapmak doğru değil..
bu mesajdaki ruh hali, türkiye'de yaşayan insanların bir bölgesel istikrarsızlık planı çerçevesinde tekrar birbirleriyle savaştırılması ihtimalinin mayasını oluşturuyor...
eşekler bu oyuna gelmemeli..
18.12.2004 23:13:36 - sonunda ırak'taki kimyasal silah tesisi çökertildi!
ırak'ta 2003 martından bu yana yüzbini aşkın insanı "özgürlüğüne" kavuşturan abd elebaşılığındaki faşist koalisyon, sonunda aradığı hazineyi buldu!..
felluce'yi bombardımanla yerle bir edip binlerce insanı öldürmelerinin yarattığı tepkileri bertaraf etmek için müthiş bir buluş(!) gerçekleştirdiler..
abd ankara büyükelçiliğinin www.usemb-ankara.org.tr adresindeki internet sayfasında yazıldığına göre, felluce'de bir kimyasal silah laboratuvarı bulunmuş!..
emerikanın iki yıldır sürdürdüğü katliamların ve yağmanın ne kadar haklı olduğunu görmek için tıklayınız
artık rahat olabilir, televizyonunuzun karşısına geçerek ırak'taki katliam görüntülerini oh olsun, iyi ki emerika var.. diyerek izleyebilirsiniz.
çaylar şirketten..
17.12.2004 11:36:23 - eşek postasına gönderilen kısa ve gönderen adresi yanlış verilmiş mektup bizleri meraklandırdı...
kendisine giren çıkandan haberi olmayan bu arkadaşımızın bağlandığı internet protokol numarası 193.140.36.0 - 193.140.37.255 aralığında. bunun karşılığı kho.net, yani kara harp okulu...
bu "mücahit" arkadaşımıza "meslek" hayatında başarılar dileriz. derslerini iyi dinlemiş..
-----original message-----
from:
sent: fri 12/17/2004 8:18 am
to: komik parti
subject: esek@postasi
isim :mucahit saylan
email :mucahitsaylan@hotmail.com
mesaji :ulan esek. herkes sana postalıyor mu?
yanıtımız
merhaba,
ilginiz için tesekkür ederiz.
mektubunuzda yazdiğiniz gibi, herkes bize postaliyor ve biz bunun farkindayiz.
bunun için anirip duruyoruz.
siz, kendinize postalananlarin farkinda misiniz?
saygilar,
komikparti'den bir esek
15.12.2004 14:08:09 - nato-varşova konulu ahiret suali yanıtı ve değerlendirmesi: anket nedeni:
kesinlikle doğru olduğuna inandığımız bazı basit bilgilerin test edilmesi. yöntem:
varşova ve nato örgütlenmesinin "saldırgan" nitelemesi eklenerek, ankete katılanların hangi cephenin enformasyonu altında daha çok kaldıklarının gözlenmesi. komikparti tarafından yapılan bir ankette gizli bir amacın olduğunu düşünenlerin, sorunun cevabını araştırmalarının sağlanması. bu amaçla, doğru bilgiyi anketi cevaplama sırasında edinenlerin işaretlemesi için "ah eşek kafam" seçeneğinin eklenmesi.
sonuçlar:
berlin duvarı örneğinde olduğu gibi birçok kişi, nato ve varşova yapılanmalarının hangisinin önce kurulduğu konusunda doğru bilgiye sahip değil... işin acı tarafı, bunu yanlış bildiğinin farkında değil..
şu ana kadar ankete katılanların yüzde 29'u varşova paktının, natodan daha önce kurulduğu inancında.
yüzde 24 oranında doğru yanıt verilmiş
son seçeneği yani "ah eşek kafam" seçeneğini işaretleyenlerin (yüzde 45) ne kadarının yukarıda işaret ettiğimiz araştırma sonucunda tercih yaptıklarını bilemiyoruz. zaten, ilk iki seçeneğin sonuçları, konuyla ilgili bilginin durumunu açıklıyor. anketin asli iki seçeneği açısından ele alırsak, son seçeneği işaretleyenlerin de aslında birinci, yani yanlış seçeneği işaretlediğini görürüz ve durum vahimleşir. bu seçeneğin, şaka vb. nedenlerle birçok kişi tarafından işaretlendiği hesaba katıldığında bile kalanlar, kabaca bir fikir oluşturmak için yeterlidir. ilk seçeneği işaretledikten bir süre sonra doğrusunu öğrenip son seçeneği işaretleyenlerin de bulunması mümkün..
anketin doğru cevabı, nato 1949, varşova paktı ise 1955 yılında kurulmuştur.
ilginize teşekkür ederiz.
14.12.2004 10:56:36 - beyniye rumuzlu üyemizin enerjisi de takdire değer. internet alanımızda bir karadeniz eşeği bulunduğunu görmek güzel. hoşgeldin beyniye.
13.12.2004 11:43:41 - bu nankör(!) köylülerin kimler olduklarını gerçekten merak ediyorum. uğur kardeşimizin yazısını okuduğumuzda, köylülerin bitmek tükenmek bilmez destek istekleri ve yan gelip yatmalarını anlıyoruz... bu köylüyer kimlerdir? kimdir bu alçak tembeller?.. milletimizin gözbebebeği sermayedarlarımızın, toprak ağalarımızın, spekülatörlerimizin vs. vs. cömertçe ödediği vergileri çarçur edip üretmeyenler kimlerdir?
bu köylüler, ülkemizi emperyalizmin kucağına itmiş, abd ve avrupalı devletlerle anlaşmalar imzalayarak tarımımızın yok edilme sürecini başlatmışlardır.
bu tembel köylüler, bulundukları yerlerde üretici olmak yerine şehirlere göç etmişler, değerli yatırımcıların fabrikalarını işgal etmişler, gecekondularda ve sokaklarda yan gelip yatmışlardır.
tembel köylüler, çalışmak istemedikleri için tarlalarına tatil köyleri vs kurarak vatan hainliği yapmışlardır.
bazı zavallı toprak ağaları bu tembel köylüler yüzünden uyuşturucu madde, silah kaçakçılığı gibi yasadışı işlere bulaşmışlardır. kimileri köylerini terkedip şehirlerde otopark mafyası, kumar vs. gibi işler yapmaya başlamışlardır.
köylülerin çok yüksek fiyatlarla sattıkları sebze ve meyveler zavallı kabzımalların belini bükmüş, indirim yapa yapa mahvolmuşlardır. yıllardır bu aracılar sayesinde tüketiciler çok ucuza tüketip durmuşlar ve tembel köylüler zevk ve sefa içinde yaşamışlardır.
bu köylüler, ülkemizde yetişen ürünlerin ıslahını yaparak verimini ve kalitesini artırmaya çalışan kurumların ödeneklerini kesmiş ve her yıl yeniden satın alınmak zorunda olan intihar eden tohum ekmeyi tercih etmişlerdir... bu öyle bir tohumdur ki bir yıl ekildiğinde, içinden tohumluk ayırılamamaktadır... sabancı'nın sattığı emerikan domates tohumu buna örnektir... bu köylüler, sırf çalışmamak için tarıma verilen desteği azaltmak ve sonunda tümden yok etmek için uluslararası "kriterli kritersiz" anlaşmalar imzalamışlardır... oysa anlaşma imzaladıkları ülkelerde tarıma sübvansiyonun allahı vardır... kendi ülkelerindeki sübvansiyonu kaldırmaya cesaret edemeyen bu ülkeler, ürün fazlasını satabileceği bağlı-bağımlı ülkelerde aynı ürünlerin üretimini denetlemeyi tercih etmişler ve köylüler ülkemizin tarımını bunlara peşkeş çekmişlerdir..?
kimdir bu köylüler?.. (ülkemiz tarımını yok eden köylülerin kim olduklarını öğrenmek için kaynak: bitmeyen oyun, metin aydoğan)
idam cezası ve işkencenin kaldırılmasını şiddetle protesto ediyorum!
09.12.2004 03:12:20 - yazının görece uzunluğu için özür dilerim.
talabani-barzani ikilisi emperyalistlerin hizmetkarlarıdır.
bu unsurlar güçlerini feodal yapıdan almaktadır. sanayileşmemiş veya sanayileşmesine izin verilmemiş parçalı kürdistan coğrafyasında çıkarlarını ve kendi egemenliklerini sağlayacak ilişkiler içinde olmuşlardır. pkk'nın eylemlilik döneminde türkiye cumhuriyetinden kırmızı pasaport almışlar ve maddi yardım görmüşlerdir. bu yardımları, bir başka kürt örgütlenmesine, pkk'ye karşı türkiye cumhuriyeti ile işbirliği veya vaadi karşılığında almışlardır. kuzey ırakta pkk'ye karşı ve ırak işgaline hazırlık için türk özel kuvvetleri tarafından eğitilmişlerdir.
kürt halkının ulusal bağımsızlık mücadelesine saygı göstermek veya göstermemek belirleyici değil. eğer bir ulus kendi iç dinamikleri ile bir kurtuluş mücadelesi veriyorsa durduğumuz yere göre yanında veya karşısında tavır alır ya da tarafsız-seyirci kalabiliriz. ama her kurtuluş savaşı, kurtuluşu sağlamıyor.
kürtlerin sömürge statüsünde oldukları bir gerçektir ama, ulusal kurtuluş savaşı veya mücadelesi o ulusun emperyalizmden tamamen kurtarılması sonucuna erişmeden yapılmış sayılmaz. talabani-barzani ikilisinin kürt ulusunu emperyalizmden kurtaracak nitelikleri yoktur. bunun en açık örneği, sömürgesi durumunda oldukları ırak'ın emperyalistlerce işgali sırasında takındıkları tavırdır. ulusal kurtuluş hareketleri ve her türlü devrimci, isyancı ayaklanmalar, somut durumdan, egemenler arasındaki çelişkilerden yararlanırlar. buna karşın ırak'ta sürdürülen haksız işgal ve katliamlara seyirci kalmak bir yana, aktif olarak katılmak kürtlerin işi olmamalıydı. nitekim talabani-barzani ikilisinin dışında abd ve diğer işbirlikçileriyle ortak hareket eden bir oluşum duymadım. talabani-barzani ikilisinin, hamit karzaiden veya ırak geçici hükümetinden farkı yoktur. hepsi abd tarafından atanmış memurlardır.
aslında kuzey ıraktaki gelişmeler, türkiye'de "kurtuluş savaşı" olarak adlandırılan süreçle ilgili okuduğum bazı araştırmalara da benzemiyor değil... sonucu da farklı olmayacaktır bu yüzden.. türkiye cumhuriyeti, kuruluşundan beri emperyalistlerle işbirliği içinde.. kurulmadan önce de başka emperyalistlerle birlikteydi.. yanılmıyorsam 1920'de ülkemizden kovduğumuz iddia edilen ülkenin bankasından kredi talep ediliyordu. ingilizler, doğuda yeşeren komünizm tehlikesine karşı hava yastığı olarak türkiye'yi tanıdılar. bunun bedeli, emperyalizmden yakamızı kurtaramamaktır. ülkesini emperyalizmden kurtaramayan bir mücadele, "kurtuluş savaşı" olur mu?.. ömrü hayatında hiçbir kurtuluş savaşına destek vermeyen, aksine bazılarına karşı emperyalistlerle birlikte tavır almış bir devletin kurtuluş savaşı verdiğine inanmak güç değil mi?
yaser arafat ile ilgili bir iki satır: ben yaser arafat konusunda yeterli bilgiye sahip olmadığımı söylemiştim. ama şunu belirtmeliyim. yaser arafat veya filistin kurtuluş hareketi, devrimci bir kurtuluş hareketi değildir. siyonizme karşı bir direniş hareketidir. bu mücadele, çeşitli arap ülkelerinin dönekliği yüzünden küvezden çıkamamış ve hala da filistin halkının israil'a her gün kurbanlar verdiği bir sürece dönüşmüştür. halihazır durumda daha iyiye değil kötüye gitmesi beklenebilir.
yıllar önce sanırım bir fransız kadın gazeteci yaser arafatla söyleşi yapmış ve bunu kaleme alırken arafat'ın eşcinsel olduğu yönünde imalarda bulunmuştu. lazım olur diye söylüyorum...
ülkemizde de kurtuluş hareketinin önderi olarak kabul edilen kişinin, sivas kongresinden gelirken yumurta ekmek parası ancak varken, otomobillerin lastikleri ve yakıtı için sivas emerikan kız kolejinden borç alınırken, bir yıl sonra kişisel çekleriyle finanse ederek tuzak komünist partisi kurdurmasını, birkaç yıl sonra 250 bin lira sermaye vererek türkiye iş bankasını kurmasını, çiftlikler almasını ve dışişlerinde çalışan bir memurun karısıyla gizlice buluştuğu iddialarını vs. vs. da gerçekten devrimci olmayan kişilerin zaafları olarak örnekleyebilir miyiz?.
kimsenin avukatlığına savunmadığım gibi yaser arafat için de bunu yapmadım.
afganistan da feodal üretim egemen güçlerinin egemen olduğu bir ülkedir... emerika soğuk savaş dönemindeki komploları çevresinde sovyetler birliğini afganistan tuzağına çekmiştir. talibanı işbaşına getiren emerika, daha sonra geliştirdiği küresel terörizm planı çerçevesinde, aynı yönetimi devirmek zorunda kalmıştır çünkü bu iktidar hizmetini görmüş, ömrünü tamamlamıştır (doğalgaz boru hattı anlaşması vs). şimdi afganistan, abd'nin atadığı memurlarca yönetiliyor. bunlar arasında türkler de var.
emperyalist güçlerin her girdiği ilişkide kesin belirleyici olmadığı ve olamayacağı şeklindeki cümlene katılıyorum. aksi halde bir kurtuluş umudunu da taşımamak gerekirdi... emperyalistlerin bir ulusu köleleştirmelerindeki en önemli faktör, işbirlikçilerdir. kurtuluş mücadeleleri, işbirlikçilerden arındırıldığı ölçüde başarıya bağımsızlığa yaklaşır. işbirlikçilerin önderliğindeki hareketlere de kurtuluş mücadelesi denmez...
ben, kürt hareketinin emperyalistler tarafından desteklendiği için varolduğunu söylemedim. büyüme küçülmeden de bahsetmedim. abd 1991 ve 2003 ırak saldırılarında, bağımlı bir kürt devletinin temellerini attı.. kurulur mu kurulur.. talabani-barzani de devletin başına oturur. ama bu şekilde kürtler bağımsız olamazlar...
ve son olarak fikret başkaya'nın karl marx'tan aktardığı bir söz:
"bir başkasını ezen ulus özgür olamaz" (paradigmanın iflası, sy 75)
08.12.2004 15:16:13 - "kapasite" kelimesini, bilgi anlamında kullanmıştım ve son derece kişiseldi.. kapasitelerimiz hakkında iddialarda bulunmak değil bizim işimiz.. söylemek istediğim, bu konuda yeterli bilgiye sahip olmadığıma inandığımdır.
panoda izlediğim bir sohbete sorular eklemek istedim ve bu ilk kez olmuyor.
uğur'un veya gepetto'nun mesajlarına direkt bir atıfta bulunmaktan da kaçındığımı düşünüyorum.
uğur, kapasiteyle ilgili cümlemi biraz gergin yorumlamış ve kişisel sorulara dönüştürmüş.
yaser arafat veya başka bir kişi/kurumu eleştirmenin, sorgulamanın bir ön kapasite gerektirdiği biçiminde bir iddia içermiyordu mesajım. kendimden yola çıkarak başkaların uyarmak da değildi...
uğur'un mesajının son bölümüyle ilgili bir eleştiri: kuzey ırak'ta emperyalistlerin desteklediği bir kürt oluşumunu, filistin'le değil, israil'le benzetmek daha doğru olabilir. farkında iseniz her kürt oluşumu değil, talabani-barzani ikilisi emperyalistlerce destek görmektedir. filistin hakkında yeterli bilgim yok ama, filistinlilerin de talabani-barzani ikilisinin yolundan gitmesini mi öneriyorsunuz?...
yaser arafat'ın banka hesabında milyon dolar olmasının ve genç bir fransız kadınla evlenmesinin bir yolsuzluk oldğunu mu söylüyorsunuz?..
örgütlenmenin ve mücadelenin büyük bölümünün hala yeraltı faaliyetleri ile sürdürüldüğünü düşünüyor ve bu sırada toplanan yardımların kimin hesabında bulunması gerektiğini merak ediyorum. çok karışık bir mesele..
filistinlilerin durumu daha iyi olsaydı, yaser arafat'ın banka hesabı veya evlendiği kişinin yaşı sorun olmayacak mıydı?..
08.12.2004 11:45:14 - eşeklerin sınıfsal bakış açısı yerine, kendilerini yönetici sınıfın bir üyesiymiş gibi sisteme dahil etmeleri ve konuşmaları yeni bir olgu değil. ve bu bana göre "medya tarzı" tartışma tuzağı..
ssk tartışmasında kabaca ilk aklıma gelen, "yahu bu ssk'lar özerk mi?.. bunlar hükümetler tarafından atanan bürokratlarca yönetilmiyorlar mı?.. bu genel müdürlük hükümetin bir bakanlığına bağlı değiller mi?.. ssk'ların devri gerçekleşince dış uzaydan farklı kişiler mi gelip çalışacak veya yönetecek?" soruları..
ssk'ların hizmet düzeyinin yükseltilmesi için harcanacak paralar hükümetlerce başka yerlerde kullanıldı mı?.. mesela tansu çiller 1990ların başında memur maaşlarını ödeyebilmek için eşeklerin primlerinden o zamanın parasıyla 5 trilyon t.l. almıştı (dolar=20 bin eski lira bile değil) acaba bu ve benzer gasplarla ssk'lardan ne götürüldü?...
ssk'ların arsalarından söz ediliyor bunları eşekler mi aldı.. sağlık ve sosyal yardım tesisleri kurulacaksa neden kurulamadı? kaynaklar nereye aktarıldı?
milli istihbarat teşkilatı'nda görev yapan birçok kişi emekliliklerine bir iki yıl kala neden ssk'ya atandı?.. kadrolarda verimli atamalardan söz ediliyorsa bundan kim sorumlu?
ssk kurumlarında çalışan sağlık personelinin sorunlarıyla ne derece ilgiliyiz?..
türkiye'de görece "sosyal" sağlık ve sosyal yardım sisteminin yerine konulmak istenen genel sağlık ismini taşımasına rağmen bireysel sigortanın sonuçları ne olacaktır?.. bunların dünyadaki örnekleri ve sonuçları biliniyor mu?
filistin meselesi ile ilgili birkaç söz de etmek istiyorum.
bütün dünyaya yayılmış kapitalist-ırkçı yahudilerin tarihi özlemi, emperyalistlerin desteği ile gerçek oldu ve israil devleti kuruldu. bu sırada arap ülkeleri de emperyalistlerin güdümündeki diktatörler tarafından yönetiliyorlardı ve tabii ki filistin davasına destek vermediler. destek vermeye kalkışan bir iki arap ülkesi de emperyalistlerin hedefi oldu.
yaser arafat'ın kimliğini ve kişiliğini sorgulayacak kapasitede görmüyorum kendimi.. başkalarının sözcükleriyle de konuşmak istemiyorum... ama soru sorabilirim.. filistinliler ne yapmalıydı?.. filistin davasını ve filistinlilerin mücadele biçimini eleştiren veya küçükseyenler, acaba ne tür mücadele biçimleri önerebilirler?(küçükseme yanlışlıkla yazılmamıştır.)
teknik haberlere gelince; eşek postası adı verilen mektup düğmemiz artık çalışır durumdadır. öneri, şikayet, düzeltme, makale veya içinizden gelen olumlu olumsuz iletilerinize açılmıştır.
bir süredir internet alanımıza yeni yazılar koyamadık. bunun temel sebebi, komikparti internet alanının, başta öngörülen kapasiteyi aşması ve sayfa yazılımının bunun gerisinde kalmasıdır. yakın bir gelecekte, daha yüksek kapasiteli bir yazılımla sizlere ulaşmayı umuyoruz. çalışmalarımız sürmektedir.
geçtiğimiz günlerde internet alanımızın sunucusuna oldukça büyük bir saldırı gerçekleşti. birkaç gün komikparti.org yayınlanamadı. bunlar gelip geçici şeylerdir. söyleyecek sözümüz oldukça, bunu duyuracak alanları mutlaka buluruz..
yaşasın büyük onursal liderimiz (saygıyla) ve onun öğretisi!
27.10.2004 21:40:36 - hoşgeldin omar. seni yılkı'ya da bırakamıştık ama..
tamburalıya selam söyle.
11.10.2004 23:13:13 - tongue_fu tekrar merhaba, "bu parti" şeklinde toynağınızla göstermiş olduğunuz komikparti girişimi, hiç bir partinin veya siyasal oluşumun uzantısı olmamakla beraber, aynı zamanda bunlardan hayır da beklemeyenlerin çatısı olmaya adaylığını koymuştur.
muhalif olarak adlandırdığınız tavır, komikparti içinde de varolmak koşuluyla doğrudur.
bir ayrıntıyı hatırlatmakta yarar görmekteyim.. komikparti asla demokratik bir parti olduğunu ileri sürmemektedir. parti içinde kesinlikle bir diktatörlük hüküm sürmektedir. bununla birlikte fikirlerinizi ve eleştirilerinizi özgürce (eşekçe) ifade olanağı her zaman mevcuttur.
komikpartinin oluşturmaya çalıştığı söylemi, parti içtüzüğü, parti programı ve parti yasaklarında bulabilirsiniz. güncel yazıları ve eşek dili ise yüreğimizin dilini yansıtmaktadır.
sanırım artık parti kullanma kılavuzu açıklamalarına gerek kalmamıştır. sizin de cicim aylarınız sona ermiştir. masanıza geçip çalışmaya başlayabilirsiniz. saygılarımla...
dunyagenelmuduru
www.komikparti.org ablası
25.09.2004 15:46:19 - tongue_fu rumuzlu üyemiz, tekrar üye olmak için bir prosedür istiyor gibi.. bu anlaşılmaz tutumu bırakmalıdır.
komikpartiye üye olmak için ayaklanma çıkartma hususuna gelince... kesinlikle ve katiyetle ayaklanmaların abd çıkarları ve politikaları doğrultusunda olması gerekir.
bu konuda ayrıntılı bilgileri www.adtdl.army.mil adresindeki "stability and support operations" başlıklı field manual'dan almalıdır.
hülasa: komikparti zaten ayağa kalkmaya çalışan "eşşek"lerden oluşmaktadır ve başarılı bir ayaklanmanın "eşek" olmaktan, kıçımızı kaldırmaya karar vermekten başladığını söylemektedir.
bendenizi parti başkanı sanmışsınız ki bu doğruları yansıtmamaktadır. parti girişimimizin büyük onursal lideri (bkz hayat hikayesinin bir bölümü sağdadır) bellidir. bizler onun aydınlattığı yolda ilerlemeye çalışan zavallı kandırılmış biçareleriz.
büyük onursal liderimiz (saygıyla) bana dünya genel müdürlüğü görevini lütfeylemişlerdir. her ne kadar bu göreve layık olmasam da, liderimizin karşısında boynumuz kıldan incedir.
laf aramızda, büyük onursal liderimizin dünya ceo'luğuna bush gibi bir dallamayı neden getirdiğine hala inanamıyorum ve gerçeği söylemek gerekirse içerliyorum.
bu arada belirtmeden geçemiyeceğim, sıkışık trafik içinde gerekli gereksiz korna çalanlara gıcık olmaktayım.
sevgiler, saygılar...
24.09.2004 00:23:45 - mertfaruk; hemen kendine bir sığınak kazmaya başla ve dua et. veya harunyahyanın arkasına saklan, o seni korusun. ozzy; biz eşeklere ciddiyeti yakıştırdığın için teessüflerimi kabul et lütfen.. tongue-fu; komikparti hakkında soldaki butonlarda bazı bilgiler var. bunları okuduğunuzda sorularınızın bir bölümüne yanıt bulacaksınız. "ne amaçla kuruldu?" sorusu hariç tabii.
hala anlayamayanlar için komikparti'nin zuhur amacını çok kısaca şöyle formüle edebiliriz: "devleti ve milletiyle bölünmez bir bütün olan cumhuriyeti, çağdaş ve laik düzeni, kamu düzenini, anayasayla teminat altına alınmış hakları yok etmek üzere, halkı ayaklanmaya tahrik ve teşvik etmek, bunun için güvensizlik ortamı yaratmak üzere iftiralar üretmek, toplum huzurunu bozmak."
iktidar yolunda yavaş adımlarla ilerleyen komikparti, girdiği ilk seçimlerden muzaffer olarak çıktığında -ki kesinlikle öyle olacaktır- dış borçları 500 milyar dolara çıkarmayı, tüm egemenlik haklarını abd ve ab'ne vermeyi, ameleleri tamamen ücretsiz çalıştırmayı -biz iktidara gelene kadar zaten alışmış olacaklar-, komşularımızın dışında kalan tüm insanlığı da düşman ilan etmeyi, siyasi partileri devletleştirmeyi, insanlığı körleştirmeyi, korkutup sindirmeyi vs. tasarlamaktadır.
partimizde el etek öpmek serbest olup herhangi bir cezai müeyyideye tabi değildir. karşılığı ise, iktidarımızda niteliğine bakılmaksızın yüksek mevkiler, ekmek arası ikbal, ipek ve cumhuriyet sucukları olacaktır.
ozzy'ye hak verdiğin için seni ayrıca kınıyorum.
sevgiler, saygılar...
17.07.2004 03:43:31 - sevgili ahır arkadaşım konuşma tarzınla ya da diğer söylediklerinle bir sorunum yok sadece içimden geçeni yazdım. bazan böyle esprili falan oluyorum.
her yazıyı okuyorum ve kendini ifade ettiği için bunları yazanlara hayır dualar okuyorum.
kimseye birşey öğretmek gibi bir iddiamız da yok zaten.. bildiklerimizi, öğrendiklerimizi veya öyle sandiklarımızı paylaşıyoruz.
benim dünya genel müdürlüğü makamından alıp en alt(!) tabakadaki bir göreve vermekten söz etmişsin.. olmaz, katiyen olmaz. hatta katttiyetle olmaz!..
tüm üyelerimize sesleniyorum.. bu adam cia ile işbirliği halinde beni koltuğumdan etmek istiyor. bunlara inanmayınız.. kanmayınız.. partinin ilk genel kurulunu amazon ormanlarında timsahların gölgesinde yapacağız..
saygılar sevgiler ortaya karışık samanlar..
13.07.2004 16:26:11 - omar, birgün devrim olacak ve sen böyle konuştuğun için otobüsü kaçıracaksın. bir bakacaksın ki taaa diğer durağa gitmiş.. seyirteceksin dörtnala bağıracaksın feryat,figan.. aaaiiiii aaaiiiii!.. dönüp almayacaklar seni... arka camdan nanik yapacaklar..
afiş asmayı yazı yazmayı devrim zannettiğinden (veya "mizden") söz etmişsin. afiş asmak ve yazı yazmak karşı devrimle yasaklandığına göre bunlar, elbette devrimdi.
uzun bir yolculuğa çıkanların küçük adımları gibi.
acaba bugün daha büyük devrimler mi yapıyoruz?
22.06.2004 22:09:40 - hos geldiniz omar, ali tarik rumuzlu yazarımız -fazla uzun surmemesini dilediğimiz- yıllık ruhi bunalımının bir kısmını kullanmakta olduğundan yazı yazmıyor.
büyük onursal liderimizin her derde deva osuruğunu koklatmamıza rağmen kendine gelemedi.
rivayetlere göre, bush'a, sözümona güvenlik salaklıklarının beyhude olduğunu ispatlamak için pandik atma hazırlıklarından son anda vazgeçirilmiştir.. hırsından, sürekli uğur mumcu okumaktadır...
partide bir darbe falan yapsak iyi gelir mi acaba? yok, en iyisi birkaç gün daha bekleyelim..
saygılarımla.
27.04.2004 18:22:20 - devlet yardımcımız olsun... amin...
22.04.2004 11:00:54 - sevgili uğur;
çok güzel bir noktaya deginmişsin eline sağlık.
protestocu gençlerin, protesto ettikleri kurumlardan alacakları iş tekliflerine ne cevap verecekleri konusuna yani..
her birey tabii ki üretim araçları karşısındaki durumuna göre düşünmeli.. sınıfsal konumuna göre düşünceleri biçimlenmeli...
bu gençler, o sıcak eylem sırasında tabii ki böyle bir teklif gelse reddedeceklerdir.. ama yaşamlarının ilerdeki bölümlerinde, sistemle kaynaşacaklardır büyük ölçüde.. bunun istisnaları olacaktır elbette ama, düşüncelerini, ideallerini "boynuz sahibi olma" ve benzeri amaçlara feda edeceklerdir.
bugün eleştirdiğimiz medya unsurlarının, iletişim ve reklam sektörünün tepelerindeki teorisyenlerin de öğrencilik dönemlerinde sol dalga içinde bulundukları bilinmektedir... söylediğine göre ertuğrul özkök bile..
öğrenciler, çeşitli sınıflardan gelip eğitim kurumlarına yerleşirler ancak, bu sürecin ardından sınıfsal kökenlerine dönerler... mülksüz sınıflardan gelen öğrenciler de yaşamlarını sürdürmek için, kimi zaman daha önce protesto ettikleri kurumlarda da çalışırlar..
örnek vermek gerekirse, 12 mart döneminin nurhak dağlarına çıkan bir devrimcisi, operasyonlardan sağ çıkanlardan birisi, stfa'da çalışıyordu..
burada bir ayırım yapmak gerekli.. emeğini satmak ile sermayenin uşağı olmak aynı şey değil tabii..
sonuçta, öğrenci gençlik çok aktif görünse de, temelli bir güç olarak görülemez.. sınıfsal mücadele bambaşka şeydir ve bunda bile güçler dengesi sarkaç hareketi yapabiliyor.
egemen sınıfların, kendisi için faydalı olanı herkes için faydalı göstermesine mülksüz çalıştırılanlar inanmıyor mu? sabancı grubunun veya bir başkasının dünya zenginler liginde üst sıralara çıkması bazı eşekleri de sevindirmiyor mu?
daha sonra değişme ihtimali de olsa, eğer haksızlığa, sömürüye, baskılara karşı çıkıyorsa öğrenci gençliğe saygı duymak lazım.. bu kesim, bir bayrak yarışında gibidir.. gidenler değişse de, gelenlerin arasından mutlaka eşek anırtılarına benzer yükselecektir.. bu seslerin, gerçek eşeklere ulaşması ve tüm eşeklerin hep birlikte anırmaya başlamaları sonucunda çiftliklerde tüm hayvanlar kardeşçe yaşayabileceklerdir..
mesajımı, "artı değer", "diyalektik", "ampriokritisizm", "faşizm", "burjuvazi ve proletarya" gibi sözcükler sarfetmeden yazabildiğim için mutlu ve bahtiyarım..
her sapın ucunda bir arpa başağı vardır.. ama saplar saman haline getirildiklerinde arpayı göremiyor eşekler.. hep samandı sanıyorlar..
öğrenci gençlerin nasıl olsa değişeceklerini varsayarak, şimdiden sermayeye yaltaklanmalarını mı önerelim yani??..
20.04.2004 10:44:50 - dersim katliamına katılmış bir komşumuz vardı subay.. sabiha gökçen'in bombaları ve her türlü ateş altında yerle bir edilen bir köyde arazi taraması yapıyorlarmış... komşumuz, çalıların arasında ağır yaralı, ölmek üzere olan bir genç görür 13-14 yaşlarında... vicdanı sızlar, su içirmek ister... genç, subayın yüzüne bakar, ve matarayı elinin tersiyle iter... tanıdığımda, komşumuz hala o olayın etkisindeydi ve ölene kadar da unutmadı... onurlu duruş, ezenler için bile travmatiktir... tarih, bugünleri de hafızaya alıyor kimse merak etmesin..
16.05.2003 - ekim rumuzlu üyemizin mesaji, tarafimizdan yanlislikla silinmistir. tekrar sunuyoruz:
arkadaşlar binderberg toplantalrı başlıyo... bu toplantılara bildiğiniz gibi dünyanın her yerinden gazeteci politikacı vb kalburüstü veya kalburüstü olmaya aday insanlar davet ediliyo. davet edenler kim? toplantıda konuşulanların açıklanması neden yasak? bir daha davet edilmeyenler neden giderek bulundukları yerden aşağılara giderken toplantıya tekrar katılmaya hak kazananlar neden yükselip duruyor?
katılımcılardan ülkelerine döndüklerinde neler yapmaları bekleniyor? daha alt kesimlerde globalleşme tartışmaları yapılırken dünyayının belli bir kısım sermayedarı çoktan globalleşti mi? bir komplo teorisi olarak da, bu toplantılar yıllardır yapılageldiği halde neden şimdi yazılıp çizilmeye başladı, bunu başka bir organizasyonu saklamak için önümüze yem olarak mı atıyolar?
16.05.2003 / ekim
16.05.2003 - ugur rumuzlu üyemizin dikkati ve hassasiyeti övgüye deger.
ayni zamanda büyük onursal liderimizin tarihe geçmis, efsanelesmis eylemlerinin arastirilmasi konusunda da ipuçlari içeriyor. ugur rumuzlu üyemizin vurguladigi gibi, büyük onursal liderimiz, alçakgönüllülügü sebebiyle bunlari bize ifade etmez.
liderimize iliskin eylemleri ve söylemleri hatta söylenceleri bulup çikarmak, her komikparti girisimcisinin görevi olmalidir. bu çabalar, karsiliksiz kalmayacaktir.
12.05.2003 - parti yüce mahkemesi, desposidos rumuzlu üyemize gereken cezayi vermis, ilgili haberin altindaki yorum kösesinde bildirmistir. ilgililerin bilgisine sunulur.
07.05.2003 - satilik kelepir tuslar:
ise yaramadigi için klavyemde bulunan (ş, ğ ve ı) harflerini satmak istiyorum.. pazarlik yapilir.
müracaat buraya
06.05.2003 - parti disinda anarsiye evet!
parti içi diktatörlüge evet! eline saglik rgünel. parti disinda yapmissin. herkes yapsin bence..
02.05.2003 - haberci rumuzlu üyemize mühim not:
yanimizda olman bizi birçok bakimdan mutlu eder. en azindan daha güvenli bir mevki..
ugrasma meselesine gelince.. 'atin teptigi kubura, esegin teptigi kabire' .. yok öyle diildi.. neydi ya o laf? hah buldum sanirim.. 'atin teptigini doktor, esegin teptigini imam paklar'.. yok ya bu da degildi.. neyse hatirlayamadim.. ama mesaj ulasmistir.. parti kincidir.. parti inatçidir.. parti sinsidir.. iki yüzlü ve yalancidir..parti yapacagini bilir.. ve biliyor.. bi tek sen bilmiyorsun.. ve dünya alemle birlikte ögreneceksin.. du bakalim sabah günesi sirtimizi bi isitsin da..
01.05.2003 - sandmanim kahramanim.. çalisanlarin bu mutlu gununde senin emeklerinin karsisinda saygiyla egiliriz. internet alanimiz sana gurban olsun gordobam.. (gordoba ne yaaa..:))
29.04.2003 - ali okuluyla ilgili yönetmelikler hazirlanmakta olup, bilahare duyurulacak ve kurdelesi törenle kesilecektir. açilisa milli bir egitim bakani bulunursa çagirilacaktir.
türkiye hür ve kabul edilmi? masonlar derne?i'nin genel merkezi ankara'da tuna caddesiyle adakale soka?yn kesi?ti?i yerdedir.
önemli amerikan karargahlaryndan tuslog'un binasy, mithatpa?a caddesinde, tuna caddesiyle kesi?ti?i noktadadyr.
özel harp dairesi, 1952 yylynda seferberlik tetkik kurulu adyyla ankara'da tuna caddesinde bulunan bahçe içindeki bir binada kurulmu?tur. ilk komutany dani? karabelen'dir.
kybrys'taki türk mukavemet te?kilaty (tmt) isimli yeralty örgütünün merkezi, 1958'de özel harp dairesi tarafyndan yine tuna caddesinde bulunan kybrys ö?renci yurdunda kurulmu?tur. yani bary? döneminde yurt içinde devletin askerleri, sivil sava? merkezleri kurmu?lardyr.
gördünüz mü gladio'yu?.. sermaye, amerikan güçleri ve yerel özel sava? örgütü.. bir reklam spotu gibi.. üçü bir arada!.. afiyet olsun!..
kybrys için kuruldu?u söylenen tmt'nin yapysy da, türkiye'deki özel harp konusunda ipuçlaryyla doludur.
tmt'nin asyl komutany, özel harp dairesi ba?kany dani? karabelen'dir. kod ady cankurt'tur.
kybrys'a gönderilen yerel tmt lideri albay vuru?kan'yn kod ady bozkurt,
mucahitlere genel olarak kurt denmektedir.
1960'ly yyllarda türkiye'de ele geçirdi?i ckmp'yi mhp ye dönü?türen "ba?bu?" alparslan türke?'in komandolarynyn genel olarak "bozkurtlar" olarak anylmasy bir tesadüf de?ildir sanyrym.
özel harp dairesi, mücahitlerin e?itimi için tarym bakanly?yndan edindi?i bir araziye özel e?itim kampy kurmu?, burada e?itti?i sivillere askeri kyyafet giydirmi?tir. bu kamplaryn faaliyeti günümüze kadar devam etmi?tir. kamplarda insanlara amerikan ordusundan tercüme "komando" ve "gizli harekat" e?itimi verilmi?tir.
kybrys'ta kurulan özel sava? örgütü tmt'nin lideri vuru?kan'a 12 maddelik özel talimatta "özel harp dairesi'nin onayy alynarak öldürme" yetkisi verilmi?tir.
bu talimatyn 6. maddesinde, "kybrys'ta tmt'ye veya türk toplumuna yönelik; hainlik, casusluk, bozgunculuk faaliyetlerinde bulunanlar liderin ba?kanly?ynda özel bir kurul tarafyndan cezalandyrylacaktyr. ancak, yslah edilmedikleri için ortadan kaldyrylmasy gerekenler olursa, bunun için özel harp dairesinden izin alynacaktyr." denilmektedir.
tmt için bozguncu kime denir? mesela "karde?im biz ?urda rumu türkü birlikte bary? içinde ya?yyoruz.. kimse kary?masyn" diyenler mi?.. yyllardyr birlikte ya?ady?y rumlarla ili?kilerini sürdürenler mi casus olarak nitelenmi?tir?.. yoksa, kybrys'yn ba?ymsyzly?yny isteyenler hain olarak my nitelenmi?tir?.. subjektif kriter nedir?.. tmt, özel harp dairesinin emriyle kaç ki?iyi bu gibi gerekçelerle öldürmü?tür?..
tmt liderine bu talimaty veren özel harp dairesi, türkiye'de "yslah edilmedikleri gerekçesiyle" kaç ki?inin ölüm emrini vermi?tir?
"ba?bu?" alparslan türke?'in davadan döneni vurun!.. ben dönersem beni de vurun!.. sözünün de sebepsiz olmady?y ve sadece içinde bulunduklary örgütün ana kuralyny açyklady?y böylece anla?ylmy? olmaktadyr sanyrym..
kybrys'ta tmt için uygulanan kurallar türkiye için geçerlidir... çünkü tmt, özel harp dairesi'nin yavrusudur.
özel harp dairesi, eski komutanlarynyn da soyledi?i gibi "so?uk sava?" ko?ullarynda ve dönemin ihtiyaçlaryna göre kurulmu?tur. dönemin ihtiyacy, i?gal altyndaki vatan topra?yny korumak de?il, ülke içinde amerikanyn ve yerli temsilcilerinin istemedi?i dü?ünceleri savunanlaryn yok edilmesidir.
özel harp dairesi, bundan dolayy genelkurmayyn inkar etti?i bilinen ve bilinmeyen birçok karanlyk, kanly olayyn teorik planlayycysy durumundadyr. tabii j3'ün kontrolü altynda.
genelkurmay ba?kanly?y, veya turkish general staff kendilerine her ne diyorlarsa alsynlar belgelerini çyksynlar bir televizyon programyna tarty?synlar. hatta ça?yrsynlar biz e?ekler de gelelim.. ülkemizin bir dönemini aydynly?a kavu?turalym. öyle bazy yazarlara yaptyklary gibi savcyly?a ?ikayet edip çekilmekle olmaz bu i?ler.. (adresleri telefonlary biliyorsunuz bir mesaj atyn ya da aldyrtyn i?te nasyl isterseniz)..
konunun etrafyndan dola?arak, psikolojik harp teknikleri kullanarak ve tehditlerle bu i? çözümlenemez.. syky?ynca devlet syrry diye de yan çizilmez.. gelirken, amerikayla yaptyklary gizli anla?malaryny ve gerekçelerini, sonuçlaryny da yanlaryna alsynlar..
mevcudiyetlerinin yegane temeli neymi?, herkes görsün..
yahu, co?tuk gene aldyk aty gittik.. bir de altyncy madde kapsamyna girmeyelim ?imdi!..
yok canym, herhalde içlerinde bir avuç "bizim o?lan" da vardyr..
bunu yazan, her an ekleme çykarma yapma yetkisine sahip bulunan bozguncu ?ahsiyet: e??o?lube?kulak