28.04.2004 22:31:58 - esselamun aleykum ve rahmetullah, ve esselamun aleykum abduhu end rasulu... pek muhterem müslüman eşek kardeşlerim... uzun bir zamandır sizlere duhul olamamıştım. cumhuriyet künyeli gazetenin ikinci sahifesinde yazılan bir yazı nedeniyle sizi rahatsız etmek mecburiyeti icabetti...adaşım dr. ömer nasuhi bildik'in yazdığı yazıyı aynen iktibas ediyorum...yazının başlığı: " eş hedü enne adam simith veliyullah! " islam alemi batı uygarlığı karşısında niçin geri kaldı, niçin yenik oldu? işte bu soruya her müslüman cevap aramış, bulduğu cevaplar da kar helvasından öteye gitmemiştir! kanımca bu mağlubiyetin teşhisi 'nasreddin hoca' misali yüzüğün kaybedildiği bodrum yerine dışarıda aranmış ve saikler değişmediğinden batış da sürmektedir. islam alemi bilinç altından bilinç aydınlığına geçememiştir ve halen daha bilinç altında yaşamaktadır. aslında bütün peygamberlerin komünist birer devrimci olduğunu haykırmak istiyorum öncelikle şunu vurgulamak gerek: kimse kendini kandırmasın; aslında islam iyidir, kutsal kitabımız mükemmeldir de müslümanlar içinde bozuk kimseler olabilir, özrüne sığınmasın. kim ne olduğunu iddia ediyorsa din de kutsal kitabı da odur! islam olduğunu iddia edenin yaşam tarzından başkaca bir islam olmaz; teoride bütün kitaplar mükemmeldir, mükemmelliyetleri de kurumsal(teorik) bazda kritik edilir, kıyas edilir. ben kitabı mensubiyet iddia edenin yaşantısından okurum, yoksa raftaki kitap, kütüphanenin öbür kitaplarıyla kritik edilir! defalarca gezip gördüğüm islam aleminde ben kapitalizmden başkaca bir din göremiyorum; eşşhedüenne adam simith veliyullah!, tesbitini doğrulamayacak bir seçenek(alternatif) göremiyorum! adalet ve kalkınma partisi mi farklı? behey kapitalistler, nereye gidiyorsunuz? diye sormak geliyor içimden! islam alemini yeniden imana davet etmemiz gerek; yalancı peygamberleri reddederek hazreti ibrahim'in, hazreti isa'nın, hazreti yakup'un ve hazreti muhammed mustafa'nın (aleyhisselam) allah'ına çağırmamız gerek. bugün böyle bir eba zerril-gıfari yok, böyle bir hazreti ali (radyallahü anhüm) yok ama umarım hazreti mehdi ile savaşmazlar! çünkü müslümanım iddiasındakiler bindiler bir alamete gidiyorlar kıyamete!.. bilinçaltı yaşam tarzının sosyolojik karşılığı bedeviliğin bilinç aydınlığındaki yaşam tarzı olan karşılığı medeniyet ile girişeceği bir savaşta kazanma şansı yoktur! hazreti muhammed(as) kendisine iletilen bilgi ile yesrib'e hicret ettikten sonra orayı aydınlatıp medeniyetin beşiği anlamına gelen medine yaptı ve içinde kabe bulunmasına karşın bedeviliğin, yani cahiliyye karanlığının hüküm sürdüğü mekke'deki kapitalist şirket (ortaklığa) hücum etti ve orayı fethetti! islamlık bilinç aydınlığından bilinçaltı karanlığına gömüldükçe batı uygarlığı görece olarak galebe çaldı. hakikatte bir kararma olduğu halde batı uygarlığı geceye dönen müslüman yaşam tarzına kıyasla hala daha fersah fersah ileri bir doğruluk, aydınlık içinde. ancak mesih isa'nın(as) rüzulüyle karardığı müşahede edilebilecektir, peki ya müslümanların karı züğürt tesellisinden başkaca nedir? mekke kokuşmuş bir kapitalizmin zifti içinde boğulmaktadır bugün! insan haklarına saygı yoktur, çevre kirliliği ve egzoz dumanlarına boğulmuştur, esnafı çoklukla, sahtekardır, ahlak bitiktir denebilir. beytullahı birlikte tavaf ettiğimiz profesör mehmey aydın'dan soruyorum, sözlerim yalan mıdır sayın bakan? ***** işte, yazı böyle... siz ne dersiniz sevgili kardeşlerim?... doğru olabilir mi?... anırtılarınızı bekliyorum...*****
18.03.2004 22:28:20 - esselamun aleykum... büyük üstad, prof.dr.süleyman ateş beyefendinin 20.03.2004 perşembe günlü vatan gazetesinde yazdığı yazının son bölümünü bana da bu meselede sual gönderen müminlere cevab olarak yazıyorum...***kur'an'a göre adetli kadın neyi yapamaz?***"yalnızca orayı yıkardı": hz. ayşe diyor ki: " ben ve peygamber ikimiz de cünüpken aynı kaptan (su alıp) yıkanırdık. ben adet halindeyken göbeğimle diz kapağım arasını kapatmamı emreder ve o şekilde benimle münasebette bulunurdu. i'tikafa girdiği zaman (mescidinden) başını uzatırdı, adetli olduğum halde onun başını yıkardım" (buhari, hayd,5).
" ben adetliyken su içtiğim kabı peygamber (s.a.v.)'e uzatırdım, o da alır, benim ağzımı vurduğum yere ağzını koyup su içerdi. adetliyken yediğim tikeyi, peygamber(s.a.v.)'e verirdim, o da alır, benim ağzımı vurduğum yerden yerdi" (müslim, hayd, bab3, hadis: 14).
" ben adetliyken allah'ın resulü ile beraber aynı kaftan içinde yatardık. eğer benden, kendisine bir şey bulaşmış olursa yalnız o bulaşan yerini yıkardı. şayet elbisesine bir şey bulaşırsa yalnız orayı yıkar ve o elbise içinde namaz kılardı" (ebu davud,nikah 46, taharet, 106; nesa'i , taharet 178, hayd 11; darimi, vudu' , 105; et-tefsiru'l-hadis, 7/338-340; el-cevahi,r fi tefsiri'l-kur'an, 1/200-201).
***********************************
selametle kalın pek muhterem merkeb kullar...
16.11.2003 13:43:52 - esselamun aleykum... oruç mes'eleleri**124** insanın derisinden içeriye sızan şeyler orucu bozmaz. bunun için vücuda sürülen bir yağ veya yıkanılıp içeriye soğukluğu geçen bir su, orucu bozmaz. yine, göze dökülen bir ilaç orucu bozmaz, boğazda duyulsa bile...göze sürülen bir sürme de böyledir, izi ve rengi tükürükte görülse de... çünkü bunların öyle içeriye geçmesi derideki emişlerledir.
11.11.2003 22:57:39 - esselamun aleykum... oruç mes'eleleri**123** su veya yağ ile ıslanmış bir parmağın ön veya arka tarafa sokulması, oruç hatırlanması halinde olursa orucu bozar. unutma halinde ise, bozmaz. kuru bir parmağın sokulması, her iki halde de bozmaz.
11.11.2003 22:55:02 - esselamun aleykum... oruç mes'eleleri**122** erkeğin tenasül aletine damlatılan su veya yağ, mesaneye kadar gitse bile, imamı azam ile imam muhammed'e göre orucu bozmaz. fakat mesaneye kadar gitmeyip de tenasül organı içinde kalırsa, ittifakla orucu bozmaz.
11.11.2003 22:50:29 - esselamun aleykum... oruç mes'eleleri**121**ihtikan(şırınga yapmak), buruna ilaç akıtmak, kulağa yağ damlatmak orucu bozar ve kazayı gerektirir. fakat kulağa giren su, orucu bozmadığı gibi, kulağa dökülen su da, tercih edilen görüşe göre orucu bozmaz. bunun gibi, üzerinde kulak kiri bulunan bir karıştırıcının kulağa birkaç defa sokulup çıkarılması ile de oruç bozulmaz. (imam şafi'ye göre bozar.)
10.11.2003 22:05:37 - esselamun aleykum... oruç mes'eleleri**120** oruçlu olan kimse, büyük abdest temizliği yaparken, içeriye su geçmemesi için nefes alıp vermemelidir. bu temizlik üzerinde aşırı gidilir de, su hukne yerine kadar ulaşırsa, orucu bozar. hukne (lavman için kullanılan ) bir ilaçtır. bunu kullanmaya "ihtikan" denir. hukne için kullanılan özel alete de "mıhkane=şırınga" denir. bu şırınganın ucu, aşağıdan (makaddan) nereye kadar yetişirse, oraya varacak kadar yapılacak bir istinca orucu bozar. böyle bir istinca da pek az yapılabilir. zaten bunun yapılması sağlığa zararlıdır.
09.11.2003 23:58:44 - esselamun aleykum... oruç mes'eleleri**119**
bir erkek zevcesini veya bir kadın kocasını öpüp de erkekden meni, kadından bir yaşlık belirse, bunların orucu bozulmuş olur, bundan dolayı da kaza gerekir. kadın bu öpme sonunda bir yaşlık değil de, bir lezzet duyacak olsa, imam ebu yusuf'a göre orucu bozulur. imam muhammed'e göre bozulmaz. okşamak, el tutuşmak, boyuna sarılmak da, öpme gibidir.
07.11.2003 21:00:14 - esselamu aleykum... oruç mes'eleleri:** 118** zevcesinin sıcaklığını duymayacak şekilde elbisesi üstünden tutmaklainzal olsa orucu bozulmaz, sıcaklığını duymuşsa bozulur. yine, bir kadın kocasını, inzal oluncaya kadar tutsa, kocasının orucu bozulmaz. fakat bu tutması, kocasının teklifi üzerine ise, bu durumda orucunun bozulup bozulmamasında ihtilaf fardır.
07.11.2003 20:55:06 - esselamun aleykum... oruç mes'eleleri**117**
iki yoldan başka herhangi bir uzva yapılacak temas sonunda inzal olmazsa, oruç bozulmaz. fakat inzal olunca oruç bozulur ve yalnız kaza gerekir. el ile meni getirmek veya hayvan ve ölüye temasla olan inzal da böyledir.
05.11.2003 18:16:11 - esselamun aleykum... oruç mes'eleleri:**116** yalnız yapışmak, öpmek ve oynamakla oruç bozulmayacağı gibi, yalnız bakmak ve düşünmek sonucu olarak inzal olmakla da bozulmaz. bunun için bir kimsenin zevcesini öpüp okşaması ile onun orucu bozulmaz.
yine, zevcesinin veya başkasının yüzüne veya herhangi bir uzvuna tekrar suretinde olsa dahi, bakması ile ve bakışından veya bunları düşünüşünden dolayı şehvetle akıntı olması ile de orucu bozulmaz.
05.11.2003 18:05:03 - esselamun aleykum... oruç mes'eleleri:**115** bir kusuntu, sahibi tarafından kasden getirilince bakılır: eğer ağız dolusu ise, ittifakla orucu bozar. çünkü bu hal, hem taharete, hem de imsake engeldir. bu halde, içeriye az çok bir şey dönüp gider. bunun için orucun kazası gerekir. fakat ağız dolusundan az olup da kendi başına geri dönerse, imam muhammed'e göre, orucu bozar. çünkü bu imsake engeldir. imam ebu yusuf'a göre bozmaz; çünkü az olduğundan taharete engel değildir.
bu kusuntu, içeriye çevrildiği takdirde, hem imam muhammed, hem de imam ebu yusuf'dan bir rivayete göre, orucu bozar. imam ebu yusuf'dan diğer bir rivayete göre ise, bozmaz.
31.10.2003 20:20:25 - esselamun aleykum ve rahmetullah ve esselamun aleykum abduhu end resulu... gelelim ankara alttançizgi essegi ve bozesek rumuzlu uzun kulaklı din kardeşlerimin sullerinin cevabına: emerikan elçiliğinin önünden geçerken küfür edilip edilmeyeceğini sormuşsunuz. efendim, bunlar siyasi konulardır...şimdi, sizi muteber görsem, emerikada ikamet eden pek muhterem bir hocaefendimi üzerim. sizi muteber görmesem, balgat dolaylarında ikamet eden pek muhterem bir hocamı üzerim... amma, kısaca sualinizi cevablayayım... islamda büyüklerine hürmet etmek en başta gelen görevdir. emerika da bizim bir kaç gömlek büyüğümüz olduğuna göre; ona da hürmet etmek en başta gelen görevlerimizdendir... fakat, her çocuk küçükken büyüklerine kerşı fena hisler besleyebilir. amma, büyüyünce kendilerinden özür dileyip kendisini affettirebilir... buna en güzel misal: hürriyet gazetesinin baş muharriri alisi sayın: ertuğrul özkök beyefendidir. sonuç: sizin de dönme vaktiniz gelene kadar büyüklerinize ayıp ve fena kelimeler kullanma hakkınız vardır ve de dinen vaciptir. allahın inayeti üstünüze olsun aziz ve muhterem uzunkulaklı kardeşlerim...
31.10.2003 20:11:06 - esselamun aleykum ve rahmetullah ve esselamun aleykum abduhu end resulu benim sevgili uzun kulaklı din kardeşleri...
evvela ali alttan çizgi tarik beyefendinin sualini cevablayayım. malum-u aliniz kendilerin siteye çok emeği geçmiştir ve de kendileri büyüğümüz olurlar. islam aleminde en önde gelen görev; devlet ve hükümet büyüklerine saygıdır...efendim, komik parti internet alanını ziyaret vede yazılanları tavaf etmek elbette orucu bozar bozar amma; her tavaftan sonra, üç elham yetmişiki amber duası okuyup, otuz defa ünlü bir hocanın adını zikredip onu rahmetle anar ve de "eyvah ben oruç idim" deyip tevbe ederseniz, bir şeycikler olmaz...
30.10.2003 05:59:29 - esselmun aleykum...oruç mes'eleleri: **114**
bir kusuntu, kendiliğinden gelince bakılır;eğer ağız dolusu olmayıp ,çeriye dönerse, ittifakla orucu bozmaz. fakat içeriye döndürülürse, imam muhammed'e göre orucu bozar. çünkü imsak kaybolmuştur. imam ebu yusuf'a göre; bozmaz çünkü bu az olduğu için abdesti bozmadığı gibi, orucu da bozmaz. fakat bu kusuntu ağız dolusu olup kendi başına içeriye dönecek olsa, imam ebu yusuf'a göre orucu bozar. çünkü bu, taharete engeldir. imam muhammed'e göre bozmaz; çünkü imsak kasden terkedilmiş değildir. ancak böyle bir kusuntu kısmen veya tamamen sahibi tarafından geriye çevrilirse, ittifakla orucu bozar...... not: müm'in kardeşimiz pire'ye; oruç mes'eleleri ve de benim diğer bütün yazılarımı okumak istersen,sol cenahta bulunan 'en çok yorum eyleyenler' bölümündeki, yüce allah'ın(cc) naçiz kulu "nasuhi" ismine bir kerre 'tık'layıp, emelinize ulaşmanız mümkündür. esselamın aleykum ve rahmetullah, ve esselamun aleykum abduhu end resulu benim sevgili mü'min kardeşim...
26.10.2003 14:06:56 - esselamun aleykum... oruç mes'eleleri**113** dişlerin arasında kalan susam veya buğday danesi gibi pek az bir şeyi yutmak orucu bozmaz. fakat böyle bir şey dışarıdan alınıp yutulsa, orucu bozar. bu halde, tercih edilen görüşe göre, keffaret de gerekir. ancak böyle pek az birşey ağıza alınıp çiğnense oruca zarar vermez. çünkü bu ağız içinde dağılır bir zerre haline gelir. ancak bunun tadı boğaza giderse oruç bozulur.
nohut büyüklüğünden az olup dişler arasında kalan bir şey, ağızdan çıkarılıp sonra yenirse orucu bozar. ancak sahih olan görüşe göre keffaret gerekmez. çünkü böyle bir şeyi yemek, olağan dışı bir iştir.
26.10.2003 14:04:18 - esselamun aleykum... oruç mes'eleleri**112** dişlerin arasında kalmış olan bir yemek kırıntısı yutulsa, bakılır: eğer az bir şey ise, orucu bozmaz; fakat çok olursa bozar. nohut danesinden küçük olan şey azdır; nohut danesi kadar olan şey de çoktur. bu bir ölçüdür.
26.10.2003 13:17:53 - esselamun aleykum... oruç mes'eleleri**111** renk veren bir iplik parçasını defalarca ağıza alıp çıkarmak orucu bozmaz. fakat oruçlu olduğunu hatırlayan kimse, ağzına aldığı herhangi bir renkteki ipliğin tükrüğünü yutacak olsa, orucu bozulur.
26.10.2003 02:41:39 - esselamun aleykum... oruç mes'eleleri**110** yenilmesi kastedilmeyen ve kendisinden kaçınılması mümkün olmayan bir şeyin içeriye gitmesi orucu bozmaz. onun için, ilaç olarak ağrıyan dişe konulan karanfilin tadı tükrükle boğaza kaçarsa, havada dağılan bir duman ve toz-topraktan, öğütülen veya tokmakla döğülen şeylerden kalkan toz, orucu bozmaz. uçan bir sineğin boğaza kaçması da böyledir. fakat dişe ilaç olarak konulan bir nesnenin mesela karanfilin yutulması orucu bozar. yine, oruçlu bulunduğunu hatırladığı halde, kokladığı bir "buhurun=kokunun" dumanı içine gitse veya bir sineği tutup yutsa, orucu bozulur. böyle bozulan bir oruca kaza etmek gerekir...
19.10.2003 00:49:13 - esselamun aleykum... oruç mes'eleleri:**108** kişinin konuşmakdan veya başka bir sebebden dolayı tükürükle ıslanmış dudaklarını emmesi, orucunu bozmaz. çünkü bunda bir zaruret vardır...
19.10.2003 00:44:55 - esselamun aleykum... oruç mes'eleleri:**107** ağızdan dışarı çeneye doğru iplik halinde sarkan ve ağızdan kopup ayrılmayan ağız salyasını içeriye çekip yutmak da orucu bozmaz. çünkü bu halde henüz ağızdan çıkmamış sayılır. bunun gibi, herhangi bir sebeble ağızdan çıkıp yine ağıza girerek boğaza giden bir su ile de oruç bozulmaz...
16.10.2003 18:13:23 - esselamun aleykum, pek muhterem ali-el tarik beyefendi... duhulünüze pek sevindim. ..
12.10.2003 23:55:24 - esselamun aleykum... şehidler ve onlara ait hükümler**628(devamı-7)** 2) kalbinde nifakbulunduğu halde görünüşte müslüman sanılan ve savaşta müslümanların safında bulunurken düşman tarafından öldürülen bir şahıstır. bu da bir "hükmi şehid" dir. buna da dünya ahkamı itibariyle şehid denir. bunun da görünüş hali esas alınarak yıkanmaz, üzerine namaz kılınıp elbisesi ile gömülür. ( şafii lere göre ganimet için veya gösteriş için savaşan veya ganimet mallarından çalan bir müslüman da, savaş esnasında öldürülürse, yalnız dünya şehidi sayılır. aynı zamanda allah'ın tevhid kelimesini yüceltmek için savaşsa da hüküm aynıdır. bunun hakkında da görünüş haline bakılarak şehid işlemi yapılır.)...[devam edecek inşallah...]
12.10.2003 23:50:30 - esselamun aleykum...şehidler ve onlara ait hükümler**628[devamı-6)** bu, imamı azam'a göredir. iki imama göre, bu şekilde öldürülmüş olan bir müslüman, henüz mükellef ve tahir bulunmamış olsa da, yine ona aynı işlem yapılır. savaş halinde öldürülen büluğ çağına ermemiş müslüman bir çocuk veya cünüp bulunmuş olan bir islam askeri gibi... ( üç imama göre, böyle bir hükmi şehid yıkanmayacağı gibi, üzerine nemez da kılınmaz. uygun görülen elbisesi mile gömülmesi gerekir.)
10.10.2003 21:57:51 - esselamun aleykum... şehidler ve onlara ait hükümler**628(devamı-5)** bu gibi şehidler birer kamil şehiddir. hem dünya, hem de ahiret bakımından şehiddirler. bunlardan her birine"hükmi şehid" denir. bu gibi şehidlerin hükmü, yıkanmaksızın, yalnız namazları kılınıp elbiseleri ile gömülmektir. bu muhterem şehidlerin allah katında dereceleri pek yüksektir. hak yolunda şehid olanlar, sonsuz bir hayata sahibdirler. bunlar sonsuz bir alemde daima rızıklandırılacaklardır. bunların bu özellikle ve seçkinliklerinden dolayıdır ki, ayrıca yıkanmaları gerekmemekte ve kanlı elbiseleri kendileri için bir seçkinlik nişanı bulunmaktadır. o kan bir ibadet eseridir, giderilemez. ancak kendilerine dışarıdan bir pislik değmişse, o giderilir. bir de kefen olmaya elverişli bulunmayan kürk, palto, ayakkabı ve kalpak gibi kaba şeyler üzerinden alınır. zırhı ve silahları da çıkarılır. geri kalan elbiseler sünnet miktarından fazla ise, azaltılır. elbiseleri noksan ise sünnet miktarına çıkarılır...(devam edecek inşaallah.)
09.10.2003 23:27:26 - esselamun aleykum... şehidler ve onlara ait hükümler**628(devamı-4)** 2) savaş meydanında gözünden kan gelmiş olmak gibi, üzerinde öldürülme alameti olduğu halde ölü bulunan bir müslüman da böyle bir şehiddir... yine, malını, canını, ırzını ve diğer müslümanları veya müslümanların koruması altında bulunan gayrımüslimleri korurken[abd askerleri gibi...(aktarıcı)] kılıç ve kama gibi parçalayıcı bir silahla haksız yere derhal öldürülmüş bulunan mükellef ve tahir bir müslüman da böyledir... (devam edecek inşallah.)
09.10.2003 23:21:28 - esselamun aleykum... şehidler ve onlara ait hükümler**628(devamı-3)** 1) mükellef ve taharet üzere bulunduğu halde, kendisine haksız yere yapıldığı bilinen bir tecavüzle öldürülmüş olan ve bundan dolayı da varislerine diyet olarak bir mal verilmesi gerekmeyen herhangi bir müslümandır. gayrı müslimlerle veya yol kesicilerle yapılan çatışma sonunda öldürülüp cünüb bir halde bulunmamış olan akıl sahibi ve büluğ çağına ermiş bir müslüman, böyle bir şehiddir.
09.10.2003 00:28:35 - esselamun aleykum...şehidler ve onlara ait hükümler**628(devamı-2)** 1) hem dünya, hem de ahiret bakımından şehid olanlar. bunlar birer hükmi şehiddirler. 2) yalnız dünya bakımından şehid olanlar. bunlar da birer hükmi şehiddirler. 3) yalnız ahiret bakımından şehid olanlar. bunlar da birer hakiki ve uhrevi şehiddirler. böylece şehidler üç kısımdır....... (devam edecek inşaallah)
09.10.2003 00:23:07 - esselamun aleykum...şehidler ve onlara ait hükümler**628** şehidlik büyük bir derecedir. allah yolunda canını veren bir müslümana "şehid" denir, çoğulu şüheda' dır.
böyle bir adama şehid denilmesi, ya cennete gireceğine şahidlik yapıldığı veya ölümü anında birtakım rahmet meleklerinin hazır bulunduğu veya kendisi yüce allah'ın manevi huzurunda hazır olarak rızıklanacağı içindir. şehid kelimesi, şahid sözüne denk olup hazır manasını taşır. şehidler üç kısma ayrılırlar:........(devam edecek-1)
.
08.10.2003 23:30:33 - esselamun aleykum ve rahmetullah... ve esselamun aleykum aptuhu end resulu....pek muhterem bozesek kardeşimizin şehidlik mes'elesindeki sualine cevab vermeden önce, sizlere başka bir konuda bilgi vereceğim...
**14)katil namazı:** her nasılsa kısasla öldürülecek olan bir müslüman bu cezanın uygulanmasından önce iki rekat nafile namaz kılarak tevbe ve istiğfar etmelidir, hayırlı dualar yapmalıdır. bu namaz onun allah tarafından bağışlanmasına vesile olabileceği cihetle güzel görülmüştür.
08.10.2003 09:04:22 - esselamun aleykum... oruç mes'eleleri:**106** dişlerin arasından çıkan kan boğaza gidecek olsa, bakılır: eğer az olur da içeriye geçmezse, orucu bozmaz. çünkü adet gereği bundan korunmak mümkün değildir. çok olmakla beraber çoğunluğu tükürük teşkil ediyorsa, hüküm yine böyledir. fakat çoğunluğu kan olur ve tadı duyulur bir halde veya kanla tükürük eşit bulunursa, yutulunca oruç bozulur. çıkarılan diş için de bu haller geçerlidir.
08.10.2003 09:02:16 - esselamun aleykum... oruçmes'eleleri:**105** ağza su verip çalkaladıktan sonra ağızda kalan yaşlığın tükrükle beraber yutulması orucu bozmaz.yine insanın baş kısmından burnuna inen akıntıyı kasden içeri çekip yutması da orucu bızmaz.
08.10.2003 08:58:20 - esselamun aleykum... oruç mes'eleleri:**104** hata yolu ile yeyip içmek de orucu bozar. bunun için, oruçlu olduğunu bildiği halde bir kimse, kasıd olmaksızın hata ile bir şey yeyip içse, abdest alırken boğazından aşağıya su kaçsa veya ağzına yağmur ve kar daneleri düşüp midesine doğru gitse orucu bozulur ve üzerine kaza gerekir. fakat oruçlu olduğu hatırında yoksa, bunlardan dolayı orucu bozulmaz.
08.10.2003 08:55:37 - esselamun aleykum... oruç mes'eleleri:**103** oruçlu olduğu halde yemek yiyen kimseye:"sen oruçlusun"denildiği halde, hiç aldırış etmeyerek yemesine devam etse,sahih olan görüşe göre,orucu bozulur ve ona kaza gerekir.
08.10.2003 00:35:40 - esselamun aleykum...oruç mes'eleleri:**102** uyku halinde bir şey yeyip içmek orucu bozar.bu yanılma işi gibi sayılmaz.
06.10.2003 22:47:18 - esselamunaleykum...oruç meseleleri**101** yanılarak yemek yiyen bir oruçluyaraslanınca, bakılır: eğer oruç tutmaya güçlü görünüyorsa, ona oruçlu olduğunu hatırlatmamak, tercih edilen görüşe göre, harama yakın mekruhtur. fakat çok yaşlı ve zayıf kimse olunca, diğer ibadetleri sağlam yapabilmesi için, ona hatırlatılmaz. uykuya dalmış bir kimseyi, vakti geçmeden namaz kılmak için uyandırmak da bir görevdir. uyuyan özürlü sayılır; fakat uyandırmayan özürlü sayılmayacağı için günah işlemiş olur.
04.10.2003 21:03:20 - esselamun aleykum... oruç meseleleri:**100** unutarak bir şey yemek ve içmek veya cinsel ilişkide bulunmak orucu bozmaz. bu hususta farz, vacib ve nafile oruçlar arasında bir fark yoktur. çünkü unutma ve yanılma ile yapılan işler bağışlanmıştır. (malikilere göre, bunların her biri ile farz olan oruç bozulur, kazası gerekir. çünkü orucun rüknü olan imsak kaybolmuştur.)
04.10.2003 20:51:21 - esselamunaleykum ve rahmetullah ve esselamun aleykum aptuhu end resulu... esselamun aleykum aziz ve de muhterem essek kardeşlerim... biliyorsunuz, bu ayın sonunda aziz ve de mubarek ramazan ayına; dolayısıyla da oruç olayına duhul ediyoruz... işte bu vesileyle sizleri oruç konusunda bilgilendirmeyi kendime farz eyledim... bu konuda değerli üstat: ömer nasuhi bilmen'in "büyük islam ilmihali" adlı kitabından faideleneceğim... sizlere bundan sonra "orucu bozan ve bozmayan şeyler"le ilgili bilgi vereceğim...
türkiye hür ve kabul edilmi? masonlar derne?i'nin genel merkezi ankara'da tuna caddesiyle adakale soka?yn kesi?ti?i yerdedir.
önemli amerikan karargahlaryndan tuslog'un binasy, mithatpa?a caddesinde, tuna caddesiyle kesi?ti?i noktadadyr.
özel harp dairesi, 1952 yylynda seferberlik tetkik kurulu adyyla ankara'da tuna caddesinde bulunan bahçe içindeki bir binada kurulmu?tur. ilk komutany dani? karabelen'dir.
kybrys'taki türk mukavemet te?kilaty (tmt) isimli yeralty örgütünün merkezi, 1958'de özel harp dairesi tarafyndan yine tuna caddesinde bulunan kybrys ö?renci yurdunda kurulmu?tur. yani bary? döneminde yurt içinde devletin askerleri, sivil sava? merkezleri kurmu?lardyr.
gördünüz mü gladio'yu?.. sermaye, amerikan güçleri ve yerel özel sava? örgütü.. bir reklam spotu gibi.. üçü bir arada!.. afiyet olsun!..
kybrys için kuruldu?u söylenen tmt'nin yapysy da, türkiye'deki özel harp konusunda ipuçlaryyla doludur.
tmt'nin asyl komutany, özel harp dairesi ba?kany dani? karabelen'dir. kod ady cankurt'tur.
kybrys'a gönderilen yerel tmt lideri albay vuru?kan'yn kod ady bozkurt,
mucahitlere genel olarak kurt denmektedir.
1960'ly yyllarda türkiye'de ele geçirdi?i ckmp'yi mhp ye dönü?türen "ba?bu?" alparslan türke?'in komandolarynyn genel olarak "bozkurtlar" olarak anylmasy bir tesadüf de?ildir sanyrym.
özel harp dairesi, mücahitlerin e?itimi için tarym bakanly?yndan edindi?i bir araziye özel e?itim kampy kurmu?, burada e?itti?i sivillere askeri kyyafet giydirmi?tir. bu kamplaryn faaliyeti günümüze kadar devam etmi?tir. kamplarda insanlara amerikan ordusundan tercüme "komando" ve "gizli harekat" e?itimi verilmi?tir.
kybrys'ta kurulan özel sava? örgütü tmt'nin lideri vuru?kan'a 12 maddelik özel talimatta "özel harp dairesi'nin onayy alynarak öldürme" yetkisi verilmi?tir.
bu talimatyn 6. maddesinde, "kybrys'ta tmt'ye veya türk toplumuna yönelik; hainlik, casusluk, bozgunculuk faaliyetlerinde bulunanlar liderin ba?kanly?ynda özel bir kurul tarafyndan cezalandyrylacaktyr. ancak, yslah edilmedikleri için ortadan kaldyrylmasy gerekenler olursa, bunun için özel harp dairesinden izin alynacaktyr." denilmektedir.
tmt için bozguncu kime denir? mesela "karde?im biz ?urda rumu türkü birlikte bary? içinde ya?yyoruz.. kimse kary?masyn" diyenler mi?.. yyllardyr birlikte ya?ady?y rumlarla ili?kilerini sürdürenler mi casus olarak nitelenmi?tir?.. yoksa, kybrys'yn ba?ymsyzly?yny isteyenler hain olarak my nitelenmi?tir?.. subjektif kriter nedir?.. tmt, özel harp dairesinin emriyle kaç ki?iyi bu gibi gerekçelerle öldürmü?tür?..
tmt liderine bu talimaty veren özel harp dairesi, türkiye'de "yslah edilmedikleri gerekçesiyle" kaç ki?inin ölüm emrini vermi?tir?
"ba?bu?" alparslan türke?'in davadan döneni vurun!.. ben dönersem beni de vurun!.. sözünün de sebepsiz olmady?y ve sadece içinde bulunduklary örgütün ana kuralyny açyklady?y böylece anla?ylmy? olmaktadyr sanyrym..
kybrys'ta tmt için uygulanan kurallar türkiye için geçerlidir... çünkü tmt, özel harp dairesi'nin yavrusudur.
özel harp dairesi, eski komutanlarynyn da soyledi?i gibi "so?uk sava?" ko?ullarynda ve dönemin ihtiyaçlaryna göre kurulmu?tur. dönemin ihtiyacy, i?gal altyndaki vatan topra?yny korumak de?il, ülke içinde amerikanyn ve yerli temsilcilerinin istemedi?i dü?ünceleri savunanlaryn yok edilmesidir.
özel harp dairesi, bundan dolayy genelkurmayyn inkar etti?i bilinen ve bilinmeyen birçok karanlyk, kanly olayyn teorik planlayycysy durumundadyr. tabii j3'ün kontrolü altynda.
genelkurmay ba?kanly?y, veya turkish general staff kendilerine her ne diyorlarsa alsynlar belgelerini çyksynlar bir televizyon programyna tarty?synlar. hatta ça?yrsynlar biz e?ekler de gelelim.. ülkemizin bir dönemini aydynly?a kavu?turalym. öyle bazy yazarlara yaptyklary gibi savcyly?a ?ikayet edip çekilmekle olmaz bu i?ler.. (adresleri telefonlary biliyorsunuz bir mesaj atyn ya da aldyrtyn i?te nasyl isterseniz)..
konunun etrafyndan dola?arak, psikolojik harp teknikleri kullanarak ve tehditlerle bu i? çözümlenemez.. syky?ynca devlet syrry diye de yan çizilmez.. gelirken, amerikayla yaptyklary gizli anla?malaryny ve gerekçelerini, sonuçlaryny da yanlaryna alsynlar..
mevcudiyetlerinin yegane temeli neymi?, herkes görsün..
yahu, co?tuk gene aldyk aty gittik.. bir de altyncy madde kapsamyna girmeyelim ?imdi!..
yok canym, herhalde içlerinde bir avuç "bizim o?lan" da vardyr..
bunu yazan, her an ekleme çykarma yapma yetkisine sahip bulunan bozguncu ?ahsiyet: e??o?lube?kulak